imar durumu özel kullanım arsa alınır mi
İlanListesi | Arsa . Giriş Yap Hesap Oluştur. Çağrı Merkezi / (0332) 321 4 300. ≡ MENU. "Arsa + İmar Durumu: Tarla" Malesef uygun bir sonuç bulamadık.
archiveArsa İmar Durumu. Emlak Rehberi. Emlak info: Arsa İmar Durumunu Herkes Alabilir mi? Arsanın İmar Durumu nasıl Öğrenilir? 28 Mart 2021 28 Mart 2021.
özel kullanım arsa ne demek , arsa imara nasıl açılır , tarlaya imar izni , imar durumu tarla olan yere ev yapılırmı , tarlaya ev yapilirmi , https:www.hukuki.netshowthread.php104753-Tarlaya-imar-nasil-alabiliriz , tarlama ev yapmak istiyorum , tarlayı imara açmak , imar durumu özel kullanım ne demek
Emlak- Her arsanın bir arsanın imar durum belgesi bulunur. Böylece imar durum belgesi içerisinde; arsanın ne kadar büyüklükte bir inşaata hakkınız olduğunu, inşa
Çanakkaleİl Özel İdaresi İmar Durumu şikayetleri için tıklayın! Çanakkale İl Özel İdaresi yorumları ve Çanakkale İl Özel İdaresi İmar Durumu şikayetleri sikayetvar.com'da! You can visit to view global content and find solutions to complaints.
Site De Tchat Rencontre Gratuit Sans Inscription. İmar durumu belgesi, belediyeden alınan ve bir arsanın imar durumu, üzerinde kaç katlı bir yapı yapılmasına izin verildiği bu belge üzerinde gösterilir. Peki, imar durumu belgesi nereden alınır? İmar durumu belgesi ücreti 2017 ne kadar? İşte yanıtı; 1- İmar durumu belgesi nereden alınır? İmar durumu belgesi almak isteyen bir vatandaş bir dilekçeyle belediyeye müracaat eederek temin edebilir. Bazı arsaların imar durumları kamuya açılamadığından gayrimenkul sahibi ile belediyeye gidilmesi gerekebiliyor. 2- İmar Durumu Almak İçin Gerekli Evraklar - İmar Durumu Başvuru Dilekçesi - Nüfus Cüzdanı Fotokopisi - Tapu Kaydı - Harita Örneği Kadastrodan Alınır 3- İmar Durum Belgesinde Neler Olur? - Kat Adedi, - Bina Yüksekliği, - Bina Derinliği, - Ön Bahçe Mesafesi, - Yan Bahçe Mesafesi, - Arka Bahçe Mesafesi, - İnşaat Nizamı, - Taban alanı kat sayısı TAKS, - Toplam inşaat alanı KAKS 4- İmar durumu ne işe yarar? - Belli bir arsada yapılması istenen yapının imar planlarında alacağı şekli ve ne amaçla kullanılabileceğini, - Söz konusu arsanın yapılanma koşullarını, - Teknik şartlarının ne olması gerektiğini, - Arsa üzerine kaç katlı bir bina yapılması gerektiğini, - Yapının taban oturumunu, - Toplam kapalı alanı kaç metrekare olacağını, - Bahçe mesafelerini, - Ön ve yan boşlukları, - Tüm yapılanma koşullarını gösterir. 5- İmar durumu belgesi ücreti 2017 ne kadar? İlk Müracatta her bir belge için 0-1000 metrekare arası adet 50 TL 1000 metrekareden büyükse adet 75 TL 6- İmar durum belgesi için dilekçe nasıl yazılır? ...................BELEDİYE BAŞKANLIĞI İMAR VE ŞEHİRCİLİK MÜDÜRLÜĞÜNE ............ilçesi,…………………….. mahallesi,……………pafta,……………… ada , ………………. parselinde kayıtlı taşınmazın maliki bulunmaktayım. Parselime ait imar durumu belgesinin hazırlanarak tarafıma verilmesi için gereğini arz ederim. ……/……./2017 Mal Sahibi ADI-SOYADI Kimlik No imza Eki Tapu örneği Vekil ise Vekaletname örneği Varis ise Veraset ilamı Adres…………………………… …………………………………….. …………………………………….. Telefon………………… 7- İmar durumu geçerlilik süresi ne kadar? İmar durum belgesi herhangi bir plan tadilatı olmaması halinde bir yıl geçerlidir. 8- İmar durumu almak için gerekli evraklar nelerdir? Tapu aslı, Çap aslı, Vekil varsa vekaletname gerekli oluyor. Ancak bu belgeler ile arsa sahipleri imar durumunu alabiliyor.
Özet Kültür ve tabiat varlığı taşınmazların korunması, milli kültür ve insanlık açısından önemlidir. Taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunması birel koruma ve alan ölçeğinde koruma şeklinde ortaya çıkar. Alan ölçeğinde koruma, bütünlük oluşturan taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının sit alanı ilan edilmek suretiyle korunması amacına yöneliktir. Sit alanı ilan kararı, alanın hukuki statünü değiştiren birel koşul işlemdir. Kararla birlikte, alanda plan uygulamaları durur ve inşaat ruhsatlarının gözden geçirilmesi gerekir. Yeni planlamalar devreye girer, alanda fiziki ve inşai müdahaleler izne bağlanır. İzinsiz fiziki ve inşai müdahalede bulunanlar ya da buna yol açanlar hakkında cezai yaptırım kültür ve tabiat varlıklarının korunması gereği, hem ulusal hukuk kuralları tarafından hem de uluslar arası sözleşmeler tarafından hüküm altına alınmıştır. Taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasıyla bir yandan milli kültürün oluşumu sürecinde yaşananlara ışık tutan değerler korunurken, diğer yandan insanlığın ortak geçmişinin ve mirasının ortaya koyduğu eserlerin yaşatılması kültür ve tabiat varlıklarının korunması çalışmaları, 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununda yer alan düzenlemelere göre, birel korunma ve alan ölçeğinde toplu korunma şeklinde sınıflandırılabilir. Dünya Kültürel ve Doğal Mirasın Korunması Sözleşmesinde[1] yer alan düzenlemede ise, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasında birel korunma, yapı gruplarının toplu korunması ve alan ölçeğinde korunma şeklinde üçlü bir sınıflandırma karşımıza çıkar. Taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasına ilişkin Türkiye uygulamasında Kanunda yer alan yaklaşım çerçevesinde koruma çalışmaları birel ve alan ölçeğinde korunma olarak iki farklı şekilde karşımıza çıkmaktadır. Birel koruma çalışmaları, taşınmaz kültür veya tabiat varlıklarının tescil edilmesi suretiyle koruma altına alınması ve her bir tescilli varlığın bağımsız olarak korunması şeklinde gerçekleşir. Alan ölçeğinde gerçekleştirilen toplu koruma da ise belli bir alanda bulunan korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bir arada ve bütünlük içerisinde korunması ölçeğinde gerçekleştirilen toplu koruma çalışmalarında sit alanı ilan edilmesi yönünde bir idari işlemle, koruma alanının hukuki statüsünde değişiklik yapılaması yoluna gidilir. Sit alanı ilan edilmesi öncesi gerçekleştirilen hazırlık çalışmalarıyla, alanda var olan ve korunması gereken taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının nitelik ve miktar olarak tespiti yapılır ve alanın sınırları belirlenir. Yapılan tespitler doğrultusunda koruma alanında bulunan taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının durumuna göre sit alanının türü belirlenir. Sit alanı ilan kararında belirlenen sit alanı türü aynı zamanda, gerçekleştirilecek koruma çalışmalarında göz önünde bulundurulması gereken ilke ve esasların neler olduğunun belirlenmesi anlamına da gelir. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu tarafından çıkarılan ilke kararlarında yer alan düzenlemelerde sit türleri ve bu sitlerin koruma ve kullanma esasları belirlenmiştir. Sit alanı ilan edilmesiyle birlikte koruma altına alınan alan yeni bir hukuki statü alanı ilanı kararı, sınırları belirlenmiş bir alanın hukuki statüsünü değiştiren, başta mülkiyet hakkı olmak üzere, birçok hak ve özgürlüğü etkileyen bir irade açıklaması olduğundan, bu yetkinin kullanılmasının hukuk düzeni tarafından kurallara bağlanması bir gerekliliktir. Kanun koyucu tarafından belirlenmiş yetkili idare tarafından, usul kurallarına uyularak alınmış sit alanı ilan kararı, getirmiş olduğu yeni statüyle birlikte, ilgililerin hak ve menfaatlerini doğrudan etkiler. Sit alanı ilan kararıyla birlikte gerçekleşen statü değişikliğinin getirdiği sonuçların bilinmesi, sit alanlarında bulunan taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasına yönelik çalışmalarda başarılı olunması bakımından gerekli olduğu gibi, ilgililerin hak ve menfaatlerinin korunması bakımından da ALANI KAVRAMISit alanı kavramı, hem ulusal hukuk metinlerinde hem de uluslar arası sözleşmelerde yer alan bir kavramdır. Sit alanı kavramı, kavramsal boyutunun yanında sit alanlarının niteliklerine göre sınıflandırılmasını da Olarak Sit KavramıBirden çok kültür ya da tabiat varlığının alan ölçeğinde korunması gerekliliği sit kavramı olarak tanımlanmıştır. Sit alanı kavramı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununda; “tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlar” olarak tanımlanmıştır Kültürel ve Doğal Mirasın Korunması Sözleşmesinde sitler; “tarihsel, estetik, etnolojik veya antropolojik bakımlardan istisnaî evrensel değeri olan insan ürünü eserler veya doğa ve insanın ortak eserleri ve arkeolojik sitleri kapsayan alanlar” olarak tanımlanmıştır Alanlarının SınıflandırılmasıSit alanı ilan edilmek suretiyle alan ölçeğinde bütüncül koruma altına alınan kültür ve tabiat değerleri topluluğunun niteliklerine göre, farklı bir sit sınıflandırılması yapılması bir zorunluluk olarak karşımıza çıkar. Farklı niteliklerde taşınmaz kültür ve tabiat varlığı barındıran sit alanlarında aynı koruma ve kullanma tedbirlerinin uygulanması sit alanı ilan kararının amacıyla bağdaşmayacaktır. Bu gereklilik doğrultusunda sit alanları doğal sit, arkeolojik sit, kentsel sit, tarihi sit ve kentsel arkeolojik sit alanı olarak Sit AlanıDoğal sit, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 728 Sayılı İlke Kararında yer alan tanımlamaya göre; “jeolojik devirlerle, tarih öncesi ve tarihi devirlere ait olup, ender bulunmaları veya özellikleri ve güzellikleri bakımından korunması gerekli, yer altında, yer üstünde ya da su altında bulunan korunması gerekli alanlardır”. İlke kararında yer alan tanımlamada ortaya konulduğu üzere, doğal sit alanı ilan edilen bölgelerde korunmak istenen değerler, insan elinin ve emeğinin ürünü olmayan, özellikleri ve güzellikleri gereği korunması gerekli görülen doğal oluşumlar olarak karşımıza çıkar. Doğal sit alanı ilan edilmekle tabii olarak, insan etkisi bulunmadan şekillenmiş bulunan, sıkça rastlanmayan, kendine has özellikler taşıyan taşınmaz tabiat değerleri koruma altına Sit AlanıArkeolojik sit alanı Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıklarının Tespiti ve Tescili Hakkında Yönetmelikte arkeolojik sit alanı, “antik bir yerleşmenin veya eski bir medeniyetin kalıntılarının bulunduğu yer veya su altında varlığı bilinen ya da açığa çıkarılan korunması gereken alanlar” olarak tanımlanmıştır ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu arkeolojik sit alanlarının korunması ilkelerini ve kullanma ilkelerini belirlediği 658 Sayılı İlke Kararında arkeolojik sit alanını; “insanlığın varoluşundan günümüze kadar ulaşan eski