incelenmiş şiir örnekleri 9 sınıf

9 Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kazanım Testleri. 17 Ocak 2022 14:38 555000. TEST - 1 TEST - 8 (Şiir - Ahenk Unsurları) TEST - 9 Sınıfmatematik dersi 1. dönem 1. yazılı sınav soruları HAZIR DİLEKÇE ÖRNEKLERİ. Ders Dışı Şiir, Futbol,Tiyatro vb. Egzersiz Yıllık Planları Nocategory Tam metne ulaşmak için tıklayınız 1 MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİ ŞİİR SLAYT. • Halk şiiri savunulmuştur. • Yarım uyak ve rediften yararlanılmıştır. • Aruz yerine hece kullanılmıştır. • Halk edebiyatı nazım biçimlerinden yararlanılmıştır. (koşma-mani tipi uyak) Sade bir dil kullanılmıştır. • Doğa,yurt güzellikleri,kahramanlık,Anadolu gibi 9 Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Konuları. MEB Özel ve Devlet okullarında okutulan 9.Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı dersine ait konu anlatımları , konu özetleri, soru bankası, online testlerine aşağıdan ulaşabilirsiniz. Listemiz alfabetik olarak sıralanmıştır. Site De Tchat Rencontre Gratuit Sans Inscription. Yorumlamak, bir yazıyı ya da sözü yorum yaparak açıklamak, o yazı ya da söz üzerinde kendine göre bir yargıya, çıkarıma varmak demektir. Tanımdan da anlaşıldığı üzere, yorumda en önemli faktör anlamdır. Anlamsa bir sözcükten, bir sözden, bir davranış ya da olgudan anlaşılan şeydir. O hâlde bir şiiri yorumlayabilmek için öncelikle o şiiri anlamak, o şiirde anlatılmak ve hissettirilmek istenenleri kavramak gerekir. Şair; coşku, heyecan, hayal ve duyarlıklarını dile getirip düş gücü ile oluşturduğu imgeleri ifade etmek için kelimeleri alışılmış ve alışılmamış bağdaştırmalar yöntemi ile bir araya getirir. Oluşturduğu dize, beyit, bent gibi birimleri önceden belirlenmiş bir nazım biçimine ya da kendi isteğine göre düzenleyerek metnin yapısını meydana getirir. Şiiri yazmayı bitirdiğinde şiirin genel anlam çerçevesini de çizmiş olur. Okuyucuya düşen, şiirde açıkça dile getirilmiş anlamdan hareketle açıkça dile getirilmeyip okuyucunun bilgi, birikim ve sezgisine bırakılmış anlam ve çağrışımları yakalamak, o şiiri belli bir bağlamda anlayıp yorumlamaktır. Şairlerin, şiirlerinde kullandıkları sözcüklerin çok önemli bir kısmı günlük dilde de vardır. Bu kelimelerin birçoğunun anlam çerçevesi, şairler bunları kullanmadan önce belirlenmiştir. Şairler, yazdıkları metinlerde çoğunlukla bu tür kelimelere yer verirler. Bu tür kelimelerin kullanılması, yazdıkları şiirlerden herkesin belli bir anlam çıkarmasını, bu şiirleri herkesin belli bir düzeyde anlamasını sağlar. Bu, şiirin ilk bakışta kendini ele veren, herkese açık olan anlamıdır. Çoğu şiirde bunun yanında bir de ilk bakışta kendini ele vermeyen, açıkça ifade edilmeyen bir anlam vardır. Şiiri yorumlayabilmek için şiirde açıkça ifade edilmeyenleri de kavramak ve hissetmek gerekir. Okuyucu, şairin şiire yüklediği anlam ile metnin sezdirdiği