in testeftihu fekad caekumul fethu

85Summe entum hâulâi taktulûne enfusekum ve tuhricûne ferîkan minkummin diyârihim, tezâharûne aleyhim bil ismi vel udvân(udvâni), ve in ye’tûkum usârâ tufâdûhum ve huve muharremun aleykum ihrâcuhum e fe tu’minûne bi ba’dil kitâbive tekfurûne bi ba’d(ba’dın), fe mâ cezâu men yef’alu zâlike minkum illâ hızyun fîl hayâtid dunyâ, ve yevmel kıyâmeti Enfal Suresinin Türkçe (Latince) Okunuşu. 1.Yes’elûneke anil enfâl (enfâli), kulil enfâlu lillâhi ver resûl (resûli), fettekullâhe ve aslihû zâte beynikum ve etîûllâhe ve resûlehû in kuntum mu’minîn (mu’minîne). 2.İnnemâl mu’minûnellezîne izâ zukirallâhu vecilet kulûbuhum ve izâ tuliyet aleyhim âyâtuhu Eski eşimin beni aramasını istiyorum. 13 Mart 2013 ayetelkursi Aşk Duaları 2 comments. 1 defa okuyun günde 7 gün boyunca deneyin. Bismillahirrahmanirrahim. İza zülziletil ardu zilzaleha. Ve ahrecetil ardu eskaleha. Ve kalel insanü ma leha. Yevme izin tühaddisü ahbaraha. Bi enne rabbeke evha leha. 19 İn testeftihu fekad caekumul feth ve in tentehu fe huve hayrul lekum ve in teudu neud ve len tuğniye ankum fietukum şey’ev ve lev kesurat ve ennellahe meal mu’minîn 20. Ya eyyuhellezîne amenu etîy’ullahe ve rasulehu vela tevellev anhu ve entum tesmeun 21. Ve la tekunu kellezîne kalu semî’na ve hum la yesmeun 22. Lgsgirecek butun ogrenciler icin ve oglum icin hayirlisi ile bu zor sinavda rabbim yardimcisi olsun kalemleri yanlis şıkka gitmesin mubarek ramazan Site De Tchat Rencontre Gratuit Sans Inscription. fettah" isminin zikri, insanda açılımlar yapar! hem zahîri problemlerin çözümlenmesi yönünden, hem de "batin" kapanıklıkların açılması her türlü maddi ve manevi sorunlardan kurtarmak için kapıları hikmetle açan hayattlarında tecellisini bir yönüyle, belki de sıkça müşahede ettiklerine kani olduğum ve düşşündükçe rahmetin üstümüze nasıl yağdığını farkettiğimiz bu ismi şerif rahmet ve rızık kapılarını açan; zorlukları kolaylaştıran hidayetiyle kalplere iman ve marifet kapılarını açan gibi anlamlara kapalı olan şey bilinmeyeni açmak manasınadır açmak ise sadece maddi planda olmak zorunda değilldir. manevi planda da allah cc açması sayesinde çeşitli açılımlar vuku bulurher güç işin önünü açıp kolaylık ve fetih veren, gerçek ilim kapılarını yarattıklarının yararına açan, onlara her türlü ilim ve feyiz alma imkanı sağlayan allah demektir. bu esmayı maddi manevi tıkanıp çaresiz kalanlara, işlerinin önü açılmayıp hep sekteye uğrayanlara çok büyük yararı vardır. fettah esması ism-i azam sırrı taşır. son mehdi'de bu esma ism-i azam olarak açığa çıkar. kutsi havarileri bile bu esma bereketiyle dünyanın dört bir yanına açılıp fetih bulurlar. sufizm dünyasında yıllarca esma yaptığı halde bir sırra vukuf olmayan müritler bu adla allahı zikrederlerse kısa zamanda acaip sırlara vukuf olmaya başlarlar. garip sırların perdeleri yavaş yavaş kendilerine açılmaya başlar. fettah esması; çok geniş dairede fetih getiren, engelleri kaldıran, büyüleyici özelliği olan kerametli bir esmadır. bu isme mazhar olanların önlerindeki engeller neyse, allah tarafından ortadan kaldırılır. bilim insanları, talebeler, sufizm yolunda bulunan salikler; işleri maddi manevi sekteye uğrayanlar fettah adından yararlanabilirler. adın tecellisi altında terbiye olanlara hiçbir şey güç gelmez. binlerce işi, hiç yorulmadan, çok büyük bir keyifle yapabilme becerisini bu esma açığa çıkarmaktadır. fettah esması yalnızca maddi sıkıntıları ortadan kaldıran bir isim değildir. rüya perdelerini, yakaza perdelerini, gönül gözü perdelerini de ortadan kaldırıp açan çok dairede fetih yapan büyülü bir ism-i azam esmasıdır. bu esmayı çalışanlar kısa sürede esmanın yararlarına tanık olurlar. "inna fetehna leke fethan mübina" ayetini zikredenlerde olaganüstü sırlar açığa çıkmaya başlar. bütün kapalı kapılar birer birer açılır. rüya ve yakaza alemlerinde sırlar açığa çıkar. engel olan şey neyse -başarı, evlilik, rızk, hastalık, huzursuzluk, düşmanlıklar- yavaş yavaş ortadan kalkıp güzel bir ufka gelir. bu ismin özellikle çok zeki fıtratlı öğrencilere büyük yararları vardır. kendi sahalarında olağanüstü açılım ve dönüşüm yaşamakta çok başarılı projelere imza atmakta bu ismin tecellisi önemli rol oynar. ilahi alemlerin ve kapalı kapıların açılmasınada sabır gerekir. fettah adı azametli bir addır. bu adın ışın tecellisi altında olan kimse kendi nefsini muhasebe edecek kudrete getirilir. devam edenler, allah'a yakınlaşma sırrını kavrarlar. “rahmet ve rızık kapılarını açan.”