uygarlıkların yer altında, yer üstünde ve su altındaki ürünlerini, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik ve kültürel özelliklerini yansıtan her türlü kültür varlığının yer aldığı yerleşmeler ve alanlar” olarak sit alanı ilan edilmesini gerektiren taşınmaz kültür varlıkları, insan elinin ve emeğinin sonucu olan, eski yerleşmelerden ve medeniyetlerden kalan çoğunlukla yer altında ya da su altında bulunan varlık grupları koruma altına alınmış Sit AlanıKentsel sit alanı, Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıklarının Tespiti ve Tescili Hakkında Yönetmelikte; “mimari, mahalli, tarihsel, estetik ve sanat özelliği bulunan ve bir arada bulunmaları sebebiyle teker teker taşıdıkları kıymetten daha fazla kıymeti olan, kültürel ve tabii çevre elemanlarının yapılar, bahçeler, bitki örtüleri, yerleşim dokuları, duvarlar birlikte bulundukları alanlar” olarak tanımlanmıştır ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 720 Sayılı İlke Kararında ise kentsel sit alanı; “mimari, mahalli, tarihsel, estetik ve sanat özelliği bulunan ve bir arada bulunmaları sebebiyle teker teker taşıdıkları kıymetten daha fazla kıymeti olan kültürel ve tabii çevre elemanlarının yapılar, bahçeler, bitki örtüleri, yerleşim dokuları, duvarlar birlikte bulundukları alanlar” olarak tanımlanmıştır. Kentsel sit alanı tanımlaması, Dünya Kültürel ve Doğal Mirasın Korunması Sözleşmesinde yer alan yapı gruplarının korunması hükmünü kentsel sit alanı olarak kabul Sit AlanıTarihi sit kavramı, Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıklarının Tespiti ve Tescili Hakkında Yönetmelikte, “önemli tarihi olayların cereyan ettiği ve bu nedenle de korunması gereken yerler” olarak tanımlanmıştır Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 421 Sayılı İlke Kararında tarihi sit alanları, bu alanların korunmasına yönelik tedbirler ve bu alanların kullanılmasına ilişkin koşullar düzenlenmiştir. İlke kararında tarihi sit; “milli tarihimiz ve askeri harp tarihi açısından önemli tarihi olayların cereyan ettiği ve doğal yapısıyla birlikte korunması gereken alan” olarak sit alanı ilan edilen bölgeler, tarihi olayların yaşandığı alanlardır ve doğal yapısıyla birlikte korunması gerekir. Tarihi sit alanı ilan kararıyla birlikte, tarihi olayların yaşanmış olduğu alanlar, anı değerinden dolayı, tabii değeriyle birlikte koruma altına alınmış Arkeolojik Sit AlanıKültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 702 Sayılı İlke Kararında kentsel arkeolojik sit alanı; “2863 sayılı Kanun kapsamına giren arkeolojik sit alanları ile birlikte korunması gerekli kentsel dokuları içeren ve bu özellikleri ile bütünlük arz eden korumaya yönelik özel planlama gerektiren alanlar kentsel arkeolojik sit alanları” olarak var olan kentsel arkeolojik sit alanı statüsü, karma sit alanlarının ihtiyaç duyacağı statüleri tanımlamaktan uzaktır. Koruma altına alınan alanlarda var olan taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının niteliklerine göre, ikili, üçlü hatta dörtlü farklı sit özelliği gösteren alanların ihtiyaç duyacağı koruma ve kullanma koşullarını belirleyen yeni tanımlamalara ihtiyaç SİT ALANI İLANI KARARININ UNSURLARITaşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasına yönelik olarak gerçekleştirilen faaliyetler sırasında, nitelikleri tespit edilen ve tescil edilmek suretiyle koruma altına alınması gereken varlıkların niteliği, miktarı ve bir birleriyle olan ilişkilileri alan ölçeğinde bir koruma çalışması yürütülmesini gerektiriyorsa, idare bahse konu alanı sit alanı olarak kayıt altına alır. Sit alanı olarak ilan etme işlemi, karara konu alanda bulunan taşınmazların statüsünü değiştiren bir etkiye sahip olduğundan ve bu değişiklik esas olarak kısıtlama sonucu doğurduğundan, alınan kararın hukuka uygunluğunun sağlanması hukuk devleti bakımından zorunluluktur. Sit alanı ilan kararının hukuka uygun alınmasını sağlayacak ilke ve kuralların kanun koyucu tarafından ortaya konulmuş olması, Anayasada güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerin Anayasada yer alan gerekçeler doğrultusunda ve ancak kanunla sınırlanabileceği kuralı gereği zorunludur. Kanun koyucu sit alanı ilan kararında yetkili idareyi, hangi durumlarda sit alanı ilan edileceğini, kararın konusunu, karar alma sürecinde geçerli kuralları ve karara karşı itiraz yolunu ile kararın amacının ne olduğunu düzenlemiş Alanı İlanında Yetkili İdareTaşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunması faaliyetlerinde alan ölçeğinde koruma gerekliliğini dikkate alan yaklaşım sit alanı olarak belli bir alanın korunması sonucunu doğurmuştur. Sit alanı olarak alan ölçeğinde koruma çalışmaları yürütülmesi, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasına yönelik bir uygulama Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununda yer alan düzenlemede, sit alanı ilan edilmek suretiyle gerçekleştirilen korumalar, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının tespiti ve tescili yoluyla gerçekleştirilecek koruma çalışmaları içerisinde düzenlenmiştirm. 57/I. Kanun koyucu, sit alanı ilan kararında yetkili idare olarak Kültür ve Turizm Bakanlığını belirlemiştir. Ancak, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunması konusunda uygulama sürecinin belirlenmesi, kontrol edilmesi ve yönlendirilmesi konusunda özerk yapılı idari birimler kurulması bir gereklilik olarak görülmüştür. Bu yaklaşım doğrultusunda, koruma uygulamaları, Bakanlık hiyerarşisi içerisinde yer alan görevliler tarafından gerçekleştirilen hazırlık işlemleri, denetim ve inceleme, büro ve idari işler başlığı altında yürütülen faaliyetler ve özerk yapılı birimler tarafında uygulamaya esas kararların alınması şeklinde iki başlık altında yer alan yaklaşım doğrultusunda, hazırlık süreci, alan araştırması ve tespitler, Bakanlık personeli tarafından gerçekleştirildikten sonra, sit alanı ilanı yönünde karar alma yetkisi Koruma Bölge Kurullarına tanınmıştır. Bir başka ifadeyle, sit alanı ilanı kararının hazırlık ve idari işlemleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı merkez teşkilatına bağlı taşra birimleri olarak şekillendirilmiş bulunan Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü personeli tarafından gerçekleştirilirken, sit alanı ilan edilmesi yönünde idare adına irade açıklama yetkisi, Bakanlık bünyesinde yapılandırılmış bulunan uzman ve özerk Koruma Bölge Kurullarına tanınmıştır. Bir alana ilişkin sit kararı verilip verilmeyeceğine Koruma Bölge Kurulu karar verecektir. Ancak, sit alanı ilan edilmesine yönelik bir gündem, Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilecek bilimsel, teknik ve idari çalışmalara bağlı olarak ortaya çıkabilecektir. Koruma Bölge Kurulu ve Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün işleyişinde, Kurul tarafından iletilen araştırma, araştırmayı genişletme veya farklı yönlerde sürdürme gibi taleplerin, Müdürlük tarafından dikkate alınması gerektiği açıktır. Diğer bir ifadeyle, Koruma Bölge Kurulu, sit alanı ilan kararına altlık oluşturan çalışmalara katılmak, süreci yönlendirmek ya da sürecin aktif bir parçası olmak isterse, bu talebin Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü tarafından dikkate alınması üzere, bir bölgede, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunması çalışmalarının alan ölçeğinde sürdürülmesi gerekliliği ortaya çıkarsa, o ana kadar yapılan araştırma ve tespit çalışmaları ve ilave çalışmalar Kültür ve Turizm Bakanlığı merkez teşkilatına doğrudan bağlı bulunan Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü personeli tarafından gerçekleştirilir. Hazırlanan dosya karara bağlanmak üzere, Bakanlık bünyesinde bulunan ancak, özerk statüde bulunan uzmanlardan oluşmuş Koruma Bölge Kurulu gündemine alınır. Koruma Bölge Kurulu yaptığı değerlendirmeler sonucunda, dosya içeriğine göre, doğrudan sit alanı ilanına karar verebileceği gibi, araştırmaların genişletilmesini de talep edebilir ve konuyu yeniden değerlendirme yoluna gidebilir. Sunulan dosya içeriğine göre, Koruma Bölge Kurulunun doğrudan talebi reddetmesi ve koruma çalışmalarının birel olarak sürdürülmesine karar vermesi de Alanı İlanının Neden UnsuruSit alanı ilan edilmesi yönündeki idari işlemin neden unsuru, kültür ve tabiat varlığı niteliğini haiz taşınmazların korunması gerekliliğidir. 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 1. maddesinde düzenlemenin amacı, korunması gerekli taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının tanımları ile niteliklerini belirlemek ve yapılacak işlemleri ve faaliyetleri düzenlemek, bu konuda ilke ve uygulama kararlarını almakla görevlendirilmiş bulunan idarelerinin kuruluş ve görevlerini tespit etmek olarak ifade edilmiştir. Kanunda yer alan bu amaç, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasına yönelik olarak alınacak idari kararların neden unsurunun ne olduğunu ortaya koymaktadır. Kanunun amaç tanımı içerisinde yer alan kültür ve tabiat varlıklarının tanımı ve niteliğinin belirlenmesi gerekliliği, taşıdıkları özellikleri nedeniyle koruma altına alınması gereken kültür ve tabiat varlığı taşınmazların tescil edilmesini koruma çalışmalarının başarısı bakımından bir zorunluluk haline ve tabiat varlığı niteliği bulunan bir taşınmaz tespit edildiğinde, idarenin bu durumu bir irade açıklamasıyla tescil etmesi gerekir. Tespit edilen taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının tescil edilmesi gerekliliği, tescil işleminin nedenini oluşturmaktadır. Bir arada bulunan, kültür ve tabiat varlığı taşınmazların korunmasında bütüncül bir yaklaşım gereği ortaya çıktığında, alan ölçeğinde koruma gerçekleştirilebilmesi için, sit alanı olarak ilan kararı alınması, taşınmaz kültür ve tabiat varlığı olarak tescil edilme gerekliliğinin bir ölçeğinde korunmanın bir gereklilik olduğu durumlarda, ilgili idareler, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının tescil edilmesine paralel olarak, sit alanı ilanı yönünde bir irade açıklamasında bulunurlar. Sit alanı ilanı kararının neden unsuru, alan ölçeğinde, bütüncül olarak taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunması Alanı İlanında UsulSit alanı ilanı kararında uyulması gereken özel bir usul kuralı düzenlenmemiştir. Buna karşılık, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunması konusunda getirilmiş bulunan görev paylaşımı doğrultusunda, sit alanı ilan edilecek bölgenin gerçekten Kanunda yer alan sit tanımına uygun olup olmadığına ilişkin araştırma ve tespitlerin yapılması ve bu tespitlerde elde edilen veriler doğrultusunda, ilke kararları ve Tespit ve Tescil Yönetmeliğinde ortaya konulan tanımlar doğrultusunda hangi tür sit alanı olabileceğine ilişkin görüş ve önerilerin hazırlanması, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde yer alan Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü personelinin alanı ilan kararına altlık oluşturan araştırma, inceleme, tespit ve öneriler Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü personeli tarafından hazırlandıktan sonra, konu Müdürlükçe Koruma Bölge Kurulu gündemine alınır. Koruma Bölge Kurulu, sunulan dosya üzerinde yaptığı değerlendirme sonucunda, sit alanı ilan edilmesi, sit alanı ilan edilmesine gerek görülmemesi ya da araştırmaların genişletilmesi yönünde bir karar alanı ilan edilmesi yönünde alınan kararlar, sit alanı ilan edilen bölgenin hukuki niteliğini tamamen değiştirdiğinden ve imar yetkilerinin kullanılmasını, Koruma Bölge Kurulunun uygun görmesi koşuluna bağladığından, bu karara karşı idari itiraz yolu öngörülmüştür. Sit alanı ilan edilmesi kararına karşı ilgili idareler, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kuruluna, altmış gün içerisinde itiraz edebilme imkânına sahiptirKTVKK Sit alanı ilan kararına karşı itiraz edebilecek idareler, sit alanı ilan edilen yerde planlama yetkisine sahip idarelerle valiliklerdir. Sit alanı ilan edilen alanda planlama yetkisine sahip idareler, İmar Mevzuatında yer alan planlama yetkisine sahip belediyeler ve valiliklere ek olarak, özel kanunlarda imar yetkisi tanınmış idareler de olabilir. İtiraz yoluna başvurulabilmesi için, planlama yetkisine sahip idarelerin bu yetkilerinin sit alanı ilan edilen bölgeye ilişkin olması şarttır. Sit alanı ilan edilen bölgeye ilişkin imar yetkisi bulunmayan bir idarenin sit alanı ilan kararına itiraz edebilmesi mümkün değildir. Kanunda açıklık bulunmamakla birlikte, sit alanı ilan kararına karşı Koruma Yüksek Kuruluna yapılacak itirazlarda valiliklerin durumlarının daha farklı olduğunun ve il sınırları içerisinde alınan sit alanı ilan kararına karşı itiraz yoluna, alana ilişkin doğrudan planlama yetkileri bulunmasa dahi, gidebileceğinin kabulü Alanı İlanının KonusuSit alanı ilan kararı, sınırları belirlenen bir alanda, imar uygulamalarının imar mevzuatından çıkarılarak, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarını koruma mevzuatına alınması sonucunu doğurmaktadır. Kültür ve Turizm Bakanlığının merkeze bağlı taşra teşkilatı tarafından gerçekleştirilen araştırma ve inceleme faaliyetleri sonucunda elde edilen bulguların gerektirmesi durumunda, yetkili Koruma Bölge Kurulu tarafından sit alanı ilan edilmesiyle birlikte, alanda öncelikle koruma gerekliliği dikkate alınarak koruma uygulaması ve ikincil olarak da imar uygulamaları yapılacaktır. Sit alanı ilan kararının konusu, taşınmaz kültür ve tabiat varlığı barındıran, bu varlıkların belli bir yoğunluğa sahip olması nedeniyle koruma çalışmalarının alan ölçeğinde yapılması zorunluluğu bulunan sınırları belirlenmiş bir alanın, uygulama ilkelerinin ve önceliklerinin alanı ilan kararı, sınırları belirlenmiş alanda bulunan kültür ve tabiat varlığı niteliğine sahip olan ya da olmayan taşınmazların bir bütün olarak, özel bir statüye alınması sonucunu doğurur. Sit alanı ilan kararının konusu, sınırları belirlenen alanın taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarını koruma mevzuatına tabi hale Alanı İlanında AmaçSit alanı ilan kararında amaç, diğer idari işlemlerde de olduğu gibi, kamu yararının sağlanmasıdır. Sit alanı ilan kararının amacı kamu yararı olmakla birlikte, bu amacın ne şekilde gerçekleştirileceği kanun koyucu tarafından belirlenmiş olduğundan özel nitelikli kamu yararı tanımlaması söz konusudur. Bir başka ifadeyle, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunması suretiyle kamu yararının gerçekleştirilmesi alanı ilan edilmesi kararı, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunması amacı içerisinde, daha özel nitelikli bir koruma amacı olan, alan ölçeğinde korunmayı sağlayarak kamu yararını gerçekleştirme amacını taşır. Daha açık bir ifadeyle, sit alanı ilan kararının amacı, sınırları belirlenmiş bir alanda bulunan ve bir arada korunmasında kamunun yararı bakımından zorunluluk bulunan kültür ve tabiat varlığı taşınmazları bir bütün olarak ve diğer taşınmazlarla birlikte, alan ölçeğinde korunmasının sağlanmasıdır. Sit alanı ilan kararı, alan ölçeğinde koruma gerçekleştirmek suretiyle kamu yararının gerçekleştirilmesini amaç edindiğinden, bu amacın sınırlarının aşılması ya da başka bir amaç güdülmesi, sit alanı ilan kararını hukuka aykırı hale SİT ALANI İLANI KARARININ HUKUKİ NİTELİĞİSit alanı ilan kararı, belli sınırlar içerisinde bulunan taşınmaz kültür ve tabiat varlığı topluluğunun korunabilmesini sağlamaya yönelik olarak özel bir hukuki statü oluşturulması anlamına gelmektedir. Sit alanı ilan edilen arazi parçasında gerçekleştirilecek imar uygulamaları, yeni statüye bağlı olarak, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine tabi olacaktır. Sit alanı ilanı kararıyla birlikte, yeni mevzuat hükümleri doğrultusunda, kültür ve tabiat varlığı niteliğine sahip taşınmazlarla birlikte, alanda gerçekleştirilecek bütün imar uygulamaları da yeni statüye tabi alanı ilan kararı, birel nitelikli bir karar olarak karşımıza çıkar. Sınırları belirlenmiş bir alanın, sit alanı olarak ilan edilmesine yönelik bir irade açıklamasıdır. Ortaya konulan iradeyle birlikte, sınırları belirlenmiş bulunan alan, özel bir statüye kavuşur. Belirlenen statü kapsamına alınan alanda birden çok taşınmaz yer alır. Sit alanı kararıyla birlikte koruma altına alınan taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının sayısı, sit alanı ilan kararına genel düzenleyici işlem niteliği kazandırmaz. Sit alanı ilan edilmesi işlemi, alanda bulunan taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının birel olarak tespit edilmesi ve tescil altına alınması gereğini ortadan kaldırmaz. Sit alanı ilan kararıyla birlikte, alanda bulunan taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasına yönelik çalışmaların bütünlük içerisinde yürütülmesini zorunlu kılan bir statü alanı ilan kararı, taşınmaz kültür ve tabiat varlığı olarak tescil edilmiş varlıkların tescil kararını ve hukuki statülerini ortadan kaldırmadığı gibi, birel korunma gerekliliğini de etkilemeyecektir. Bu durumda, sit alanı olarak ilan edilme kararı, sınırları belirlenmiş alanda bulunan taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bütünlük içerisinde korunmasını sağlamaya yönelik olarak alınan birel bir karardır. Birel nitelikli bu karar, sit alanı ilan edilen arazi parçasının hukuki statüsünü değiştiren bir idari işlemdir. Sınırları belirlenmiş bir alanın hukuki statüsünü, daha önceden belirlenmiş bir hukuki statüye alan sit alanı ilan kararı, birel koşul bir işlemdir. İşlemin birel nitelikli kabul edilmesinin gerekçesi, alanda bulunan tescil niteliği taşıyan, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının statüsüne etki etmemesi, sit alanında yapılacak imar uygulamalarının koruma mevzuatına göre gerçekleştirilmesini sağlayacak idari düzenlemeler yapılmasını alanı ilan kararı sonucunda, alanda gerçekleştirilecek imar uygulamaları, öncelikle geçiş dönemi yapılaşma koşullarına daha sonra da koruma amaçlı imar planı hükümlerine göre gerçekleştirilecektir. Sit alanı ilan kararıyla birlikte getirilen, imar uygulamalarını şekillendiren koruma amaçlı idari düzenlemeler, yeni yapılaşmalar ve düzenlemelere ilişkindir. Kültür ve tabiat varlığı olarak tescil edilmiş taşınmazların korunmasına, korumaya ilişkin mevzuatta var olan hükümler çerçevesinde devam edilecektir. Bütün bu gerekçeler, sit alanı ilan kararının hukuki niteliğinin birel koşul işlem olduğunu ortaya ALANI İLANI KARARININ SONUÇLARISit alanı ilan kararı, sınırları belirlenen alanda bulunan kültür ve tabiat varlığı olan ya da olmayan bütün taşınmazların hukuki niteliğini değiştiren bir karardır. Bu kararın sonucunda alanda bulunan taşınmazların hukuki statüsünün değişmesi, farklı şekillerde ortaya çıkar. Sit alanı ilan kararıyla birlikte bir yandan alanda yetkili idarelerin sahip olduğu yetkilerin sınırları ve kullanım şekli değişirken diğer yandan alana mülkiyeti bulunan maliklerin hak ve yükümlülüklerinde değişiklikler meydana gelir. Sit alanda mülkiyet hakkı bulunan kişilere bir yandan muafiyet ve istisnalar getirilirken, diğer yandan mülkiyet hakkı üzerinde bazı kısıtlamalar ortaya Planlar ve İmar Durumu Üzerinde EtkileriSit alanı ilan edilmesiyle birlikte, alanın hukuki statüsü değişmiş olduğundan, imar planlarının ve imar durumunun yeni statüye göre değerlendirilmesi gerektiği tartışmasızdır. Ortaya çıkan yeni durum esas alınarak, eski planların yeniden değerlendirilmesi ve imar uygulamalarının gözden geçirilmesi Uygulamalarının DurmasıSit alanı ilan kararı, alan ölçeğinde yeni bir uygulama önceliği getirmesinden dolayı, eski statüye göre hazırlanmış bulunan her ölçekteki plan uygulamasının durduran bir etkiye sahiptirKTVKK Her ölçekteki plan uygulamasının durması ifadesi, alanı ilgilendiren her türde planın yeni duruma uydurulması gerekliliğini ifade etmektedir. Hükmün devamında yer alan açıklamalardan, her ölçekteki plan ifadesinin çevre düzeni planı ve imar planlarını kapsayacak şekilde anlaşılması gerektiği ortaya konulmaktadır Kanun koyucu, plan uygulamasının durması ifadesini kullanmakla, yeni duruma göre plan konusunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmektedir. İlgili idareler, sit alanı ilan edilmesiyle birlikte, çevre düzeni planı, imar planları ve imar planları doğrultusunda verilmiş olan inşaat ruhsatlarını yeniden ele almak durumunda Düzeni Planının Gözden GeçirilmesiÇevre düzeni planı, üst ölçekli bir plandır. İmar plan çalışmalarında çevre düzeni planı hükümleri doğrultusunda plan kararlarının oluşturulması, plan hiyerarşisi bakımından zorunluluktur. Sit alanı ilan edilen bölgelere ait çevre düzeni planları, daha sonra hazırlanacak koruma amaçlı imar planları bakımından da üst