farklı anlamları belirler, her iki anlam değeri arasında ilişki kurarsa metni daha rahat yorumlar. Şiirdeki imgeleri fark edemeyen, ahenk unsurlarının şiire kattığı havayı yakalayamayan, kelimelerin çağrışım boyutlarını algılayamayan bir yorum, dar kapsamlı olmaktan öteye geçemez. Bir şiir aynı okuyucu tarafından onlarca, yüzlerce defa okunabilir. Herkesin bu biçimde okuduğu, ezberlediği bir veya birkaç şiir elbette vardır. Bu durum belli bir ölçüde bütün edebî metinler için söz konusudur. Yani bir roman, bir hikaye de birden çok defa okunabilir. Fakat bunların, şiirler kadar çok okunması pek de mümkün değildir. Bunda, şiirin roman ve öyküye göre daha kısa ve belleğe kolayca yerleşebilen bir metin çeşidi olmasının mutlaka bir etkisi vardır. Ancak bu, sınırlı ölçüde bir etkidir. Herhalde bunun en önemli sebebi , şiirin, okuyucunun kültürüne, anlayışına, zevkine, içinde bulunduğu somut koşullara ve psikolojik durumuna göre yeni anlam değerleri kazanmaya çok uygun bir metin türü olmasıdır. MEMLEKET İSTERİM Memleket isterim Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun; Kuşların çiçeklerin diyarı olsun. Memleket isterim Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun; Kardeş kavgasına bir nihayet olsun. Memleket isterim Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun; Kış günü herkesin evi barkı olsun. Memleket isterim Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun; Olursa bir şikâyet ölümden olsun. Cahit Sıtkı Tarancı Bu şiirde şair, içinde yaşayan herkesin mutlu olacağı bir memleket imgesi oluşturmuştur. Öyle ki bu mutluluk sadece insanları değil, doğayı da kapsayacaktır. Şair, bu anlamı pekiştirmek için doğayla ilgili unsurları en olumlu yanlarıyla yansıtan, çağrışım gücü yüksek kelimeler kullanmıştır Gök, ne bulutludur, ne akşam kızıllığındadır ne de yağmur yüklüdür. Kendi rengindedir. Umut doludur. Ma-vidir. Dal, yeşildir, canlıdır, en güzel hâliyledir, kurumamıştır. Tarlalar sarıdır. Çünkü toprak bereketlidir, ekinler olgunlaşmıştır, mahsul iyidir. Şairin düşlediği memlekette insanların hiçbir maddî sorunu yoktur Orada zengin-fakir farkı ortadan kalkmıştır, herkesin kendi evi vardır. Hiç kimse kışta kıyamette nerede kalacağım endişesi taşımamaktadır. İnsanların hiçbir derdinin, hasret çekmenin bile olmadığı, yaşamanın sevmekle bir tutulduğu bu memlekette, insanlar bir tek şeyden şikâyet edebileceklerdir Ölüm. Şairin düşlediği bu memlekette ölüm dışında insanların şikâyet edebileceği hiçbir şey yoktur. Ders kitabında yer alan Nâbî ve Necâti Bey’e ait olan gazellerin incelenmesi Gazel Cem’in tamama irüp devri câm kalmışdur O câmdan da bu meclisde nâm kalmışdur Rüsûm-ı lütf u kerem halk içinde mensidür Fakat alıp virilür bir selâm kalmışdur Rakip sâye-i lütfunda oldi perverde, Aninçûn ey gül-i ter böyle ham kalmışdur. Cihan içinde mûradun ne ise virdi kazâ, Hemân bir almadığım intikam