“zorlukları kolaylaştıran.” “hidayetiyle kalplere iman ve marifet kapılarını açan.” el-fettâh, kulların, her türlü güçlük ve sıkıntılarını açan ve kolaylaştıran manasına gelir. faydalı ilimlere karşı insanların kalbini açarak, onların islerini kolaylaştıran, bütün zorluklarını ortadan kaldıran yüce allah'tır. her işinde üstün gelen o'dur. insanların hayatlarında tecellisini bir yönüyle, belki de sıkça müşahede ettiklerine kani olduğum ve düşündükçe rahmetin üstümüze nasıl yağdığını fark ettiğimiz bu ism-i şerîf, “rahmet ve rızık kapılarını açan; zorlukları kolaylaştıran; hidayetiyle kalplere iman ve marifet kapılarını açan” gibi anlamlara geliyor."fettâh" kelimesi, feth'ten gelmektedir. feth ise, "kapalı olan şey'i açmak" mânasınadır. kapalı bir şey'i açmak a. maddî olur; bir kapıyı, bir kilidi açmak gibi. b. mânevî olur; kalbden tasaları, kederleri atıp gönlü açmak gibi. bitkilerin çiçek açması, tohum ve çekirdeklerin sünbül vermesi, rızık ve rahmet kapılarının açılması hep fettâh ism-i şerifinin tecellîsindendir.“feth, kapalı olan şeyi açmak manasınadır” demiştik. açmak ise sadece maddi planda olmak zorunda değildir. manevi planda da allah'ın açması sayesinde çeşitli açılımlar vuku kelime manası “açan” ise de ıstılah manası “taraflar arasında hüküm veren, birisine yardım edip zafere ulaştıran, ganimet kapılarını açan” demektir. hiçbir sorununuz olmadığı halde, kalbinizin sıkıldığını, evinizi bir hapishane gibi hissettiğiniz, sanki dünyanın tüm yükü sizin omuzlarınızdaymış da ruhunuzun boğulduğunu, adeta her şeyin üzerinize, üzerinize doğru geldiğini hissettiğiniz olmuş mudur? olmuşsa “ya el- fettâh!” diye rabbinize sığının! çünkü allah, gönüllere ferahlık verendir. o'ndan başka sizi o tanımlayamadığınız sıkıntıdan kurtarabilecek kimse da biriyle bir konuda tartışmaya girdiniz. ihtilaf, o kadar derin ve kapsamlı ki, durdunuz ve sustunuz. sonra kendi kendinize şöyle dediniz. “acaba doğru olan hangimiz?” elbette en doğrusunu allah bilir. doğruları enlemesine boylamasına her şeyi bilendir. o, haklı olanları destekleyendir. şahid, kadir, âlim, hâkim, adil olan allah, doğruları desteklediği gibi onlara yol açandır da…çocuk ana rahminde iken çocuğa rızık kapısını açan, çocuk dünyaya gelince bir kapıyı kapayınca annenin göğüslerinden iki kapıyı açan. göğüslerdeki iki kapı kapanınca acı-tatlı, yaş-kuru yiyeceklerden dört kapıyı açandır. gönüllere iman kapısını açan, imanlı mücahitlere ülkelerin kapılarını açan. gözlerini açan, hüznümüzü, kederimizi giderip sevinç kapılarını açan. bereket kapılarını açan a'raf 96 çekirdeklere çiçek açtıran, tomurcuk gülleri güldürüp, açan “el-el-fettâh”a iman edenler gönül kapılarını herkese açarlar. varlık kapılarını ihtiyaç sahiplerine açarlar. gözlerini her türlü madrabazlıklarını ortaya çıkarıp insanların gözlerini açarlar. altı milyar insanın imana giden yoldaki engelleri açarlar. allah ile kulu arasındaki engelleri civciv, yumurta kabuğunu onca aczine rağmen kırıp, dünyaya kapıları açmakla bize “fettâh” isminin tecellisi hususunda hal diliyle bir fikir beyan edebilir. basit ve zahirde tek olan bir maddeyi açarak onca değişik suret ve şekilde, tam bir intizamda insanlar halk etmek, aynı şekilde bitkileri, hayvanları varlık alemine çıkarmak şüphesiz ki sonsuz kudret sahibi bir sanatkarın eseridir.“canlılar alemine bu nazarla bakabilsek ve onları, dünkü planların canlanmış ve büyümüş halleri olarak değerlendirebilirsek, fettâh isminin sonsuz tecellilerini bir derece görür ve hayran oluruz” toprak da rahmet yağmur vasıtasıyla ile zemin hazinesini biz insanlara açar. işte canlılar bu haliyle kendi varlıklarındaki mahzenleri, hazineleri ve depoları bir hikmet eliyle vaktinde açarlar. ve bütün bunlar, yerli yerinde -insanlardan belki de daha bilinçlice- teşekkül ederken bir yerlerde de fettâh ismi başka şekliyle tecelli eder; mesela rızık kapıları açılır. bunlar, fettâh isminin tecelli ettiği maddi sahadan birkaç milyondan fazla hayvan türü ve ondan daha fazla bitki türü olduğunu biliyoruz. bu türlere giren fertlerin sayısını bilmek ise ancak allah'a mahsus. sonsuz denecek kadar çok olan bu fertlerin bütün planları, nutfelerde, yumurtalarda yahut çekirdeklerde ilâhî ilim ve hikmetle yazılmış. işte bu noktaların kitap haline gelmesi, bu planlardan yapılar kurulması fettâh isminin tecellisiyle başlar. canlılar âlemine bu nazarla bakabilsek ve onları, dünkü planların canlanmış ve büyümüş halleri olarak değerlendirebilsek, fettâh isminin sonsuz tecellilerini bir derece görür ve hayran olanı yapabilmek için yüce allah'ın fettâh olması sebebiyle o'nun kapılarını çalabilirsin. kalbin mi katılaşmış, o'ndan kalbini yumuşatmasını istersen, doğru olanı istiyorsun demektir. bu durumda o, senin kalbini yumuşatır. sevgiye mi ihtiyacın var? vedut olan allah'ın kapısını çal! o sevgi yolunu sana açar. ilim kapısını mı çalıyor, bunun için mi çabalıyorsun? âlim olan allah, sana ilmin kapılarını açar. sağlığına kavuşmak mı istiyorsun? şafi olan allah'ın kapısını çal! fettâh olan rabbin sana şifanın yollarını açsın. aranızda bir ihtilaf mı var? hâkim olan allah'ın kapısını çal! çal ki, sana hükümlerini açıklasın!