ölçekli plan olarak hüküm ifade koyucu, sit alanı ilan edilen bölgelere ilişkin varsa, mevcut 1/25000 ölçekli çevre düzeni plan kararlarının ve notlarının bu karar doğrultusunda gözden geçirilmesi ve ilgili idarelerce onaylanması gerektiğini ifade etmektedirKTVKK Kanun koyucunun iradesi, sit alanı ilan edilen alanlarının korunmasında çevre düzeni planı hükümlerinin ve notlarının da sit statüsüne uygun hale getirilmesi yönündedir. Mevcut çevre düzeni planının gözden geçirilmesi kapsamında, plan hükümlerinin ve notlarının gözden geçirilmesi yetkisi, sit statüsü bakımından Koruma Bölge Kurulu tarafından yapılacak değerlendirme ve çevre düzeni planı konusunda yetkili idarelerce onaylanma şeklinde gerçekleşecektir. Kanunda çevre düzeni plan ölçeğinin 1/25000 olarak verilmesi, çevre düzeni planı konusunda İl Özel İdaresinde yer alan yetki ve ölçeklendirmeye ilişkin düzenleme öncesinde, çevre düzeni plan ölçeğinin 1/25000 ölçeğiyle sınırlı olmasından kaynaklanan bir düzenlemedir. Diğer bir ifadeyle, günümüzde farklı ölçeklerde karşımıza çıkan her türlü çevre düzeni planının kapsama alanında bulunan sit alanı ilan kararlarında, ölçeği ne olursa olsun, çevre düzeni plan hükümlerinin ve notlarının gözden geçirilmesi açık bir düzenleme bulunmamakla birlikte, sit alanı ilan edilen bölgeye ilişkin çevre düzeni planı yoksa yeni yapılacak çevre düzeni planlarında da benzer şekilde hareket edilmesi gerekir. Bir başka ifadeyle, çevre düzeni planlarının yapılması sürecinde, planlama alanlarında bulunan sit alanlarıyla ilgili olarak, plan hükümlerinin ve plan notlarının koruma mevzuatına uygunluk bakımından koruma bölge kurulu tarafından planın değerlendirilmesi gerekir. Koruma bölge kurulu tarafından uygun görüş verilmeyen ya da koruma bölge kuruluna sunulmayan çevre düzeni planlarının hukuka aykırılığı tartışmasız Planlarının Yürürlükten Kalkması ve Yeni Plan Yapılması GerekliliğiSit alanı ilan edilen bölgeye ilişkin mevcut imar planlarının uygulamasının durması gerekliliği Kanun hükmüdürKTVKK Sit alanı ilan edilen yerlere ilişkin imar planlarının uygulamasının durması ifadesi, aslında imar planlarının hükümsüz hale gelmesi anlamına gelmektedir. Zira Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17. maddesinin a bendinin II. fıkrasında yer alan düzenlemede, sit alanı ilan edilen yerlerde koruma amaçlı imar planı yapılana kadar geçiş dönemi yapılaşma koşullarının koruma bölge kurulları tarafından ilan edileceği hükmü yer almaktadır. Bu düzenleme, sit alanı ilan edilen bölgelere ilişkin mevcut imar planlarının hükümsüz hale geleceğini ve yeni bir planlama sürecinin başlayacağının açıkça ortaya Ruhsatların Gözden GeçirilmesiBir bölgede sit alanı ilan edilmesiyle birlikte, alana ilişkin her ölçekteki plan uygulamasının durması ve buna bağlı olarak koruma amaçlı imar planlarının yapılması gerekliliği, eski planlar doğrultusunda verilmiş bulunan inşaat ruhsatlarının gözden geçirilmesini zorunlu kılar. Sit alanı ilan kararı öncesinde verilmiş bulunan inşaat ruhsatlarının gözden geçirilme gerekliliği, imar mevzuatına göre kazanılmış hak oluşturan durumları koruyacak şekilde hareket edilmesine engel alanı ilan edilmiş alanlarda, imar mevzuatına ve mevcut imar planlarına göre sit alanı ilan kararından önce verilmiş bulunan inşaat ruhsatı ve eklerine uygun olarak su basman seviyesine kadar gelmiş bulunan yapılaşma faaliyetlerinin devamına izin verilebilecektir. Su basman seviyesine ulaşmamış bulunan yapılaşmalarda inşaat ruhsatı iptal edilecektirKTVKK Sit alanı ilan edilmeden önce imar mevzuatına göre verilmiş bulunan inşaat ruhsatı ve eklerine uygun olarak su basman seviyesine gelmiş yapılaşma faaliyetlerinin devamına izin verilebilir ifadesi, koruma tedbirlerinin zorunlu kılması durumunda inşaatın devamına izin verilmeyebileceğini ortaya koymaktadır. Sit alanı ilan edilen alanın korunma önceliklerine ve korunacak alanın niteliklerine göre, yapılaşmanın kesinlikle önlenmesi gerekliliği söz konusu ise, inşaat ruhsatının devamına izin verilmeyerek ruhsatın iptali yoluna gidilmesi zorunluluktur. Bu durumda maliklerin haklarının korunmasına yönelik takas tedbirlerinin uygulanması yoluna alanlarında yeni yapılaşma imkanının bulunup bulunmaması, su basman seviyesine gelmiş inşaat ruhsatlarının iptal edilip edilmemesinde temel kriter olarak dikkate alınmak zorundadır. Sit alanı ilan edilen bölgede yeni yapılaşmaya izin verilmiyorsa, inşaat ruhsatlarının su basman seviyesine gelmiş olmasının sonuca bir etkisi olmayacaktır. Yeni yapılaşmaya, hatta yapılaşmaya izin verilip verilmeyeceğinin belirlenmesinde alanın sit statüsünün hangi tür ve derecede olduğu etkili olacaktır. Birinci derece arkeolojik ve birinci derece doğal sit alanlarında kesin yapılaşma yasağı bulunduğundan, bu niteliklere sahip alanlarda, su basman seviyesine gelinmiş olduğundan bahisle inşaatın devamına izin verilmesini isteme olanağı Dönemi Koruma Esaslarının BelirlenmesiSit alanı ilan edilmesiyle birlikte, üç ay içerisinde ilgili koruma bölge kurulu tarafından geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları belirlenir. Sit alanı ilan kararından itibaren iki yıl içerisinde koruma amaçlı imar planları yapılmadığı takdirde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları belirlenmesi kararının uygulaması sona ererKTVKK Koruma bölge kurulu, koruma amaçlı imar planlarında yaşanan gecikmenin zorunlu nedenlerden kaynaklandığına karar verirse, geçiş dönemi uygulamasını bir yıl daha uzatabilirKTVKK dönemi koruma esasları ve kullanma şartları, sit alanlarında gerçekleştirilecek korumanın ve yeni yapılaşmanın temel esaslarının koruma bölge kurulu tarafından belirlenmesi demektir. Sit alanlarında geçiş dönemi koruma esasları, kullanma şarları ya da yapılaşma koşulları belirlendikten sonra, kültür varlığı olarak tescili bulunmayan yapılarda, İmar Kanununun 21. maddesi kapsamında, ruhsat gerektirmeyen basit tamirat ve tadilat kapsamında olan, kapalı alan artırmayan, taşıyıcı sisteme ve cephe formuna müdahale oluşturmayan uygulamalar dışında, bütün fiziki ve inşai müdahalelerin koruma bölge kurulu kararıyla yapılması gerekir. Sit alanı ilan edilen alanda bulunan eski eser olmayan yapılara ilişkin İmar Kanununu 21. madde kapsamında yapılacak müdahaleler ise, özgün malzemesi ve yöntemine uygun olarak, koruma uygulama denetleme bürosu bulunan belediyeler tarafından verilecek izinle yapılabilir. Şayet koruma uygulama denetleme bürosu bulunmuyorsa, İmar Kanununu 21. madde kapsamında bulunan tamirat ve tadilat konusunda da koruma bölge kurulu yetkili olacaktır. Bu düzenlemenin aksine hareket eden belediyelerin yöneticileri, 2863 Sayılı Kanunun 65. maddesi kapsamında, ceza kovuşturmasına tabi Amaçlı İmar Planı YapılmasıSit alanı ilan kararıyla birlikte, koruma amacını esas alan yeni bir imar planının yapılması gerekliliği doğar. Sit alanı ilan edilmesiyle birlikte ilgili idareler, 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17. maddesinin a bendinde düzenlenmiş bulunan ilkeler doğrultusunda koruma amaçlı imar plan çalışmalarına başlarlar. Koruma amaçlı imar planı çalışmalarında, meslek örgütlerinin, üniversitelerin ilgili bölümlerin, planlama alanında ikamet eden ya da ticari faaliyette bulunanların katılımlarını sağlamak suretiyle, katılımcı bir yaklaşım ortaya koymak çalışmaları tamamlanan imar planları, incelenmek ve sonuçlandırılmak üzere koruma bölge kuruluna sunulur. Koruma bölge kurulu kararı doğrultusunda koruma amaçlı imar planı ilgili idare tarafından onaylanır. İlgili idarenin değişiklik talebi bulunması durumunda bu talepler koruma bölge kuruluna iletilir. Koruma bölge kurulunun talebe ilişkin kararı doğrultusunda, imar planlarının altmış gün içerisinde onaylanmaması durumunda, plan kendiliğinden yürürlüğe girerKTVKK koyucu, koruma önceliğini dikkate alarak, sit alanı ilan edilen alanlarda, planlama konusunda esas yetkiyi koruma bölge kuruluna vermiştir. Koruma bölge kurulu tarafından benimsenmeyen bir kararın plana dâhil edilmesi hukuken mümkün değildir. Koruma amaçlı imar planlarının hazırlık çalışmalarının Kanunda yer alan koşullarda ilgili idareler tarafından gerçekleştirilmesi gerekir. Hazırlık süreci tamamlanan planlar incelenmek ve sonuçlandırılmak üzere koruma bölge kuruluna sunulur. Koruma bölge kurulu tarafından görüşülen ve son şekli verilerek uygun bulunan planlar onaylanmak üzere ilgili idarelere iletilir. İlgili idarelerin, plan konusunda karar almaya yetkili organları planı onaylar ya da değişiklik talebiyle konuyu koruma bölge kuruluna yeniden gönderir. Koruma bölge kurulu tarafından alınan karar üzerine ilgili idarelerin tek seçeneği planı onaylamaktır. Onaylama altmış gün içerisinde gerçekleşmezse, plan kendiliğinden yürürlüğe girer. Sonuç olarak, sit alanı ilan kararıyla birlikte, koruma amaçlı imar planları yapılması bir zorunluluktur. Bu zorunluluk doğrultusunda, koruma amaçlı imar planlarının karara bağlanmasında esas yetki koruma bölge kurullarına Hakkının KısıtlanmasıSit alanı ilan kararıyla birlikte, sit alanı içerisinde bulunan taşınmazların hukuki statüsünde meydana gelen değişiklikler, mülkiyet hakkının kullanılmasında çeşitli kısıtlamalar doğurur. Mülkiyet hakkı üzerinde kısıtlama yoluna gidilmesi, sit alanı ilan kararının gerekçesini oluşturan, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunması gerekliliğinin doğal sonucudur. Sit alanı ilan kararıyla birlikte mülkiyet hakkına getirilen kısıtlamaları, yapılaşma hakkına yönelik olanlar, müdahaleye yönelik olanlar ve kullanım tarzına yönelik olanlar şeklinde üç başlık altında toplamak Yasaklanması ya da KısıtlanmasıSit alanı ilan kararıyla birlikte, sit alanında bulunan araziler üzerinde yapılaşma hakkının tamamen yasaklanması ya da yapılaşma hakkının azaltılması mümkündür. Kanun koyucu, sit alanı ölçeğinde, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlayabilmek için gereksinim duyulan yasaklama ya da kısıtlama kararını alabilme yetkisini idareye tanımıştır. Daha doğru bir ifadeyle, sit alanı ilan edilmesinin ve sit alanı türünün tespitiyle derecelendirilmesinin yapılmasının sonucu olarak, inşaat hakkı kısmen ya da tamamen kısıtlanmış alanı ilan kararıyla birlikte, taşınmaz kültür ve tabiat varlığı bulunan parsellerde yeni yapılanmaya izin verilmesi genel olarak mümkün