kalmışdur. Ümid kâtip-i takdirden müsadedür, Ceride-i emelüm nâ-tamam kalmışdır Nabi Gazel Tutalum zenbil ile gökden iner meh-pâreler A begüm yerden mi çıkdı âşık-ı bî-çâreler ihtiyat itmez misin andan ki ashâb-ı niyâz Baş açub zârî kılub yerden göge yalvaralar Câm-ı lâ'lünle şarâb-ı nâb hem-reng olmasa Güvleyüb düşmezdi sâgar üstine âvâreler Âfitâbum yüzün ağ alnun açıkdur gerçi kim Sâye-vâr arduncadur bir nice yüzi karalar Ey Necâtî çıkma yoldan aldanub güzellere Şem' gibi sanma kim dâim önünce varalar Necati Bey Buna göre 1. Gazelde ritim aruzla sağlanmıştır. Gazel, aruzun “mefâîlün/ feilâtün/ mefâîlün/ feilün” kalıbına göre yazılmış olduğu; kafiye şemasının aa/ ba/ ca/ da şeklinde olduğu; nazım biriminin beyit ve nazım şeklinin gazel olduğu belirtilir. Gazelin; 1. beytinde artık eğlence meclislerinde eski eğlencenin kalmadığı anlatılmaktadır. halk arasında cömertlik ve iyiliğin unutulduğunu sadece selamlaşmanın kaldığını belirtir. 3. Beytinde sevgiliye seslenir rakibin , onun iyilikleri yüzünden ham kaldığını belirtir. 4. Beytinde her şeye kavuşulduğu ama kötülerden intikam alınamadığı belirtilir. 5. Beytinde Cenab-ı Allah’tan yapamadıklarını yapmak için izin istediğini belirtir. 1. ve 3. beyt beyitte telmih, 3. beyitte nidâ sanatı vardır. Necâtî’nin gazelinde de buna benzer özellikler vardır. Aruz kalıbı 3 fâilâtün 1 fâilün şeklindedir. 2. gazelin dilinin daha sade olması da bir fark olarak düşünülebilir. Ders kitabındaki koşma incelenmesi Koşma Ela gözlerine kurban oldugum Yüzüne bakmaga doyamadim ben Ibret için gelmis derler cihana Noktadir benlerin sayamadim ben Askin atesidir sinemi yakan Lütfuna irer mi çevrini çeken Kollarin boynuma dolanmis iken Seni öpmelere kiyamadim ben Terk eyledim agalarim beylerim Bozbulanik seller gibi çaglarim Anin içün ben ah idüp aglarim Ayrilik oduna doyamadim ben Kaldi deli gönül kaldi hep yasta Mevla’ m erdir beni murada kasda Asik Ömer eydür sevgili dosta Allah’ a ismarladik diyemedim ben Âşık Ömer Kafiye şeması abcb, dddb, eeeb, fffb şeklindedir. Nazım birimi dörtlüktür. Dili sadedir. Yarım kafiyeler kullanılmıştır. 11’li hece ile söylenmiştir. Demek ki şiirin nazım şekli koşmadır. Koşmada “Noktadır benlerini sayamadım ben”; “Aşkın ateşidir sinemi yakan”; “Boz bulanık seller gibi çağlarım”; “Ayrılık oduna doyamadım ben” dizelerinde teşbih vardır. Şiirin teması aşktır. İstiklâl Marşı İstiklâl Marşı’nın da kafiye şeması çizilir. Kafiyeler bulunur. Ölçü aruzun 3 fâilâtün 1 fâilün kalıbına göredir. Nazım birimi dörtlüktür. Halk şiirindeki koşma, semai ve ilâhiye benzer; ölçüsünün aruz olması sebebiyledir ki divan şiirindeki şarkı, gazel, kasideye benzer. İstiklâl marşı bu bakımdan serbest nazma dahil edilebilir. Şiirde al sancak Türk milletini sembolize eder. Çünkü milletten tek bir fert kalıncaya kadar bayrak dalgalanacaktır. Şiirde şafak, sancak ve ocak kelimeleri arasında tenasüp