“ve onların kalplerinin arasını uzlaştırdı. sen yeryüzünde bulunan her şeyi verseydin, yine onların kalplerinin arasını uzlaştıramazdın. fakat allah; onların arasını uzlaştırdı. çünkü o, daima üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.” enfal sûresi, 63insan, dünya hayatında muvaffak olmak için elinden geleni yapar. plan program ne gerekiyorsa yerine getirir. ancak allah dilemedikçe hiçbir kapı açılamaz. âlemlerin rabbi olan allah, takdir ettikten sonra başarı ve zaferin kapıları açılabilir. niyetiniz ister dünyayı ister ahreti kazanmak olsun, fark etmez. ister maddi ister manevi boyutta olsun yine fark etmez. açma emrini o verir. tüm alemleri yönlendiren o'dur. hangi kapıyı çaldığımıza dikkat edelim! rahmet kapısını mı, gazap kapısını mı, hidayet kapısını mı yoksa kabid kapısını mı çalıyoruz?“o ülkelerin halkı inanıpkötülülerden korunsalardı, elbette üzerlerine gökten ve yerden bolluklar açardık. fakat yalanladılar, biz de onları kazandıklarıyla yakaladık!” araf sûresi, 96 fettâh isminin bir başka sahası da manevîdir. kalplerden gaflet perdesinin kaldırılması ve o kalplerin iman ve hidayete açılması fettâh isminin en muhteşem, en bereketli ve en kıymetli sahaya ise “bir üzüntünün giderilmesi, zor ve kapalı ilimlerin çözülmesi, bir şeyin başlatılması, birine bir şeyin kolaylaştırılması, bir meselenin izahı ve çözüme bağlanması, fetih nusret, zafer ve hüküm” örnek verilebilir. bunlara da birçok kez hem dahili hem harici sahamızda şahit olmuşuzdur. allahü teala bir bakarız çözülmez gibi gözüken bir problem, altından kalkamayacağımız bir iş, kafamızı devamlı meşgul eden bir olumsuzluk zahirde hususunda gönüllerimizi ferahlandırır, ferahlandırır da şaşırıp kalırız. fakat burda önemli bir nokta var, fettâh isminin tecellisine mazhar olmayı oturduğumuz yerden istemek belki de asırlarca içine “cup” diye yuvarlandığımız bir hataydı. unutulan şey ise, islam'da sebeplere tevessül ve fiili duanın da bu mazhariyetin yaşanması hususunda büyük rol sahibi olduklarıdır. bediuzzaman, “kainatın miftahı, anahtarı insanın elindedir. alemin kapıları açık ise de manen kapalıdır. cenab-ı hak bütün o kapıları ve kenz-i mahfiyi açan ene' namında bir miftahı insanın eline vermiştir ” mesnevi-i nuriye buyuruyor. ene benlik, kapasite farkında olan ve kullanmasını bilen için nice yeniliklere, güzelliklere, esma-i ilahiye'ye doğru açılım için harika bir köprü vazifesi akıl, ilim, irade, kudret, akıl gibi cihazlarla mücehheztir. "hayru'l-fatihin" olan allah-u teala bütün bunların kullanma kılavuzu olan kur'an-ı kerim'i islamiyet'i de göndererek fettâh isminin tecellisine mazhar olmamız için ne gerekiyorsa vermiştir. bunları yerli yerinde kullandıktan sonra sırada tevekkül vardır. yani elimizden geleni en güzel şekilde yapıp gerisini allah-ü teala'ya bırakmak ve o'nun gerçek fettâh olduğunun şuurunda kalmak. fetih harekatına önce kendi nefsinde başlayan ve sonra da istanbul'u fetheden fatih böyle yapmıştı, yapmıştı ve fettâh isminin tecellisine mazhar oldu; ama tabii bununla yetinmedi. yürek fethi de şüphesiz en çok arzuladıklarından biriydi ve bunu da hayatı boyunca ihmal etmedi. işte maddi fetihler için, manevi fetihler için, yürekler fethetmek için bize lazım olan şey hem fiili hem sözlü duadır. böylece fettâh ismi, hem maddi hem de manevi sahada, çoğu kez de birbiriyle içiçe geçmiş halde tecelli eder. içiçe geçmiş halde nasıl tecelli eder? bir fakir maddi olarak feraha kavuşur da manevi olarak da rahatlar. işte bu da fettâh isminin insanlık alemini nasıl her yönüyle çepeçevre kuşattığına bir misaldir.[4]gözü açılan bir insanın bir anda semalara çıkması, dağlarda dolaşması, denizleri kucaklaması gibi, kalbinden gaflet perdesi kalkan bir insan da ilâhî isimlere ve bu isimlerin kaynağı olan ilâhî sıfatlara muhatap gazâlî hazretleri de fethin hem maddî hem de manevî yönü bulunduğuna işaret ederek, maddî fetih için, “biz, hudeybiye anlaşmasıyla sana gerçekten bir fetih yolunu açtık.” fetih sûresi, 48/1 âyet-i kerîmesini; manevî fetih için ise, “allah'ın insanlara açacağı rahmeti durduracak yoktur.” fâtır sûresi, 35/2 âyet-i kerîmesini misal allah'ın açan sıfatıdır. allah insanları zorluklarla denemekte ancak hiç kimseye güç yetirebileceğinden fazlasını yüklememektedir. allah, samimi kullarına bir zorluk verdiği zaman ondan çıkış yolunu da açar; mutlaka zorluğun yanında bir kolaylık da gösterir. nitekim