olmaz. Bu parsellerde tescilli kültür ya da tabiat varlığının korunması esastır. Tescilli kültür ve tabiat varlığı bulunan parsellere komşu parsellerde ise, yeni yapılaşmaya izin verilmesi ancak tescilli taşınmaz kültür ve tabiat varlığına zarar vermeyecek şekilde mümkün olacaktır. Böyle bir durumda, taşınmaz kültür ve tabiat varlığı tescili bulunan parsellerde yapılaşma hakkı kısıtlanmış olacaktır. Sit alanları alan ölçeğinde bir koruma uygulaması olduğundan, kültür ve tabiat varlığı tescili ya da komşuluk durumu bulunmayan parsellerde dahi yapılaşma hakkı genel olarak kısıtlamaya tabi Alanlarında İzinsiz Fiziki ve İnşai Müdahalenin YasaklanmasıSit alanı ilan edilmesiyle birlikte, alanda fiziki ve inşai müdahalelerde izin alınması zorunluluğu doğar. Sit alanı ilan edilen bölgelerde, hem sit zeminine hem de yapılara yönelik her türlü fiziki ve inşai müdahale koruma bölge kurulundan izin alınması durumunda mümkündür. Koruma bölge kurulundan izin alınmadan gerçekleştirilecek fiziki ve inşai müdahaleler, cezai yaptırımla Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 9. maddesinde yer alan düzenlemeye göre, esaslı onarımİmar Kanununa göre ruhsat gerektiren müdahaleler, inşaat, tesisat, sondaj, kısmi ya da bütüncül yıkım, yakma, kazı ve benzeri işler fiziki ve inşai müdahale sayılır. Bu türden bir uygulama ancak koruma bölge kurulu kararıyla Amacının Değiştirilmesi YasağıSit alanı ilan edilen bölgede bulunan arsa ya da yapıların kullanım türünün değiştirilmesinde izin alınması zorunludur. Hukuka uygun olarak kazanılmış bir kullanımda değişiklik yapılması gerekliliği ortaya çıktığında, malikler izin almadan fonksiyon değişikliği yoluna gidemezler. Sit alanı ilan edilmesiyle birlikte, alanın yeniden kullanıma açılması ya da yeni bir kullanım getirilmesi ancak koruma bölge kurulundan izin alınması durumunda mümkün olacaktırKTVKK ve İstisnalardan YararlanmaSit alanı ilan edilen yerlerden, doğal ve arkeolojik sit alanı ilan edilmiş olması nedeniyle kesin inşaat yasağı getirilen alanlar, her türlü resim, vergi ve harçtan muaftırKTVKK İmkânından YararlanmaSit alanı ilan edilmiş bulunan alanlarda mülkiyeti bulunan özel hukuk kişileri, koruma amaçlı imar planlarında getirilen hükümler nedeniyle kesin inşaat yasağı söz konusu olduğunda, müracaat etmeleri durumunda, belediyelerin ve il özel idarelerinin mülkiyetinde bulunan taşınmazlarla yapılaşma hakkı bulunmayan parsellerin takası mümkündürKTVKK koyucu, 2863 Sayılı Kanunun 17. maddesinin c bendinde takas konusunu düzenlemiş ve konunun teknik boyutunun, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından ortak olarak hazırlanacak yönetmelikle düzenleneceği hükme alanı ilan edilen bölgede mülkiyet hakkı bulunan maliklerin bu haklarının takası konusu esas olarak, Kanunun 15. maddesinin f bendinde düzenlenmiştir. Düzenlemeye göre; “sit alanı ilan edilen ve 1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planında kesin inşaat yasağı getirilen korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu parseller, aynı ada içerisindeki bütün parsel maliklerinin başvurusu ve karşılığında önerilen parsellerin tamamının kabulü koşuluyla, başka Hazine arsa veya arazileri ile müstakil veya hisseli olarak değiştirilebilir. Sit alanı ilan edildiği tapu kütüğüne şerh edilen taşınmazları, miras ve ölüme bağlı tasarruflar dışında, sonradan edinenlerin talepleri değerlendirilmez. Ancak, Bakanlık izniyle gerçekleştirilen kazıların yapıldığı alanlarda bulunan parsellerde, maliklerin başvurusu ve kabulüne ilişkin koşul parsele yönelik uygulanır ve 1/1000 ölçekli onanlı koruma amaçlı imar planı şartı aranmaz. Bu parsellerin üzerinde bina veya tesis varsa malikinin başvurusu üzerine rayiç bedeli, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 11. maddesi hükümlerine göre belirlenerek ödenir. Bu bentle ilgili usul ve esaslar Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle belirlenir”.Takas konusunda Kanunda yer alan bu düzenlemeler, sit alanı ilan edilmesi nedeniyle mülkiyet hakkı üzerinde oluşan kısıtlama etkisini ortadan kaldıracak nitelikte değildir. Kanunun 17. maddesinde yer alan düzenlemelere göre yapılacak takasta idarenin açık bir takdir yetkisi bulunmaktadır. Düzenlemede idarenin takdirini kısıtlayan bir ayrıntı bulunmaması uygulamada takas gerçekleşmesini engellemektedir. Kanunun 15. maddesinde yer alan düzenleme ise takas talebinde bulunabilmenin ön koşulu olarak, koruma amaçlı imar planının varlığını aramakta olması mülkiyet hakkına getirilmiş kısıtlamanın gereksiz şekilde uzatılması sonucunu doğurmaktadır. Sit alanı ilanı kararıyla birlikte, hangi parsellerin kesin yapılaşma yasağı bulunup bulunmadığı genel olarak bilinebilecek durumdadır. Sit alanı ilan kararı sonrasında, ilgili koruma bölge kuruluna müracaat edilerek alınacak bir kesin inşaat yasağı vardır kararıyla birlikte hazine taşınmazlarıyla takasın önü Fiziki İnşai Müdahalede Yaptırım UygulanmasıSit alanı ilan edilen yerlerde, izinsiz fiziki ve inşai müdahalede bulunulması durumunda, bu fiili işleyenler ya da buna izin verenler hakkında cezai kovuşturma uygulanacaktır. Sit alanlarında izinsiz fiziki ve inşai müdahale yasağı, Kültür ve Tabiat varlıklarını Koruma Kanununun 65. maddesinde düzenlenmiştir. Kanunda yer alan düzenlemeye göre; sit alanlarında geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartlarına, koruma amaçlı imar plânlarına ve koruma bölge kurullarınca belirlenen koruma alanlarında öngörülen şartlara aykırı izinsiz inşaî ve fizikî müdahale yapanlar veya yaptıranlar, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa aykırı olarak yıkma veya imar izni veren kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bünyesinde koruma, uygulama ve denetim büroları kurulmuş idarelerden, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 57. maddesinin altıncı ve yedinci fıkralarında düzenlenmiş bulunan, ruhsat gerektirmeyen basit tamirat ve tadilatların KUDEB tarafından verilmesi, bunların dışında kalan her türlü iznin koruma bölge kurulundan alınması ve koruma amaçlı imar planı bulunan alanlarda tescilli eser parseli ve komşu parselleri dışında, uygulamaların plan doğrultusunda KUDEB tarafından verilmesi hükümleri uyarınca izin almaksızın veya izne aykırı olarak tamirat ve tadilat yapanlar ile izinsiz inşaî ve fizikî müdahale yapanlar veya yaptıranlar altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılırlar koyucu, sit alanı ilan edilmesiyle birlikte, sit zemininde izinsiz fiziki ve inşai müdahalede bulunulmasını suç olarak kabul etmiştir. Buna ilave olarak, imar uygulamaları konusunda yetkili olan idarelerin izin verebilme yetkisini de sıkı şekil şartlarına bağlamış ve çoğunlukla koruma bölge kurulundan onay alınması sonrasında bu iznin verilmesini hükme bağlamıştır. İlgili idarelerin, koruma bölge kurulu kararı almadan fiziki ve inşai müdahaleye izin vermeleri durumunda sorumlu kamu görevlileri hakkında da kovuşturma yapılması ve izinsiz müdahalede bulunanlarla aynı cezaya çarptırılması öngörülmüştür. Uygulamada yerel yönetimlerde görevli personelin, sıklıkla 65. maddenin b, c ve d bendlerini ihlal ettikleri görülmektedir. Koruma amaçlı imar planı olmadan ve koruma uygulama denetleme bürosu müdürlüğü kurulmadan, koruma amaçlı imar planı mevcut ancak, koruma uygulama denetleme bürosu müdürlüğü kurulmadan ya da koruma uygulama denetleme bürosu müdürlüğü kurulmuş olmakla birlikte koruma amaçlı imar planı bulunmadan, tescilli ya da tescilli parsel komşuluğu dışında kalan parsellere ilişkin verilen inşaat ruhsatları, açıkça Kanunun 65. maddesine aykırıdır ve sorumluların cezalandırılması kültür ve tabiat varlıklarının korunmasına yönelik alınan tedbirler arasında sit alanı ilan edilmesi kararı önemli bir yere sahiptir. Bir arada bulunan kültür ve tabiat varlığı taşınmazların, birlikte ve bütünlük içerisinde korunması ancak sit alanı ilan kararıyla mümkün olabilecektir. Sit alanı ilan kararı, taşınmaz kültür ve tabiat varlığı barındıran bölgelerin alan ölçeğinde korunmasını alanı ilan kararı, belli bir arazi parçasının hukuki statüsünü tamamen değiştiren, yeni bir statüye alan bir idari işlemdir. Sit alanı ilan edilen bölgede birden çok taşınmaz bulunması ya da işlemin konusunun toplu olması, hatta bu karara bağlı olarak düzenleyici işlem tesis edilmesi, irade açıklamasının birel koşul işlem olma niteliğini değiştirmemektedir. Sit alanı ilan edilmesiyle birlikte, sınırları belirlenmiş bir alan içerisinde koruma tedbirleri öncelikle uygulanmak üzere, kullanım koşulları belirlenmekte ve esas olarak taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasına yönelik mevzuat uygulamaya alanı ilan kararıyla birlikte, bölgenin statüsünün değişmesiyle birlikte birçok değişiklik meydana gelmektedir. Sit alanı ilan kararının ortaya çıkardığı sonuçlar, ilgililerinin hak ve menfaatleri üzerinde doğrudan etkili olmaktadır. Sit alanı ilan kararıyla birlikte, her ölçekteki planın uygulaması durmaktadır. Bölgeye ilişkin çevre düzeni planı varsa bu planın sit kararı doğrultusunda hükümlerinin ve plan notlarının ilgili koruma bölge kurulu tarafından gözden geçirilmesi ve kararın ilgili idare tarafından onaylanması gerekmektedir. Sit alanı ilan edilen bölgenin çevre düzeni bulunmuyorsa ve yapılacaksa, bu süreçte sit alanını ilgilendiren plan hükümlerinin ve notlarının ilgili koruma bölge kurulunun uygun görüşüne göre şekillendirilmesi alanı ilan edilen bölgeye ilişkin imar planları hükümsüz hale gelecektir. İmar planlarının hükümsüz kalmasıyla birlikte, sit alanının korunmasına ilişkin esaslar ve kullanılma koşulları koruma bölge kurulu tarafından belirlenecektir. Geçiş dönemi koruma ve kullanma koşulları olarak ifade edilen bu düzenleme, iki yıl yürürlükte kalacak ve mecburiyet bulunması durumunda uygulama süresi koruma bölge kurulu tarafından bir daha uzatılabilecektir. Sit alanı ilan kararından itibaren üç ay içerisinde koruma tedbirleri ve kullanma koşullarının belirlenmesi gerekir. Sit alanı ilanından itibaren en çok üç yıl geçici koruma ve kullanma koşulları alanı ilan kararıyla birlikte ilgili idareler tarafından koruma amaçlı imar planlarının yapılması süreci başlayacaktır. Hazırlık süreci tamamlanan koruma amaçlı imar planları koruma bölge kuruluna incelenmek ve sonuçlandırılmak üzere sunulacaktır. Koruma