vardır. “Yırtarım dağları, enginlere sığmam taşarım” dizesinde telmih sanatı vardır. “Korkma” sözcüğünde nidâ sanatı vardır. “Yüzen” sözcüğünde kapalı istiâre vardır. “Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak” dizesinde mecâz-ı mürsel vardır. “O benimdir, o benim…” dizesinde tekrîr vardır. “O benim milletimin yıldızıdır parlayacak” dizesinde açık istiâre vardır. “Çatma, kurban olayım…” dizesinde teşhis ve “ey nazlı hilâl”de nidâ, “hilâl” kelimesinde mecâz-ı mürsel vardır. … İstiklâl Marşı’nda Âkif’in sanat anlayışı görülür.*Millî Edebiyat döneminin dili ile söylenmiş. *Anlamın okuyucunun ruh hâline değil de metne bağlı olması. *Şiirlerine yansıyan toplumsal sorumluluk ve gerçek samimiyet. *Sanat için sanat anlayışı yerine sanatta faydayı gözetmesi, bu nedenle süslü bir anlatımdan kaçınması. Demek ki eser şiirden çok manzûme niteliği taşır. Yahya Kemal’in “Ok” isimli şiiri OK Yavuz Sultan Selim Han'ın önünde Ok atan ihtiyar Bektaş Subaşı, Bu yüksek tepeye dikti bu taşı O gazi hünkarın mutlu gününde.. Vezir, molla, ağa, bey, takım takım Güneşli bir nisan günü ok attı. Kimi yayı öptü, kimi fırlattı, En er kemankese yetti uç atım. En son Bektaş Ağa çöktü diz üstü. Titrek elleriyle gererken yayı, Her yandan bir merak sardı alayı. Ok uçtu hedefin kalbine düştü. Hünkar dedi 'Koca, pek yaman saldın, Eğerci bellisin benim katımda, Bir sır olsa gerek bu ilk atımda. Bu sihirli oku nereden aldın? ' İhtiyar elini bağrına soktu, Dedi İstanbul muhasarası, Başlarken aldığım gaza yarası, İçinden çektiğim bu altın oktur. Yahya Kemal Beyatlı Bu metin bir manzûmedir. Çünkü burada olay, yer, zaman ve kişiler mevcuttur. Manzûme hecenin 11’li kalıbıyla yazılmıştır. Kafiye şeması abba, cddc,effe,… şeklindedir. Nazım birimi dörtlüktür. Şiirde tema kahramanlıktır. Şiirde tarihi bir olay anlatılmaktadır. Nazım şekli koşmadır. Şiirin konusu bakımından çeşidi epiktir. Yahya Kemal’in hayatı ile ilgili ayrıntılar üzerinde durulur. Yahya Kemal rolünü üstlenen öğrenci yardımı ile Şairin hayatı ve şiir arasında bağlantı kurulmaya çalışılır. Necip Fazıl’ın “Şehirlerin Dışından” isimli şiiri ŞEHİRLERİN DIŞINDAN Kalk, arkadaş, gidelim! Dereler yoldaşımız, Dağlar omuzdaşımız, Dünyayı seyredelim, Şehirlerin dışından. Esmerden, sarışından Kaçalım, kurtulalım! Haydi yürü, bulalım; Kat kat çıkmış evlerin, O cam gözlü devlerin Gizlediği âlemi! ; Bir tüy gibi yel alsın, Bir dal gibi sel alsın, Bizden menhus elemi. Attığımız naralar, Yol açsın karanlıkta. Çeksin bizi mağralar, Bir derin ormanlıkta; Öttürüp sert bir ıslık, Yılanları çağralım. Peşinden çığlık çığlık, Çakallara bağralım, ötelim baykuşlarla. Kızıl akşamüstleri, Hicret eden kuşlarla. Sema, deniz ve yeri, Çepçevre, iklim iklim, Dolaşalım, gezelim! Yollar bizden bir izdir, Ne duysak sesimizdir. Ne görsek benzer bize. Hiç şaşmayan bir saat Gibi işler tabiat, Uyarak kalbimize. Mevsimler boğum