kuran'da peygamberimiz sav'in karşılaştığı zorluklar örnek verilerek, bunların kolaylıkla birlikte verildiği şöyle bildirilmiştirbiz, senin göğsünü yarıp-genişletmedik mi? ve yükünü indirip-atmadık mı? ki o, senin belini bükmüştü; senin zikrini şanını yüceltmedik mi? demek ki, gerçekten zorlukla beraber kolaylık vardır. gerçekten güçlükle beraber kolaylık vardır.» inşirah suresi, 1-6kuran'da allah'ın iman edenlere sağladığı kolaylıklara daha pek çok örnek verilmiştir. hz. musa da allah'ın çeşitli zorluklarla imtihan ettiği elçilerden biridir. ancak allah hz. musa'yı yardımıyla desteklemiş ve işlerini kolaylaştırmıştır. hz. musa, firavun'a tebliğ yapmaya giderken kardeşi harun'u kendisine yardımcı kılmasını allah'tan istemiştir. allah da onun duasını kabul ederek hz. harun'u ona destekçi daha pek çok olayla örneklendirildiği gibi allah, müminlerin her zaman yardımcısı ve destekçisidir. onların üzerinde bulunan ve açılması imkansız gibi gözüken zorlukları açıp kaldırır. ancak bu durum inkarcılar için geçerli değildir. allah, onların kalplerini daraltır, sıkar ve tüm nimetlerin kapısını kapar. rabbimiz'in dilemesi ile kapanan bu kapıları sonsuza kadar açabilecek hiçbir güç kitap, özellikle yahudilerin hak ile batılı birbirine karıştırdığını, bakara 42'de haber vermekte. bu dünyada siyasilerin silah gücü, ilim adamlarının kelime cambazlığı ve basit mantık oyunlarıyla hakkı batıla karıştırıp, içine zehir, dışına şeker konmuş öldürücü imansızlık tuzaklarına bu dünyada yakalananlar gerçeği anlayamadan giderlerse, ahirette hak ile batılın arasını “el-fettâh” olan rabbimiz açacak ve herkes gerçeği görecek, ama iş işten geçmiş teala, yapılan kötülüklere bir mühlet veriyor iyiliklere ise hemen ihsan kapılarını açıyor. kötülüklere de hemen kapı aralasaydı, tüm insanların cezalandırılması gerekirdi. hâlbuki allah, o kötülük yapanlara bir daha doğru yolu bulmaları için fırsatlar vermektedir, mühlet tanımaktadır. allah, imtihan gereği kötülükler için ortam verse de, hayırlar için açtığı kapı açıklığı kadar, kötülük kapılarını aralamıyor. bu yüzden allah, “fettâh”tır denince olumlu işler hakkında fettâh'tır deriz. mesela her duayı kayda değer görürken, hiçbir beddua kayda değer görülmez o'nun katında. insanların dualarına cevap verirken, beddualara takdir vermiyor. allah, her işini hikmetle yapar. her hayrı onaylarken, hiçbir kötülüğü bir müslüman olmak için sana ne lazım?ilim, çaba, yardımcı, güven ne lazımsa fettâh olan allah'tan iste o kapılarını çalanları bilen ve duyandır. yeter ki o kapıyı çal ve o'nun fettâh olduğuna emin ol! yüce allah'ın her sıfatının yanı sıra, el- fettâh olduğuna iman ettik! bir kişide rızıklanan kalp, rızıkları dağıtmaya vesile olduğunda, fetih açılır. gayret, fettâh ismi ile isimleninceye kadar vardır. fetih açılmış olanda gayret kalmaz. dili ile ilâhi müşküller ve marifeti ile halkın hem dünyevi, hem uhrevi meseleleri cevap bulur. mü'minlerin önemli bir kısmında bu isim yansımaz. bu isim özel vazifeli kişiler için tecelliye fettâh ismini anlamaya çalıştıkça allah'ın rahmetinin nasıl geniş olduğunu bir kere daha düşünmek fırsatını elde ediyor ve ilahi ahlaka uzanan yolda ne yapması gerektiği konusunda bir anahtar elde etmiş oluyor. şüphesiz kendimizden zayıf olanlara merhamet etmemiz, fakirlere yardım etmeye çalışmamız, adaletin ve gerçek hürriyetin kapısını başkalarına açmaya çalışmamız, kardeşlerimizin kederleriyle kederlenip “acaba nasıl yardım ederim?” diye düşünmemiz, diğer insanların da yüreklerini feth, hidayetlerine vesile olma uğraşı ve nihayetinde bütün bu güzelliklerin, yardımların kaynaklarının allamulguyub dış duyular yoluyla bilinemeyenleri en iyi bilen. olan allah olduğunu bilmek fettâh ismine ayna olmak için düşün; nelerin açılmasını umuyoruz gün içinde havalar açılsın isteriz sözgelimi; gök mavi, güneş ışıl ışıl olsun ki içimiz de açılsın. içimizde baharlar çiçek çiçek açılsın kanatları açılsın sevinçlerimizin. gönül bahçemizde kelebekler kanatlansın içimize sarıp durduğumuz sancılı ukdeler açılsın; üzerimize sağır duvarlar gibi sarındığımız umarsızlık duvarlarında gedikler açılsın. annelerin kolları yavrularına alabildiğine açılsın. sevenlerin yolları sevdiklerine açılsın. ardında mazlumları, masumları hayattan saklayan paslı kapılar açılsın. darlıklarımız geniş meydanlara açılsın dudaklarımız hep hayır için aralansın. fettâh ismine tutunup birbirimize beyaz sayfalar açalım. fettâh isminin gölgesinde durup dostlarımıza gönlümüzün baş köşesinde yer açalım. fettâh isminin ışığına varıp kalp gözümüzü körleyen perdeleri açalım. eşikte bekletmeyelim kimseyi ve kapıları açalım. küsmeyelim kimseye ve kapıları hep aralık bırakalım. her