bölge kurulu tarafından son şekli verilen koruma amaçlı imar planları, onaylanmak üzere ilgili idarelere gönderilecektir. İlgili idareler, koruma bölge kurulu tarafından son şekli verilen imar planları üzerinde değişiklik yapılmasına ihtiyaç duyarsa, konuyu yeniden koruma bölge kuruluna intikal ettireceklerdir. Koruma bölge kurulu iletilen talepleri değerlendirerek yeniden karar alacak ve koruma amaçlı imar planı ilgili idareye onaylanmak üzere yeniden gönderilecektir. İlgili idare, koruma amaçlı imar planını altmış gün içerisinde onaylamak durumundadır. Geri gönderme yetkisi ya da değiştirebilme imkânı bulunmamaktadır. Altmış gün içerisinde onaylanmayan koruma amaçlı imar planları kendiliğinden yürürlüğe alanı ilan kararıyla birlikte, mevcut imar planları doğrultusunda verilmiş bulunan inşaat ruhsatlarının gözden geçirilmesi gerekir. İnşaat ruhsatı verilen parsel, sit alanı ilan kararıyla birlikte kesin yapılaşma yasağı kapsamında kalmışsa, yapılaşma faaliyeti hangi seviyede ise o noktada durdurulması gerekir. Şayet koruma tedbirlerinin uygulanabilmesi için yapının kesin kaldırılması gerekiyorsa, takas ya da kamulaştırma yoluyla mülkiyet hakkının sonlandırılması yoluna gidilecektir. İnşaat ruhsatı ve eklerine göre gerçekleştirilen inşaatın seviyesi su basmanı ve daha ileri bir aşamada ise, kesin yapılaşma yasağı bulunmayan bir parsel üzerinde ise devamına izin verilmelidir. Henüz inşaat seviyesi su basman seviyesinin altında ise, inşaat ruhsatı iptal alanı ilan kararıyla birlikte kesin inşaat yasağı getirilen parsellerin maliklerinin hazine arazisiyle ya da ilgili yerel yönetimlerin arazileriyle takas imkânları bulunmaktadır. İlgili yerel yönetimlerin mülkiyetinde bulunan arazilerle yapılacak takaslar bu idarelerin takdirlerine bırakılmıştır ve genellikle talep reddedilmektedir. Buna karşılık hazine arazileriyle yapılacak takaslarda idarenin talepleri kabul etmesi zorunludur. Kesin inşaat yasağı getirilmiş bulunan taşınmazların takas edilmesine ilişkin düzenlemede koruma amaçlı imar planı yapılması zorunluluğu, mülkiyet hakkına getirilen kısıtlamaların gereksiz uzaması sonucunu doğurmaktadır. Oysa sit alanı ilan kararıyla birlikte, ilgili koruma bölge kurulu esas itibariyle hangi parsellerin kesin inşaat yasağı kapsamında kalacağını bilecek durumdadır. Koruma bölge kurulundan alınacak bir kararla takasın yapılabilmesine imkân alanı ilan edilmesiyle birlikte, sit zemininde fiziki ve inşai müdahale bulunulması ancak izin alınmasıyla mümkündür. İzin alınmadan sit zemininde fiziki ve inşai müdahalede bulunulması durumunda, iki yıldan beş yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza söz konusu olacaktır. Sit alanlarında yapılacak fiziki ve inşai müdahaleler esas olarak koruma bölge kurulundan alınacak karar doğrultusunda yapılır. Ancak, koruma amaçlı imar planı bulunan alanlarda, koruma uygulama denetleme bürosu müdürlüğü kurulmuş bulunan belediyeler, tescilli eser bulunan parseller ve komşu parselleri dışında kalan parsellerde, koruma amaçlı imar planı hükümleri doğrultusunda fiziki ve inşai müdahaleye izin verebilecektir. Ayrıca, koruma amaçlı imar planı olmasa dahi, koruma uygulama denetleme bürosu müdürlüğü bulunan idareler, İmar Kanununun 21. maddesi kapsamında bulunan ve ruhsat gerektirmeyen basit tamirat ve tadilat işlerine izin verebilecektir. Bu koşullar oluşmadan, fiziki ve inşai müdahaleye izin veren idarelerin sorumlu personeli, müdahalede bulunan gerçek kişilerle beraber sorumlu ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunun 65. maddesinin b, c ve d bendlerinde yer alan hükümler genel olarak yerel yönetimler tarafından ihlal edilmektedir. İhlaller genel olarak üç farklı şekilde karşımıza çıkmaktadır. Koruma amaçlı imar planı bulunmayan ve koruma uygulama denetleme bürosu müdürlüğü kurulmamış olan yerlerde fiziki ve inşai faaliyet izni vermek, koruma amaçlı imar planı bulunan ancak, koruma uygulama denetleme bürosu müdürlüğü kurulmamış olan alanlarda fiziki ve inşai faaliyete izin vermek ve koruma uygulama denetleme bürosu müdürlüğü kurulmuş olmakla birlikte koruma amaçlı imar planı bulunmadan, tescilli ya da tescilli parsel komşuluğu dışında kalan parsellere ilişkin verilen fiziki ve inşai faaliyet izni, inşaat ruhsatları, açıkça Kanunun 65. maddesine aykırıdır ve sorumluların cezalandırılması alanı ilan edilen alanlarda, imar uygulamalarının sona erdiği, koruma tedbirleri ve bu tedbirlere uygun olan sınırlı kullanma izni verilmekte olduğu dikkatlerden kaçmaktadır. Oysa sit alanı ilan edilmesiyle birlikte, bu alanlarda düzenleme ve uygulamayı yönlendirmeye yönelik karar alma yetkisi koruma bölge kurullarına geçmektedir. Sit alanı ilan etme yetkisinin kötüye kullanılmasının önlenmesine yönelik olarak, sit alanı ilan kararına karşı kültür ve tabiat varlıklarını koruma yüksek kuruluna idari itiraz yolu getirilmesinin amacı budur. Hukuka uygun olarak alınmış bulunan sit alanı ilan kararı sonrasında, alana ilişkin düzenleme ve uygulamayı yönlendirme yetkisi koruma bölge kurullarına geçecektir. [1] Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü tarafından hazırlanan ve 1972 yılında katılımcılar tarafından imzalanan sözleşme, Türkiye tarafından 1982 yılında kabul edilmiştir.
Bu Makalede Neler Var? İçindekiler1 İmar Durumu Belgesi Nedir? İmar Çapı Nedir?2 İmar Durumu Belgesinde Hangi Bilgiler Yer Alır?3 İmar Durumu Belgesi Örneği/Örnek İmar Durum Belgesi4 İmar Durumu Belgesi Nereden Alınır? İmar Durumu Nereden Alınır?5 İmar Durumu Belgesi Nasıl Alınır? İmar Çapı Nereden Alınır?6 İmar Durumu Belgesi Dilekçe Örneği7 İmar Durum Belgesi İçin Gerekli Evraklar8 İmar Durumu Belgesi Kaç Günde Alınır?9 İdare İmar Durumu Belgesi Vermek Zorunda mı?10 İmar Durumu Belgesi Verilmesi İçin Gerekli Şartlar Nelerdir?11 İmar Durumu Belgesine İmar Çapına Dava Açılabilir mi?12 İmar Durumu Belgesine Dava Açma Süresi13 İmar Çapına Karşı Açılacak Davada İmar Planının İptali14 İmar Durumu Hatalı Düzenlenirse Hatalı İmar Çapından Kaynaklanan Zararİmar Durumu Belgesi Nedir? İmar Çapı Nedir?İmar durumu; yapı yapılmak istenilen taşınmazın imar planındaki kullanım amacı, yapı nizamı, binanın niteliği, kat adedi gibi yapılaşma koşullarına ilişkin bilgileri gösteren ve ruhsat vermeye yetkili idare tarafından düzenlenen bir belgedir. Bu belge; bir parselin; Kanun, uygulama imar planı, plan notlarını ve bu Yönetmelikte yer alan kullanım kararlarını ve yapılaşma şartlarını içeren, yapının inşa edileceği imar parselini sınır ve boyutlarıyla gösteren belgedir. Ruhsata esas teşkil edecek projelerin hazırlanması için ilgili idareden imar durumu belgesinin alınması durum belgesi bir imar parselinin gerek arsa gerekse yapılacak yapı bakımından boyutları, sınırı, imar planında gösterilen kullanım şekli ile binanın yapı nizamı, kat adedi gibi teknik şartlarını gösteren bir belge olup, yapılaşma aşamasında ruhsata eklenecek projelerin hazırlanmasına esas alınarak plana uygunluğu sağlayan uygulama sayılı İmar Kanununun 21. maddesinin 1. fıkrasında, bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26. maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden yapı ruhsatiyesi alınmasının mecburi olduğu, aynı Kanunun de belediyeye yapılacak müracaatta dilekçeye tapu, mimari proje, statik proje, elektrik ve tesisat projeleri resim ve hesapları, röperli veya yoksa ebatlı kroki eklenmesi gerektiği durum belgeleri taşınmazların imar planındaki konumu ve yapılaşma koşullarını ilgili Yönetmeliğine göre göstererek plan hakkında bilgi veren, yapılaşma aşamasında ruhsata eklenecek projelerin hazırlanmasına esas alınarak plana uygunluğu sağlayan uygulama durum belgesi, bir imar parselinin gerek arsa gerekse yapılacak yapı bakımından boyutları, sınırı, imar planında gösterilen kullanım şekli ile binanın yapı nizamı, kat adedi gibi teknik şartlarını gösteren bir belge olup, yapılaşma aşamasında ruhsata eklenecek projelerin hazırlanmasına esas alınarak plana uygunluğu sağlayan uygulama işlemidir. İmar durum belgesi ruhsat başvurusu yapılmadan önce alınan ve ruhsat başvurusu yapılırken, başvuruya eklenecek belgelerden biri olduğundan, imar durum belgesi talep edilmesi tek başına ruhsat başvurusu anlamına Durumu Belgesinde Hangi Bilgiler Yer Alır?İmar durumu belgesinde parselin imar planına göre durumu, yapılaşma koşulları gibi bilgiler yer alır. Öncelikle parselin imar planına göre ne tür bir kullanıma örneğin konut, ticaret, sanayi vb. konu yapı yapılabileceğine dair bilgiler yer alır. Ayrıca parselde inşaat yapılması için terk veya parselasyon yapılması gerekiyor ise buna dair bilgiler tevhid ve ifraz şartları yer parseldeki yapılaşma koşulları KAKS ve TAKS değerleri, çekme mesafeleri, bahçe mesafeleri, ne kadar yükseklikte bir yapı yapılabileceği gibi ifadeler yer alır. İmar planlarında yapılaşma koşulları hakkında şu yazımıza bakabilirsiniz İmar Planlarında Yapılaşma Koşullarıİmar durumu belgelerinde, ruhsat eki projelere esas olmak üzere onaylı imar planındaki o parseli ilgilendiren; yapı nizamı, kullanım kararı, ön-yan-arka bahçe yaklaşma mesafeleri, yapı yüksekliği, TAKS, KAKS emsal, kütle ölçüleri ve benzeri kriterler eksiksiz bir biçimde esas teşkil edecek projelerin hazırlanması için ilgili idareden imar durumu belgesinin alınması gerekir. İmar durum belgeleri, tereddüde mahal bırakmayacak biçimde ve netlikte çizim tekniğine uygun olarak düzenlenir. Bu belgenin düzenlenmesinde ortaya çıkabilecek hatalar, tek başına dava konusu olabileceği gibi işlemin iptaline de neden Durumu Belgesi Örneği/Örnek İmar Durum Belgesiİmar durumu belgesi/imar çapı örneğine aşağıda yer verilmiştir. İmar durumu belgesinin PDF hali için şu linke tıklayınız İmar Durumu Belgesi Durumu Belgesi Örneğiİmar Durumu Belgesi Nereden Alınır? İmar Durumu Nereden Alınır?İmar durum belgesi, bir parselin; Kanun, uygulama imar planı, plan notlarını ve bu Yönetmelikte yer alan kullanım kararlarını ve yapılaşma şartlarını içeren, yapının inşa edileceği imar parselini sınır ve boyutlarıyla gösteren belgeyi ifade eder. İmar durumu belgesi belediyeden veya il özel idaresinden alınır. Bu birimlerin imar müdürlüklerine başvuru yapılması Durumu Belgesi Nasıl Alınır? İmar Çapı Nereden Alınır?Yeni inşaat, ilave ve esaslı tadilat yapmak üzere parsele ait imar durum belgesi, yol kotu tutanağı, kanal kotu tutanağı ve uygulama imar planına esas onaylı jeolojik ve jeoteknik etüt raporunun parselin bulunduğu alana esas bölümünü almak için; yapı sahipleri veya vekilleri başvuru dilekçelerine aplikasyon krokisini ve tapu kayıt örneği veya istisnaî hâllerde tapu kayıt örneği yerine geçen belgeleri ekleyerek ilgili idareye müracaat ederler. Bunun için aşağıdaki dilekçe örneği Durumu Belgesi Dilekçe Örneğiİmar durumu/imar çapı belgesi almak için aşağıdaki dilekçe kullanılabilir.