boğum, Zamanın ipliğinde. Başı görünmez doğum, Sonu ölçülmez hayat... Hayvan, nebat ve cemat, Hepsi ilk gençliğinde. Ölen ölür, yıpranmaz; Giden, gider, aranmaz. Böyle geçer ömrümüz, Bir gün gelir ölürüz, Haberimiz olmadan. Ve o zaman, o zaman, Hayat neymiş görürsün! Bırak, keyfini sürsün, Şehirlerin, köleler! ;; Yeter bizi tuttuğu! Tükensin velveleler! Kalk arkadaş, gidelim! İnsanın unuttuğu Allahı zikredelim; Gül ve sümbül hırkamız, Sular, kuşlar, halkamız... Necip Fazıl Kısakürek/1926 Şiirin şekil incelemesi yapılır. Kafiyeler ve ölçü belirlenir. Demek ki şiir 7’li hece ile yazılmıştır. Serbest nazımla yazılmıştır. Nazım birimi yoktur. Tema doğadır. Şehrin bunaltıcılığından kaçıp doğaya ve Yaradan’a sığınma söz konusudur. Konusu bakımından pastoral bir şiirdir. Necip Fazıl’ın hayatı ile ilgili ayrıntılar üzerinde durulur. Necip Fazıl rolünü üstlenen öğrenci yardımı ile Şairin hayatı ve şiir arasında bağlantı kurulmaya çalışılır. Bu şiirde tasavvufî bazı unsurlar yer almaktadır. Aynı zamanda şiirde mağara, orman, ıslık, yılan, çakal gibi doğal gerçeklikle ilgili unsurları kişisel duyguları ifadede kullanmıştır. “Mevsimler boğum boğum/ zamanın ipliğinde” dizelerinde imge vardır. “Haydi yürü, bulalım” dizesinde ise nidâ sanatı vardır. “Kat kat çıkmış evlerin/ O cam gözlü devlerin/ gizlediği âlemi” dizelerinde ise teşbih vardır. “Dereler yoldaşımız” dizesinde kişileştirme vardır. Metinle okuyucuya, bilinçsiz şehirleşmenin sahip olduğumuz bazı güzellikleri yok edişi, mesajı iletilmektedir. Nazım Hikmet Ran’ın “Davet” isimli şiiri DAVET Dörtnala gelip Uzak Asya'dan Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket, bizim. Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak ve ipek bir halıya benziyen toprak, bu cehennem, bu cennet bizim. Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın, yok edin insanın insana kulluğunu, bu dâvet bizim.... Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine, bu hasret bizim... Nazım Hikmet Ran Şiirde ahenk ses tekrarları ile sağlanıyor. Nazım şekli halk şiirindeki türkü veya divan şiirindeki müstezat benziyor. Şâir şiirinin 1. biriminde Türk medeniyetinin yolculuğundan bahseder. 2. birimde bu vatanın tamamen Türk milletine ait olduğunu belirtir. 3. birimde herkesin kendi ayakları üzerinde durmasını ve sosyal eşitliğin sağlanmasını birimde ise insanlar eşit olduğunu ve kardeşçe yaşanması gerektiğini belirtir. Şiirde tema evrensel kardeşliktir. Nazım Hikmet’in hayatı ile ilgili ayrıntılar üzerinde durulur. Nazım Hikmet rolünü üstlenen öğrenci yardımı ile Şairin hayatı ve şiir arasında bağlantı kurulmaya çalışılır. Şiirde bazı söz sanatlarına da yer verildiği belirtilir. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Bursa’da Zaman” isimli şiiri Bursa'da zaman Bursa'da eski bir cami avlusu, Küçük sadirvanda şakırdayan su. Orhan zamanından kalma bir duvar... Onunla bir yasta ihtiyar çınar Eliyor dört yana sakin bir günü. Bir rüyadan arta kalmanın hüznü İçinde gülüyor bana derinden. Yüzlerce çesmenin serinliğinden Ovanın yeşili göğün mavisi Ve mimarilerin en ilahisi. Bir zafer müjdesi burda her isim Sanki tek bir anda gün, saat, mevsim Yaşiyor sihrini geçmis zamanın Hala bu taşlarda gülen rüyanin Güvercin bakışlı sesszilik bile Çinliyor bir sonsuz devam vehmiyle. Gümüşlü bir fecrin zafer aynası, Muradiye, sabrın acı meyvası, Ömrünün timsali beyaz Nilüfer, Türbeler, camileri eski bahçeler, Şanlı hikayesi binlerce erin Sesi nabzim olmuş hengamelerin Nakleder yadini gelen geçene. Bu hayalde uyur Bursa her gece, Her şafak onunla uyanır, güler Gümüş aydınlıkta serviler, güller Serin hülyasıyla çesmelerinin. Başındayım sanki bir mucizenin, Su sesi ve kanat şakırtısından Billur bir avize Bursa'da zaman, Yeşil Türbesini gezdik dün akşam, Duyduk Bir musikî gibi zamandan Çinilere sinmiş Kur'an sesini. Fetih günlerinin saf nesesini Aydınlanmış buldum tebessümünle. İsterdim bu eski yerde seninle Başbaşa uyumak son uykumuzu, Bu hayal içinde... ve ufkumuzu Çepçevre kaplasın bu ziya, bu renk, Havayı dolduran uhrevi ahenk. Bir ilah uykusu olur elbette Ölüm bu tılsımlı ebediyette Belki de rüyası büyük cetlerin, Beyaz bahçesinde su seslerinin. Ahmet Hamdi Tanpınar Bu şiirin 11’li hece ile yazıldığı belirtilir. Kafiyesi bulunur. Şiir serbest nazımla yazılmıştır. Çünkü nazım birimi dizedir. Tema Bursa’da zamandır. Şair “Güvercin bakışlı sessizlik” ifadesinde nesnel gerçekliği duygularını ifadede kullanmıştır. Tarih ve tabiat zaman kavramı üzerinde birleşir. Burada tarih, mimarî, felsefe gibi bilim dallarından yararlanılmıştır. Tanpınar’ın hayatı ile ilgili ayrıntılar üzerinde durulur. Tanpınar rolünü üstlenen öğrenci yardımı ile Şairin hayatı ve şiir arasında bağlantı kurulmaya çalışılır. Tanpınar’ın genel olarak eserlerinde işlediği; rüya, zaman, musiki ve sağlam bir tarih bilinci bu şiirde de vardır. Şiirde Orhan zamanına telmih vardır. “Onunla bir yaşta ihtiyar çınar” gibi dizelerde de kişileştirme sanatı vardır. “Güvercin bakışlı sessizlik bile” dizesinde teşbih vadır. “Bursa’da eski bir cami avlusu/Küçük şadırvanda şakırdayan su…”gibi dizelerde de tenasüp sanatı vardır. Johann Wolfgang von Goethe’nin “Sevgilinin Yakınlığı” isimli şiiri Sevgilinin Yakınlığı Seni düşünüyorum, güneşin ışıkları denizden aksedince Seni düşünüyorum, ayın pırıltıları kaynaklara vurunca. Seni düşünüyorum, uzak bir yol üstünde tozlar havalanırken, Karanlık bir gecede, dar bir tahta köprüde bir yolcu ürperirken. Seni düşünüyorum, boğuk uğultularla orda yükselirken dalgalar. Kulak kesilmek için koruluktayım, sık sık her şeyin sustuğu anlar. Uzakta olsan bile ben senin yanındayım, sen de yakınımdasın. Güneş batıyor, biraz sonra, beni ışıtacak yıldızlar Ne olurdu burda Yanımda olsaydın Johann Wolfgang von Goethe 11’li ve 5’li