sözümüzü fettâh isminin sırrıyla rab, sen bizi fettâh ism-i şerifini en doğru şekliyle idrak edenlerden eyle! amin. Fetullahçı Terör Örgütü mensubu firari Doktor Haldun Çetinkanat'ın 'Hipnoz yoluyla ağrıları gideriyorum' diyerek 7 kadına tecavüz ettiği iddia edildi. Fethullahçı doktorun 30 kadına da muayene sırasında cinsel tacizde bulunduğu ileri sürüldü. Hürriyet yazarı Nedim Şener, bugün köşesine çok önemli bir iddiayı taşıdı. "FETÖ'cüler Amerika'daki tecavüz skandalını nasıl örttüler?" başlıklı köşe yazısında skandal bir gerçeği gözler önüne serdi. Denizli'de Özel Mediklinik Hastanesi'nde çalışan uzman doktor FETÖ'cü Haldun Çetinkanat'ın FETÖ elebaşına en yakın isimlerden olan İsmail Büyükçelebi aracılığıyla Amerika'ya firar ettiğini kaydeden Şener, "Amerika'da FETÖ elebaşı Gülen'in kaldığı kampa giderek İsmail Büyükçelebi'nin referansıyla örgüt üyelerine birçok konferans, seminer vererek güvenlerini kazandı" bilgisini aktardı. "7 KADINA TECAVÜZ, 30 KADINA TACİZ" Yazısının devamında, "Bu kişinin ortopedi ve travmatoloji uzmanı olmasına rağmen Amerika'da 'Hipnoz yoluyla ağrıları gideriyorum' diyerek 7 kadına tecavüz ettiği ortaya çıktı" ifadelerine yer veren Şener, "Tedavi adı altında yalnız tecavüz değil, aynı zamanda 30 kadına da muayene sırasında cinsel tacizde bulundu. Ancak son zamanlarda cinsel taciz olaylarının duyulmasıyla örgüt yönetiminde panik başladı" ifadelerini kullandı. REFERANSLAR PANİKLEDİ Şener yazısının devamında şunları kaydetti "Başta İsmail Büyükçelebi, Mustafa Fidan, Gürkan Vural olmak üzere referanslarını Twitter üzerinden iptal etmeye başladı. Ayrıca FETÖ cinsel taciz olaylarının örgüt içerisinde duyulmaya başlanmasıyla böyle bir doktorla ilgilerinin olmadığını sosyal medya üzerinden duyurmaya başladı. Ayrıca örgüt üyeleri de tepki gösterdi. İsmail Büyükçelebi, 10 Eylül günü Twitter hesabından şu açıklamayı yaptı "Mühim bir duyuru Benim referansımı kullanarak çevre edinmeye çalışan bir doktor ile ilgili olumsuz bazı şeyler duydum, çok üzüldüm. Böyle bir kişiye kesinlikle referans olmuyorum. Tüm dost ve kardeşlerimizin bu tür hususlarda dikkatli olmalarını ikaz ediyorum." Ardından devreye FETÖ elebaşının özel sekreterliğini yapan, FETÖ'nün Zaman gazetesinde genel yayın editörlüğü görevinde bulunan Veysel Ayhan, FETÖ'ye ait Tr724 isimli sitede olayı aktarırken, "Hipnoz ve terapi ile hastalarını tedavi ettiğini söyleyen bir doktorla ilgili Hizmet hareketinin sosyal ağı içine girdiği, hastaların mahremiyetlerini ihlal ettiği iddiaları var. Bir yargı kararı olmadan bu ithamla bir hüküm vermek çok tehlikeli. Elinde somut delili olanlar yargıya başvurmalı veya susmalı" diye uyardı." FETÖ’yü savunan kullanışlı budalalar’ Firari FETÖ’cüleri kaçırma organizasyonunu onlar yapıyor Son dakika FETÖ'nün avukat yapılanmasına büyük operasyon! Çok sayıda gözaltı var... Son dakika Adıyaman'da FETÖ firarisi yakalandı Balıkesir merkezli 10 ildeki FETÖ operasyonunda yakalanan şüpheliler adliyede Son dakika haberi... Marmaris'teki tecavüz dehşetinin kan donduran görüntüleri ortaya çıktı Video KuranMeali/Ayet Ara Aranılan kelime ile eşleşen ayetler إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُواْ لَن تُغْنِيَ عَنْهُمْ أَمْوَالُهُمْ وَلاَ أَوْلاَدُهُم مِّنَ اللّهِ شَيْئًا وَأُوْلَئِكَ أَصْحَابُ النَّارِ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ Âl-iİmrân / 116- İnnellezîne keferû len tugniye anhum emvâluhum ve lâ evlâduhum minallâhi şey’âşey’en, ve ulâike ashâbun nârnâri, hum fîhâ hâlidûnhâlidûne. Diyanet Vakfi = İnkâr edenler var ya, onların malları da evlâtları da Allah'a karşı kendilerine hiçbir fayda sağlamayacaktır. İşte onlar, cehennemliklerdir; onlar orada ebedî kalacaklardır. إِن تَسْتَفْتِحُواْ فَقَدْ جَاءكُمُ الْفَتْحُ وَإِن تَنتَهُواْ فَهُوَ خَيْرٌ لَّكُمْ وَإِن تَعُودُواْ نَعُدْ وَلَن تُغْنِيَ عَنكُمْ فِئَتُكُمْ شَيْئًا وَلَوْ كَثُرَتْ وَأَنَّ اللّهَ مَعَ الْمُؤْمِنِينَ Enfâl / 19- İn testeftihû fe kad câekumul fethu, ve in tentehû fe huve hayrun lekum, ve in teûdû naud, ve len tugniye ankum fietukum şey'en ve lev kesuret ve ennallâhe meal mu'minînmu'minîne. Diyanet Vakfi = Ey kâfirler! Eğer siz fetih istiyorsanız, işte size fetih geldi! Yenelim derken yenildiniz. Ve eğer inkardan vazgeçerseniz bu sizin için daha iyidir. Yine Peygamber'e düşmanlığa dönerseniz, biz de ona yardıma döneriz. Topluluğunuz çok bile olsa, sizden hiçbir şeyi savamaz. Çünkü Allah müminlerle beraberdir. لَن تُغْنِيَ عَنْهُمْ أَمْوَالُهُمْ وَلَا أَوْلَادُهُم مِّنَ اللَّهِ شَيْئًا أُوْلَئِكَ أَصْحَابُ النَّارِ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ Mücâdele / 17- Len tugniye anhum emvâluhum ve lâ evlâduhum min allâhi şey’âşey’en, ulâike ashâbun nârnâri, hum fîhâ hâlidûnhâlidûne. Diyanet Vakfi = Onların malları da oğulları da Allah'a karşı kendilerine bir fayda vermez. Onlar cehennem ehlidirler. Orada ebedî kalacaklardır. Haberler > Bu Görsel Testine Göre İçinin Ne Kadar Fesat Olduğunu Söylüyoruz! - 1837 Aşağıdaki fotoğraflarda gözüne ilk takılan şeyi seçmeni istiyoruz. Buna göre içinin ne kadar fesat olduğunu söyleyeceğiz. Hazırsan testi çöz ve sonucu öğren. 