……………….BELEDİYE BAŞKANLIĞI İMAR VE ŞEHİRCİLİK MÜDÜRLÜĞÜNE… ilçesi, … mahallesi, … pafta, … ada, … parselde kayıtlı taşınmazın malikiyim. Parselime ait imar durumu belgesinin hazırlanarak tarafıma verilmesi için gereğini arz ederim. ……/……./…. Mal Sahibi Adı Soyadı …… imza Kimlik No …… Adres …… Telefon …… Eki Tapu örneği Vekil ise Vekaletname örneği Varis ise Veraset ilamıİmar Durum Belgesi İçin Gerekli EvraklarPlanlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 55. maddesine göre; yapı sahipleri veya vekilleri başvuru dilekçelerine aplikasyon krokisini ve tapu kayıt örneği veya istisnaî hâllerde tapu kayıt örneği yerine geçen belgeleri ekleyerek ilgili idareye müracaat imar durumu belgesi/imar çapı almak için gerekli evraklar; 1 aplikasyon krokisi 2 tapu kayıt örneği veya istisnaî hâllerde tapu kayıt örneği yerine geçen tapu kayıt örneği yerine geçen belgeler, 24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun haricinde, özel kanunlara göre tahsis yapılmış olmakla beraber henüz tapu siciline malik adına mülkiyet olarak kaydedilmemiş olan gayrimenkuller için özel kanunlarda mülkiyet belgesi yerine geçeceği hükme bağlanmış olmak kaydı ile; a İlgili kamu kuruluşlarınca verilmiş olan tahsis belgesi, b Mülkiyete dair kesinleşmiş mahkeme kararı, c Bu mahkeme kararına dayalı olarak yetkili makamlarca verilen belge, ç Kesinleşmiş kamulaştırma Durumu Belgesi Kaç Günde Alınır?Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 55. maddesine göre; ilgili idare başvuru tarihinden itibaren imar durum belgesini ve bu belge ile birlikte; onaylı jeolojik ve jeoteknik etüt raporunun bir örneğini, yol kotu tutanağını ya da kot kesit belgesini, ilgili idarelerce gerekli görülen hallerde istikamet rölevesini ayrıca bir başvuruya gerek olmaksızın en geç iki iş günü içinde verir. Yani imar durumu belgesi başvuru tarihinden itibaren iki iş günü içinde İmar Durumu Belgesi Vermek Zorunda mı?Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 55. maddesine göre; ilgili idare başvuru tarihinden itibaren imar durum belgesini ve bu belge ile birlikte; onaylı jeolojik ve jeoteknik etüt raporunun bir örneğini, yol kotu tutanağını ya da kot kesit belgesini, ilgili idarelerce gerekli görülen hallerde istikamet rölevesini ayrıca bir başvuruya gerek olmaksızın en geç iki iş günü; kanal kotu tutanağını en geç beş iş günü içinde belgelerin bu süreler içinde verilmemesi halinde gerekçesinin, başvuru sahibine aynı süreler içinde yazılı olarak bildirilmesi Durumu Belgesi Verilmesi İçin Gerekli Şartlar Nelerdir?Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 55. maddesine göre ilgili idare başvuru tarihinden itibaren imar durum belgesinin bir örneğini en geç iki iş günü içinde verir. İmar durumu belgesi düzenlemesinde bazı şartların gerçekleşmiş olması ve bu şartlara uyulması gerekir. Bu şartların gerçekleşmediği durumlarda imar durumu belgesinin verilmemesi hukuka aykırılık teşkil etmeyecektir. Bu nedenle gerekli koşullar gerçekleştiği halde imar durumu belgesinin verilmemesi, mevzuata aykırılık teşkil Genel Olarak İmar Durumu Belgesinin İmar Planına ve İmar Mevzuatına Uygunluk Şartıİmar durumu belgesinin imar planına ve imar mevzuatına uygun olması gerekmektedir. Belediyeler ve ruhsat vermeye yetkili diğer idareleri de, verdikleri ruhsatların ve ruhsata esas diğer belgelerin imar planına, imar mevzuatına uygun olup olmadığını ve ruhsat verilecek taşınmazın kendi yetki alanlarında bulunup bulunmadığını denetlemekle uygulama imar planının iptal davasına konu edilmesi, bu plana dayanılarak imar durumu verilmesine engel teşkil etmez. Fakat imar planı yargı kararıyla iptal edilmiş ise yeni plan yürürlüğe girinceye kadar imar durumu belgesi verilmemesi, mevzuata aykırılık teşkil sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 79. maddesine göre, belediyeler ve belediyelere bağlı müesseselerden istenecek her türlü kayıt suretleriyle taşınmazlarla ilgili harita plan ve krokilerin suretleri, kayıt ve suret harcına tabidir. Bu nedenle, belediye tarafından verilecek plan örneği ya da imar durumu belgeleri kayıt ve suret harcına tabidir. Harçla ilgili meseleler için imar harçlarıyla ilgili uyuşmazlıklar kısmına Üst Ölçekli Planı Değiştirilmiş Alanlarda İmar Planına Uygunluk3194 sayılı İmar Kanunu’nun 8. maddesinin 1. fıkrasına tarihli ve 6495 sayılı Kanun’la eklenen d bendine göre alt kademe planların, üst kademe planların kesinleştiği tarihten itibaren en geç bir yıl içinde ilgili idarece üst kademe planlara uygun hale getirilmesi zorunludur. Aksi halde, üst kademe planları onaylayan kurum ve kuruluşlar alt kademe planları en geç altı ay içinde uygun hale getirir ve resen onaylar. Bu süre içinde ruhsat işlemleri, yürürlükte olan uygulama imar planına göre Alanlar İmar Yönetmeliğinin 5. maddesinin 2. fıkrasına göre alt kademe planların, üst kademe planların kesinleştiği tarihten itibaren en geç bir yıl içinde ilgili idarece üst kademe planlara uygun hale getirilmesi zorunludur. Aksi halde, üst kademe planları onaylayan kurum ve kuruluşlar, alt kademe planları en geç altı ay içinde üst kademe planlara uygun hale getirir ve resen onaylar. Alt kademe planlarla üst kademe planlar arasındaki uyumsuzluğun giderilmesine ilişkin on sekiz aylık süre içindeki yeni yapı ruhsatı başvuruları, yürürlükte olan uygulama imar planına göre sonuçlandırılır. Bu sürenin dolduğu tarihe kadar alt kademe planlar ile üst kademe planlar birbirleriyle uyumlu hale getirilmemişse, planlar birbiriyle uyumlu hale getirilinceye kadar bu alanlarda yeni yapı ruhsatı düzenlenmez. Mahkemelerce yürürlüğü durdurulan planlarda yürürlüğün durdurulduğu süre bu sürelere ilave İmar Durumu Belgesi Verilmesi İçin İmar Planı Zorunluluğu ve İmar Parseline Dönüşme Şartıİmar parseli; uygulama imar planı kapsamındaki imar adaları içerisindeki kadastro parsellerinin İmar Kanunu, imar planı ve yönetmelik esaslarına göre düzenlenmiş Alanlar İmar Yönetmeliğinin 5. maddesinin 1. fıkrasına göre uygulama imar planı olmayan veya mülkiyeti sorunlu olan alanlarda yapı ruhsatı maddeye göre bir parselin bulunduğu imar adasına ait parselasyon planı yapılıp belediye encümenince kabul edilip tapuya tescil edilmeden o adadaki herhangi bir parsele yapı ruhsatı verilemez. Aynı Yönetmeliğin 8. maddesine göre ise parselasyon planına göre müstakil yapı yapılmasına müsait tapuya tescilli imar parseli oluşması ve mülkiyet değişikliği olmaması halinde; yapılaşma için, parselasyon planının tamamının tapuya tescil şartı taşınmazın imar parseline dönüşmesi için taşınmazın uygulama imar planı kapsamında olması ve parselasyon ya da ifraz-tevhit gibi yöntemlerle kadastro parselinin imar parseline dönüştürülmesi gerekir. İmar parseline dönüşme şart sadece imar planı bulunan alanlar içindir. Planı bulunmayan alanlarda Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğine göre imar parseline dönüşme şartı aranmadan ruhsat Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 3. maddesinde uygulama imar planının, bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları, uygulama etaplarını ve esaslarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren raporuyla bir bütün olan plan olduğu tanımlanmıştır. Bu hükümden de anlaşıldığı gibi bir bölgenin yapı yoğunluğunu, düzenini ve esaslarını imar planı düzenlemekte ve bu plana uygun olarak ve uygulanması yolunda yapı ruhsatı alınarak inşaat yapılması gerekmektedir. Bu nedenle imar parseli oluşturulmadan ruhsat verilmesi imar mevzuatına aykırıdır. Danıştay 6. Dairesi de tarihli ve E2005/4453, K2007/6360 sayılı kararında henüz imar planı bulunmayan alanda ruhsat verilmemesinde hukuka aykırılık belediye encümeninin de “imar parseline dönüşüm sağlanmadan kadastro parseli üzerinden inşaat ruhsatı verilebileceğine” ilişkin kararları da hukuka aykırıdır. Danıştay 6. Dairesi, E1988/341, K1989/505 kararında; şuyulandırma yapılarak henüz imar parseli haline dönüşmeyen yere inşaat ruhsatı verilmesinin yerinde olmadığına karar vermiştir. Karara göre, 3194 sayılı Yasanın ruhsat alma şartlarını düzenleyen yapı ruhsatı almak için belediyelere bir dilekçe ile müracaat edileceği ve bu dilekçeye tapunun istisnai hallerde tapu senedi yerine geçecek belgenin ekleneceği kurala bağlanmıştır. Hal böyle olunca, henüz şuyulandırma yapılmadığı ve mülkiyet konusu halledilmediğine göre, maliki kesin belli olmayan taşınmaz için zira inşaat ruhsatı alan kişinin taşınmazı yukarıda izah edildiği üzere imar parseli değildir ruhsat verilmesi yasal düzenlemeye aykırıdır. Bu alana ancak imar parseli haline getirildikten yani şuyulandırıldıktan sonraki durumu gösterecek şekilde düzenlenecek tapunun ibrazı halinde ruhsat verilebilir. Bu durumda, imar parseli niteliğini taşımayan taşınmaz için şuyulandırılmadan inşaat ruhsatı verilebileceği yolundaki encümen kararında ve buna dayanılarak inşaat ruhsatı düzenlenmesinde yukarıda belirlenen yasal düzenlemelere uyarlık bulunmadığından, İdare Mahkemesince aksine karar verilmesinde isabet Parselasyon İşlemleri Davalı Alanlarda İmar Durumu Belgesi ve Ruhsat VerilmesiPlanlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin parsellerde yapılanma şartlarını düzenleyen 8. maddesine göre Parselasyon planına göre müstakil yapı yapılmasına müsait tapuya tescilli imar parseli oluşması ve mülkiyet değişikliği olmaması halinde; yapılaşma için, parselasyon planının tamamının tapuya tescil şartı beklenmez. Bu nedenle, dava ve benzeri nedenlerle tamamı tapuya tescil edilmeyen parselasyon planına göre tapuya tescil edilen bir imar parselinde ruhsat verilebilmesi Alt Yapı Hizmetlerinin Götürülmüş OlmasıPlanlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 5. maddesine göre gelişme alanları ile kentsel dönüşüm ve gelişim alanları hariç, yerleşme alanlarında yapı ruhsatı düzenlenebilmesi için yol, su, kanalizasyon, elektrik gibi teknik altyapı hizmetlerinin götürülmüş olması şarttır. İlgili kurum ve kuruluşların, yerleşme alanlarında teknik altyapının götürülmesiyle ilgili gerekleri ivedilikle yerine getirmesi zorunludur. Bu nedenle ruhsata esas olmak üzere imar durumu belgesi verilmesinde bu hususun da dikkate alınması Yola Cephesi Olmayan Parsellerde İmar Durumu Belgesinin VerilmesiPlanlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 5. maddesine göre yola cephesi olmayan parsellere yapı ruhsatı düzenlenemez. Kanunun 18 inci maddesinin uygulanamadığı hallerde yola cephesi bulunan parsellerden herhangi biri ile tevhit edilmesi mecburidir. Ancak, bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce; mevcut planlarla oluşmuş, bitişik boş parseli bulunmayan, fiili teşekkül sebebiyle yola cephesi sağlanamayan parsellere; komşu parsellerden süresiz geçiş hakkı alınmış ve bu konuda tapu kayıtlarına şerh konulmuş olmak kaydıyla yapı ruhsatı Kayıt ve Suret Harcının Ödenmiş Olması2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 79. maddesine göre, belediyeler ve belediyelere bağlı müesseselerden istenecek her türlü kayıt suretleriyle taşınmazlarla ilgili harita plan ve krokilerin suretleri, kayıt ve suret harcına tabidir. İmar durumu belgesinin verilebilmesi için de kayıt ve suret harcının ödenmiş olması gerekir. Bu konuda şu yazımıza bakabilirsiniz Kayıt ve Suret Harcı Nedir? Nasıl Hesaplanır?