hece ölçüsü ile ritim sağlanmıştır. Şiir serbest nazımla yazılmıştır. Divan şiirindeki müstezatlara benzer. Nazım birimi dizedir. Şiir dilinde imgelere yer verilmiştir. Derin geceler Şiirin teması özlemdir. “Kırda sessizliği dinlerim gece/her şey susunca” dizelerinde tezat vardır. *Özet Şiir incelenirken Zihniyet, ahenk, dil, yapı tema, şiirde gerçeklik ve anlam, şiirde gelenek, yorum ve şairin hayatının şiire etkileri üzerinde durulmalıdır ki tam bir tahlil yapabilelim. Şiir İnceleme Yöntemi 1- Zihniyet Şiirin yazıldığı döneme ait sosyal, siyasi, ve kültürel özellikleri şiirin zihniyetini oluşturur. 2- Şiirde Ahenk Şiirin ölçüsü, uyağı, redifi, asonans, aliterasyon, gibi ses tekrarları ahengi oluşturan unsurlardır. 3- Şiir Dili Şairlerin süslü ya da süzsüzsade, duru ya da karmaşık anlatımları şiir dilini oluşturur. Edebi sanatlar şiirin estetiğini artırır. 4- Şiirde Yapı Nazım şekilleri ve nazım türleri şiirin yapısını oluşturur. 5- Nazım Duygu ve düşüncelerin ölçülü ve uyaklı bir biçimde ifade edilmesidir. a Nazım türü Şiirlerde işlenilen konu ve temaya göre şiirlerin aldığı adlardır. b Nazım şekli/biçimi Şiirlerin ölçü, nazım birimi, aheng özelliklerine göre aldığı adlardır. 6- Şiirde Tema Şiirde birimleri birbirine bağlayan anlam bütünlüğü sağlayan temel öğe temadır. 7- Şiirde Gerçeklik ve Anlam Şairler edebiyatın konusu olaninsan doğa ve yaşamalırlar ve bunların ifade ediliş biçimi şiirde kullandıkları zaman, gerçeklik birbirinden herkesin gördüğü bir gerçeği değişik şekil ve boyutlarda anlatılır.benzetmeler , mecazlar, söz sanatlarından faydalanılarak 8- Şiir ve Gelenek Şairlerin yaşadıkları dönemdeki geleneği şiirlerine yansıtmalarıdır. Ritim, aheng unsurları, ölçü, konu, tema, zihniyet aynı olsada farklı dönemlerde yaşayan şairlerin şiirlerinde kullanılan imgeler, semboller, birbirlerinden farklı olur. 9- Yorum Şairin ne anlatmak istediğini anlamaya yorum denir. Bir şiiri doğru yorumlayabilmemiz için şairin hayatını edebi kişiliğini zihniyetini, geleneğini… iyi bilmemiz ve şiir üzerinde doğru düşünebilmemiz gerekir ŞİİR İNCELEME PLANI Özellikle ilköğretim düzeyindeki öğrenciler aşağıdaki plana göre şiir incelemesi yapabilirler. A. ŞİİRİN BİÇİM YÖNÜNDEN İNCELENMESİ 1. Nazım biriminin dörtlük,beyit belirtilmesi 2. Kaç dörtlükten veya kaç beyitten oluştuğunun belirtilmesi 3. Şiirin ölçüsünün ve duraklarının belirtilmesi 4. Kafiye kafiye çeşitleri belirtilecek ve rediflerin gösterilmesi 5. Kafiye şemasının gösterilmesi B. ŞİİRİN İÇERİK YÖNÜNDEN İNCELENMESİ 1. Anlamı bilinmeyen kelimeler ve deyimlerin açıklanması 2. Şiirin bölümler halinde açıklanması kıta,dörtlük,beyit 3. Şiirin ana duygusunun tema belirtilmesi 4. Şiirin dil ve anlatım özelliklerinin açıklanması 5. Şiirin türü hakkında bilgiler verilmesi C. ŞAİRİN HAYATI, SANATI VE ESERLERİ HAKKINDA BİLGİLER D. FAYDALANILAN KAYNAKLAR

incelenmiş şiir örnekleri 9 sınıf