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Biraz fesatsın sanki! Görsel testimizde gördüklerine bakarak diyebiliriz ki, sen de biraz fesatlık var sanki. Bir şeye bakarken hemen fesatça düşünebiliyorsun. Sonra da kendi kendine gülüyorsun, ben buradan nasıl bu anlamı çıkarabildim diyorsun. Gerçekten de öyle. Çok masum şeylere fesatça baktığın da doğru. Ama bu başkalarını huzursuz edecek bir şey değil. Senin bir huyun aslında. Muhtemelen sen de bunun farkındasındır zaten. Duruma göre hareket ediyorsun! Görsel testimizde gördüklerine bakarak diyebiliriz ki, duruma göre davranan birisin sen. Bazı olaylara fesatça yaklaşabilir, bazense masumluğu seçebilirsin. Nabza göre şerbet veren bir tabiatın var. Karşındaki insanın davranışları ve o anki durum seni çok etkiliyor. Bu durum seni biraz yormuş olabilir, çünkü hep durumları analiz etmek zorundasın. Aslında bu da biraz fesatlık sayılır ama yapacak bir şey de yok. Senin huyun böyle. Fesat insanları sevmiyorsun sen! Görsel testimizde gördüklerine bakarak diyebiliriz ki, sen fesat biri değilsin. Ve fesat insanlardan da hiç hoşlanmazsın. Öyle olan insanları şıp diye tespit eder, onlardan koşarak uzaklaşırsın. Oldukça akıllı birisin sen. Kolay kolay kimse seni kandıramaz. Neyi nasıl istersen öyle görürsün. Bu da seni sen yapan en güzel özelliklerinden biri. Bu yönünle gurur duyuyorsun. Bence de böyle olması gerekiyor zaten. Hem için temiz hem de akıllısın. Daha ne olsun değil mi ama? Bir bebek kadar safsın! Görsel testimizde gördüklerine bakarak diyebiliriz ki, bir bebek kadar safsın. Senin kadar masum insan az bulunur. Her şeyin en masum tarafını buluyorsun. Olaylara hep iyi niyetle bakıyorsun. Aşırı temiz kalpli birisin. İnsanlar senin bu özelliğini gerçekten çok seviyor. Ama kötü niyetli insanlarla da elbette karşılaştın. Kalbini kırdılar bu yüzden ama. Sen saflığından asla ödün vermedin. Karakterini değiştirmemelisin zaten. Sadece biraz daha temkinli olsan fena olmayacak gibi. Your browser does not support the audio element. Arapça إِن تَسْتَفْتِحُواْ فَقَدْ جَاءكُمُ الْفَتْحُ وَإِن تَنتَهُواْ فَهُوَ خَيْرٌ لَّكُمْ وَإِن تَعُودُواْ نَعُدْ وَلَن تُغْنِيَ عَنكُمْ فِئَتُكُمْ شَيْئًا وَلَوْ كَثُرَتْ وَأَنَّ اللّهَ مَعَ الْمُؤْمِنِينَ Türkçe Okunuşu İn testeftihû fe kad câekumul fethu, ve in tentehû fe huve hayrun lekum, ve in teûdû naud, ve len tugniye ankum fietukum şey'en ve lev kesuret ve ennallâhe meal mu'minînmu'minîne. in eğer testeftihû zafer fetih istiyorsunuz fe kad o zaman, böylece olmuştu câe-kum el fethu fetih size geldi ve in tentehû ve eğer vazgeçerseniz fe huve artık o hayrun hayırlı, daha hayırlı lekum sizin için, size ve in teûdû ve eğer dönerseniz naud biz döneriz ve len tugniye ve asla fayda vermez an-kum sizden fietu-kum topluluğunuz, gurubunuz şey'en bir şey ve lev ve şâyet, eğer kesuret çok oldu ve enne allâhe ve Allah'ın ... olduğu mea el mu'minîne mü'minlerle beraber Abdullah-Ahmet Akgül Meali Ey kâfirler! Eğer fetih istiyor idiyseniz, işte size fetih fırsatı ve şansı Hz. Muhammed’le gelmiştir ; eğer inkârdan ve eski yaptıklarınızdan vazgeçerseniz bu sizin için daha hayırlıdır. Yok, geri küfre ve hıyanete dönerseniz Biz de size ceza vermeye ve mü’minleri desteklemeye döneriz. Topluluğunuz çok da olsa, size bir şey sağlayamaz ve gelecek belaları savamaz. Çünkü Allah mü'minlerle beraberdir. Abdulbaki Gölpınarlı Meali Fetih istiyordunuz ya, işte size fetih. Vazgeçerseniz daha hayırlı olur size, fakat savaşa dönerseniz biz de döneriz ve topluluğunuz çok bile olsa hiçbir işinize yaramaz sizin ve şüphe yok ki Allah, inananlarla beraberdir.* Abdullah Parlıyan Meali Ey Mekkeliler! Sizler zafer mi istiyordunuz? İşte zafer aleyhinize neticelenmiştir. Eğer küfürden ve düşmanlıktan vazgeçerseniz, bu sizin kendi iyiliğinize olacaktır. Her ne kadar çok da olsa, cemaatiniz size fayda etmeyecektir. Çünkü bilin ki, Allah ancak inananlarla beraberdir. Ahmet Tekin Meali Ey kâfirler, iki gruptan lâyık olana fetih ve yardım ihsanını istiyorsanız eğer, sizden haklı olan tarafa, müslümanlara fetih ve zafer ihsan edilmiştir. Eğer aklınızı kullanarak inkârdan ve peygamberle savaşmaktan vazgeçerseniz, bu sizin için daha hayırlıdır. Tekrar peygamber düşmanlığına ve mü'minlerle savaşa teşebbüs ederseniz, biz de ona tekrar yardıma başlarız. Yer götürmez ordularınız bile olsa, aslâ, hiçbir şekilde ordularınız size fayda sağlamayacaktır. Allah mü'minlerle beraberdir.