İmar Durumu Belgesine İmar Çapına Dava Açılabilir mi?İmar durumu verilmesi, kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem niteliğinde olduğu için tek başına iptal davasına konu olabilir. Üstelik imar durumu belgesi, hem belgenin verilmemesi, hem de imar planına aykırı olması yönünden dava konusu 6. Dairesi, E1994/1769, K1994/4207 sayılı kararında; imar çapının, kesin ve yürütülmesi gerekli bir işlem olduğundan idari davaya konu olabileceğine karar vermiştir. İdarece tesis edilmiş bir işlemin idari davaya konu olabilmesi için kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte bulunması ve hukuksal durumun oluşmasında da etkili olması gereklidir. Danıştay’a göre; imar çapı imar planlarının ve ilgili yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına yönelik bir idari işlem olup, bu tür bir işlemin kesin ve yürütülmesi zorunlu, sonuç doğurucu, hukuki durum yaratıcı bir işlem niteliğinde olduğu açıktır. İmar Durumu Belgesine Dava Açma Süresiİmar durum belgeleri taşınmazların imar planındaki konumu ve yapılaşma koşullarını ilgili Yönetmeliğine göre göstererek plan hakkında bilgi veren, yapılaşma aşamasında ruhsata eklenecek projelerin hazırlanmasına esas alınarak plana uygunluğu sağlayan uygulama işlemleridir. İmar durumu belgelerine karşı, veriliş veya tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içinde dava açılması 6. Dairesi, E 2001/6627, K 2003/20 sayılı kararında “Düzenleyici işlem niteliğindeki imar planlarına karşı askı süresi içinde itiraz edilmiş fakat süresi içinde dava açılmamış olsa dahi, imar planının uygulanmasına yönelik işlem nedeniyle dayanağı olan imar planının iptali istemiyle 2577 sayılı Yasanın 7. maddesine belirtilen süre içerisinde dava açılabileceğine karar göre “Dava, davacılara ait taşınmazı da kapsamına alan bölgeye ilişkin 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarının ve uygulama işlemi niteliğindeki günlü imar durumu belgesinin iptali istemiyle açılmıştır. Dosyanın incelenmesinden, dava konusu onay tarihli imar planlarında taşınmazın belediye hizmet alanında kaldığını belirten günlü ve aynı tarihte tebliğ edilen imar durumu ve dayanağı imar planlarının iptali istemiyle gününde açılan davada süreaşımı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, imar planlarıyla bu planların uygulanması niteliğindeki imar durumu belgesi hakkında inceleme yapılarak yeniden karar verilmesi gerekmektedir.”İmar Çapına Karşı Açılacak Davada İmar Planının İptali2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağını, ancak bu işlemlerin uygulaması üzerine ilgililerin düzenleyici işlemin veya uygulama işlemi yada her ikisi aleyhine birden dava açılabileceğini hükme bağlamıştır. İmar durumu verilmesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesinin 4. fıkrası bağlamında imar planlarının uygulama işlemi niteliğindedir. Bu nedenle, imar durumunun iptali için süresi içinde açılan iptal davalarında imar planlarının da iptali 6. Dairesi, E1993/993, K1993/5374 sayılı kararında imar durumunun istenilmesine ilişkin işleme karşı verilen cevap imar planının bir uygulaması olduğundan bu cevaptan itibaren 60 gün içerisinde plana karşı dava açılabileceğine karar vermiştir. Danıştay’a göre, 3194 sayılı Yasanın ile yapı ruhsatı almak için yasanın verilmesini zorunlu kıldığı belgeler üzerine yapı yapılmak istenilen taşınmazın imar planında gösterilen tahsis şekli, yapı nizamı, binanın niteliği, kat adedi gibi bilgiler olmaksızın düzenlemeyeceğine göre başvuru üzerine idarece verilen imar durumu belgesinin düzenleyici işlem olan imar planının uygulanması niteliğinde olduğunu kabul etmek zorunludur. Bu durumda, belediyece başvuru üzerine verilen imar durumu belgesi nedeniyle altmış günlük dava açma süresi içerisinde işlemin dayanağını oluşturan imar planı değişikliği işlemine karşı açılan davanın sözü edilen yasal düzenlemeler nedeniyle esasının incelenmesi Durumu Hatalı Düzenlenirse Hatalı İmar Çapından Kaynaklanan ZararMevzuata ve imar planına aykırı olarak düzenlenen imar durumu belgesi nedeni ile bir zarar doğar ise bu zararın idarece tazmin edilmesi gerekir. Örneğin imar durumu belgesi alındıktan ve ruhsata esas projeler hazırlandıktan sonra, imar durumunun plana aykırı olduğu anlaşılırsa, projelerin yapılması nedeni ile ortaya çıkan zararın idarece ödenmesi 6. Dairesi, E1988/2713, K1990/704 sayılı kararında, belediye imar durumu düzenlerken taşınmazın yetki sahasında olup olmadığını yapı yapılabilecek durumda bulunup bulunmadığını araştırmak zorunda olduğundan, yapı yapılması mümkün olmadığı sonradan anlaşılan taşınmaz için imar durumu verilmesi nedeniyle doğan zararın idarece tazmini gerektiğine karar Durumu Belgesi Nedir? Nereden ve Nasıl Alınır? Post Views
İmar durum belgesi başvurusu yapabilmek için belediyeye dilekçe ile başvuru yapılmalıdır. Başvuru hakkı, arsa sahibine ve onun yetkili kıldığı kimseye aittir. Başvuru için tapu kaydı da 14, 2021İçindekiler1 Imar durumu için ne gerekir?2 Imar durum belgesini kim alabilir?3 Resmi imar durumu nereden alınır?4 Imar durumu ücretli mi?5 Imar durum belgesi nasıl hazırlanır?6 Tarlaya imar izni nasıl alınır 2021?7 Imar durumu belgesi ne işe yarar?8 Belediyeden imar izni nasıl alınır?Imar durumu için ne gerekir?imar durumu almak için gerekli belgeler Haberi İmar durumu belgesi almak için belediyeye bir dilekçe ile başvurulabiliyor. Başvuru sırasında tapu aslı, Çap aslı, vekil varsa vekaletname gerekli oluyor. Ancak bu belgeler ile arsa sahipleri imar durumunu alabiliyor. Bazı arsaların imar durumları kamuya durum belgesini kim alabilir?İmar durumu belgesi, bir dilekçe ile belediyeye müracaat edilerek alınabiliyor. Bazı arsaların imar durumları kamuya açılamıyor. Bu nedenle belediyeye gayrimenkul sahibi ile gidilmesi imar durumu nereden alınır?İmar durumu belgesi belediyeden veya il özel idaresinden alınır. Bu birimlerin imar müdürlüklerine başvuru yapılması durumu ücretli mi?Dilekçe ve evraklar hazırlandıktan sonra imar durum belgesi harcı ödenir. Bu harç her sene yenilenir ve o sene bulunan harcı öğrenmekte fayda var. 2021 için bu ücret 66 Türk durum belgesi nasıl hazırlanır?İmar durum örneği alabilmek için belediyelere kayıt ve suret harcı ödemesi yapılması gerekir. İmar durum belgesi harcı, arsanın büyüklüğüne göre artmaktadır. 2021 yılı Alanya Belediyesi Harç ve Ücretler Tarifesi'ne göre 1000 metrekareye kadar olan arsalarda 450,00TL+ imar izni nasıl alınır 2021?Tarım arazilerinin imara açılabilmesi için ise öncelikle tarla arsa cins değişikliği işleminin yapılması gerekmektedir. Tarla arsa cins değişikliği için tarlanın; 1/1000 Ölçekli imar planı içinde kalması, Yapılaşmaya açık bir fonksiyona sahip olması durumu belgesi ne işe yarar?Arsanız üzerinde yapabileceğiniz binanın kat yüksekliğini, çekme mesafelerini, yapının niteliğini gösteren imar durum belgesini inşaat yapabilmek için almanız resmi zorunluluktur. İmar durum belgesi alınmadan inşaat ruhsatı imar izni nasıl alınır?İmar durumunu almak için gerekenler Söz konusu gayrimenkul hangi belediyenin sınırları içinde yer alıyorsa, imar durumu da o belediyeden alınabilmektedir. Peki, imar durum belgesi nasıl alınır? İmar durum belgesi için yetkili belediyeye bir dilekçe yazarak, gerekli olan evraklar teslim edilmelidir.
Arsa yatırımı yapmak ve yeni bir arsa satın almak isteyen kişilerin en çok dikkat etmeleri gereken konuların başında imar durumu yer almaktadır. Arsanın imar durumu direkt olarak değerini etkilerken aynı zamanda gelecekteki değerini de etkiliyor. Peki, arsa imar durumu sorgulama nereden, nasıl yapılır? Arsa almak isteyen kişilerin en dikkat etmeleri gereken konuların başında imar durumu gelmektedir. Günümüzde uzun vadeli yatırım yapmak isteyen kişilerin en çok tercih ettikleri yatırım türlerinin başında arsa yatırımı yer almakta olup imar durumu da arsanın değerini belirleyen en önemli kriterler arasında yer almaktadır. ARSA İMAR DURUMU ONLİNE SORGULAMA Arsa imar durumu sorgulama belediyelerin internet siteleri üzerinden yapılabilmektedir. Bu nedenle arsanın adrese bağlı olduğu belediyenin internet sitesine giriş yaparak sorgulama yapılması gerekmektedir. Örneğin Ankara Çankaya Belediyesi sınırları içerisinde yer alan bir arsanın imar durumu sorgulaması e-imar internet sitesi üzerinden yapılmaktadır. Burada yer alan imar durumu sorgulama butonunu tıkladığınız anda sizden istenen mahalle, sokak, kapı no ve ada parsel numaralarını girerek sorgulama yapabilirsiniz. Arsa parsel sorgulama uygulaması için TIKLAYINIZ... Alınan arsanın imar durumu kullanılma amacını belirlediği için özellikle de ev yapmak için arsa almak isteyen kişilerin dikkat etmesi gerekmektedir. İmar durumu belgesi ile bu sorgulama da yapılabilmekte olup bu belge sadece arsanın bağlı olduğu ilçe belediyesi tarafından alınmaktadır.
imar durumu özel kullanım arsa alınır mi