* Ahmet Varol Meali Eğer fetih istiyorsanız işte size fetih geldi. Eğer yapmakta olduklarınızdan vazgeçerseniz bu sizin için daha hayırlıdır. Siz dönerseniz biz de döneriz. Topluluğunuz çok da olsa size bir şey kazandırmayacaktır ve muhakkak ki Allah iman edenlerle beraberdir.* Ali Bulaç Meali Eğer fetih istiyor idiyseniz ey kâfirler, işte size fetih; ama eğer inkârdan ve eski yaptıklarınızdan vazgeçerseniz bu sizin için daha hayırlıdır. Yok, geri dönerseniz biz de döneriz. Topluluğunuz çok da olsa, size bir şey sağlayamaz. Çünkü Allah mü'minlerle beraberdir. Ali Fikri Yavuz Meali Eğer siz Ey kâfirler! önce Kâbe'nin örtülerine yapışarak dua edip zafer istiyordunuzsa, işte müminlerin zaferi ile Allah'ın hükmü size geldi. Eğer küfürden ve Peygambere düşmanlıktan vazgeçerseniz, hakkınızda daha hayırlı olur. Yok yine savaşa dönerseniz, biz de döneriz. Birliğiniz çok da olsa, size asla hiç bir fayda vermez. Çünkü Allah mü'minlerle beraberdir. Bahaeddin Sağlam Meali Ey kâfirler! Eğer siz bir fütuhat istiyorsanız, işte fütuhat aleyhinize çıkmıştır. Eğer bu düşmanlığınıza son verirseniz, o sizin için daha hayırlıdır. Her ne kadar çok da olsa, cemaatiniz size bir fayda vermeyecektir. Çünkü Allah müminlerle beraberdir. Bayraktar Bayraklı Meali Zafer mi istiyordunuz, işte zafer size ulaştı. Eğer vazgeçerseniz, hakkınızda daha hayırlı olur. Eğer dönerseniz, biz de döneriz. Topluluğunuz çok da olsa, size zerre kadar yarar sağlamaz. Allah müminlerle beraberdir.[155]* Cemal Külünkoğlu Meali Ey inkârcılar! Eğer siz zafer istiyorsanız, işte size zafer yenildiniz! Eğer inananlara saldırmaktan vazgeçerseniz bu sizin için daha hayırlı olur. Eğer tekrar savaşa dönerseniz, biz de döneriz. Askeriniz çok da olsa sizden hiçbir şeyi savamaz. Çünkü Allah inananlarla beraberdir. Diyanet İşleri Meali Eski Ey inkarcılar! Zafer istiyorsanız, işte zafer geldi aleyhinize çıktı. Peygambere karşı gelmekten vazgeçerseniz sizin iyiliğinize olur, yok tekrar dönerseniz biz de döneriz; topluluğunuz çok da olsa size hiçbir fayda vermez. Allah inananlarla beraberdir.* Diyanet İşleri Meali Yeni Ey inkârcılar! Eğer fetih[245] istiyorsanız işte size fetih geldi. Eğer peygambere karşı gelmekten vazgeçerseniz, bu sizin için daha hayırlı olur. Eğer dönerseniz biz de döneriz. Çok olsa bile topluluğunuz size hiç fayda vermez. Çünkü Allah mü’minlerle beraberdir.* Diyanet Vakfı Meali Ey kâfirler! Eğer siz fetih istiyorsanız, işte size fetih geldi! Yenelim derken yenildiniz. Ve eğer inkardan vazgeçerseniz bu sizin için daha iyidir. Yine Peygamber'e düşmanlığa dönerseniz, biz de ona yardıma döneriz. Topluluğunuz çok bile olsa, sizden hiçbir şeyi savamaz. Çünkü Allah müminlerle beraberdir. Edip Yüksel Meali Zafer istiyorsanız ey kafirler, işte size zafer geldi! Saldırmaktan vazgeçerseniz sizin için daha iyi olur. Dönerseniz biz de döneriz ve ordunuz sayıca çok da olsa sizden hiç bir şeyi savamaz. ALLAH inananlarla beraberdir. Elmalılı Hamdi Yazır Meali Fetih istiyorsanız, işte size fetih gelmiştir, eğer aşırı gitmez de son verirseniz, hakkınızda daha hayırlıdır. Yok eğer dönerseniz, biz de döneriz. O vakit askeriniz çok da olsa size hiç bir şekilde fayda vermez. İyi biliniz ki, Allah müminlerle beraberdir. Elmalılı Meali Orjinal Feth istiyorsanız ey kâfirler işte size fetih, ve eğer vaz geçerseniz hakkınızda daha hayırlı olur, yok döner yine başlarsanız biz de başlarız, o vakıt askeriniz çok da olsa size zerre kadar faide vermez, çünkü Allah mü'minlerle beraberdir Hasan Basri Çantay Meali Eğer siz ey kâfirler feth -u zafer istiyor idiyseniz işte o feth size gelmişdir. Eğer bundan vaz geçerseniz bu, sizin için daha hayırlıdır. Eğer tekrar muhaarebeye dönerseniz biz de döneriz. Cemâatiniz çok da olsa sizden hiç bir şey'i asla def'edemez. Çünkü Allah mü'minlerle beraberdir. Hayrat Neşriyat Meali Ey kâfirler! Eğer fetih istiyorsanız, işte gerçekten size istediğinizin aksine, sizin mağlûb olduğunuz fetih geldi! Eğer peygambere düşmanlıktan vazgeçerseniz, artık bu sizin için hayırlıdır. Fakat savaşa dönerseniz, biz de ona yardıma döneriz. Çok da olsa topluluğunuz, size aslâ bir fayda veremez; çünki Allah, mü'minlerle berâberdir. İlyas Yorulmaz Meali Eğer siz kesin bir zafer istiyorsanız, işte zafer size geldi. Eğer eski batıl alışkanlıklarınızdan vaz geçerseniz, sizin için hayırlı olur. Yok yine eski halinize dönerseniz, o zaman bizde döneriz. Ne kadar kalabalık olsanız da Allah'a karşı gurubunuz size fayda vermez. Allah her zaman inananların yanındadır. Kadri Çelik Meali Zafer istiyorsanız, işte zafer aleyhinize geldi. Sakınırsanız sizin iyiliğinize olur, yok tekrar savaşa dönerseniz biz de döneriz ve artık topluluğunuz çok da olsa size hiç bir fayda vermez. Allah iman edenlerle beraberdir.* Mahmut Kısa Meali Eykâfirler! Madem savaş öncesi, Kâbe’nin örtüsüne sarılarak, “Ey Tanrımız! Hangimiz doğru yolda ise, savaşı o kazansın!” diye yalvararak aranızda kesin bir hüküm verilmesini istiyordunuz; işte, müminlere bahşedilen bu zafer sayesinde, haksız olduğunuzu tescil eden ilâhî hüküm size ulaştı! Artık aklınızı başınıza devşirip zulüm ve haksızlıktan vazgeçerseniz, sizin için iyi olur! Fakat yeniden saldırganlığa dönerseniz, Biz de sizi cezalandırmaya döner ve bir kez daha belânızı veririz; üstelik o güvendiğiniz gösterişli ordularınız —ne kadar güçlü ve kalabalık olursa olsun— sizi kurtaramayacaktır! Çünkü Allah, dâimâ inananlarla beraberdir! İnananların da ilâhî yardıma lâyık olmaları için, dikkat etmeleri gereken hususlar vardır Mehmet Türk Meali Ey kâfirler! Fetih istiyorsanız1 işte fetih geldi. Ve eğer inkârdan vazgeçerseniz, bu sizin için daha hayırlıdır. Yok, eğer tekrar aynı şeyi yaparsanız Biz de tekrar aynı şeyi yaparız. Şunu iyi bilin ki topluluğunuz ne kadar kalabalık olursa olsun, size asla fayda sağlamayacaktır. Çünkü Allah, mü’minlerle beraberdir. * Muhammed Esed Meali [Ey inananlar!] Zafer mi istiyordunuz; işte ulaştı size zafer. Şimdi eğer [günahtan] kaçınmak istiyorsanız, bu sizin kendi iyiliğinize olacaktır; yok, eğer [günaha geri] dönerseniz, Biz de [yardım vaadimizden] geri döneriz; ve bu durumda topluluğunuzun size bir yararı olmaz, velev ki sayıca çok da olsanız. Çünkü, bilin ki Allah [ancak] inananlarla beraberdir. 21 Mustafa İslamoğlu Meali Siz ey fetih isteyenler! İşte fetih ayağınıza gelmiştir![1345] Şimdi, eğer bir son verirseniz bu sizler için daha hayırlıdır.[1346] Yok eğer dönerseniz biz de döneriz;[1347] ve ne kadar kalabalık olursa olsun topluluğunuz size hiçbir yarar sağlamaz Herkes iyi bilsin ki Allah mü’minlerle beraberdir.* Ömer Nasuhi Bilmen Meali Eğer ey kâfirler feth istiyorsanız işte size feth gelmiştir. Ve eğer vazgeçerseniz artık o sizin için hayırlıdır. Ve eğer dönerseniz Biz de döneriz. Ve elbette cemaatiniz çok olsa da size bir şey ile faidebahş olamayacaktır. Ve muhakkak ki, Allah Teâlâ mü'minler ile beraberdir. Suat Yıldırım Meali Ey müşrikler! Siz zafer mi istiyordunuz? İşte zafer geldi! Siz müminlere hücumdan vazgeçerseniz bu, sizin için daha iyi olur; yok döner yine savaşa başlarsanız, Biz de başlarız! Askeriniz çok da olsa size hiç fayda vermez, çünkü Allah müminlerle beraberdir. Süleyman Ateş Meali Eğer fetih istiyorsanız işte size fetih geldi. Eğer eski yaptıklarınızdan vazgeçerseniz, bu sizin için iyidir. Ama yine eski yaptıklarınıza dönerseniz, biz de döneriz size yardım etmekten vazgeçeriz. O zaman topluluğunuz çok da olsa, size hiçbir yarar sağlayamaz. Allah, inananlarla beraberdir. Süleymaniye Vakfı Meali Ey inanıp güvenenler, Önünüzün açılmasını istiyordunuz işte o açıklık davranışa son verirseniz[1] hayrınıza dönerseniz biz de döneriz. Topluluğunuz ne kadar çok da olsa işinize yaramaz. Çünkü Allah, inanıp güvenenlere yardım eder.* Şaban Piriş Meali Fetih istiyorsanız, size fetih gelmiştir. Eğer son verirseniz bu sizin için daha hayırlıdır. Ve eğer tekrar dönerseniz biz de döneriz. Topluluğunuz kalabalık olsa bile size bir fayda vermeyecektir. Çünkü Allah, müminlerle beraberdir. Ümit Şimşek Meali Fetih istiyorsanız, işte size fetih geldi.6 Vazgeçerseniz, bu sizin için hayırlı olur. Ama dönecek olursanız Biz de döneriz. O zaman ne kadar kalabalık da olsa, topluluğunuzun size bir yararı olmaz. Çünkü Allah mü'minlerle beraberdir.* Yaşar Nuri Öztürk Meali Fetih istiyorsanız, fetih size geldi. Eğer vazgeçerseniz hakkınızda daha hayırlı olur. Eğer dönerseniz biz de döneriz. Cemaatiniz çok da olsa sizi her hangi bir şeyden asla müstağni kılamaz! Allah, inananlarla beraberdir. M. Pickthall English O Qureysh! If ye sought a judgment, now hath the judgment come unto you. And if ye cease from persecuting the believers it will be better for you, but if ye return to the attack We also shall return. And your host will avail you naught, however numerous it be, and know that Allah is with the believers in His guidance. Yusuf Ali English O Unbelievers! if ye prayed for victory and judgment,1193 now hath the judgment come to you if ye desist from wrong, it will be best for you if ye return to the attack, so shall We. Not the least good will your forces be to you even if they were multiplied for verily Allah is with those who believe!*

in testeftihu fekad caekumul fethu