iklim kuşakları ve önemi proje ödevi

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü tarafından düzenlenen "İstanbul Kent Araştırmaları" seminer serisinin yirminci etkinliğinde “İklim Krizinde Yerel Katılımın Önemi ve Kadıköy Örneği” sunumu ile Kadıköy Belediyesi İklim Elçileri Koordinatörü Işık Baştuğ konuk olacak. Seminer, 12 Ekim 2021'de Zoom üzerinden çevrim içi olarak iklim Bilgisi iklim Nedir iklimin Tanımı iklimin Anlamı. Geniş bir bölge içinde ve uzun yıllar boyunca değişmeyen ortalama hava koşullarına iklim denir. İklim coğrafi ortamın oluşması ve şekillenmesi ile insanların yaşantı ve etkinlikleri üzerinde önemli rol oynar. Örneğin bir yerdeki doğal bitki örtüsü, akarsuların Kurucusu : Bilge Kül Kadir Han Hükümranlık Yılları : 840-1211 • Sınırları : Aral ve Balkaş göllerinin güneyi, Maveraünnehir ve Tibet bölgesi. GAZNELİLER DEVLETİ. Kurucusu : Alptegin Hükümranlık Yılları : 963-1186 • Sınırları : Batıda Hazar Denizinden itibaren İran ve İndus nehrinin doğusuna kadar olan bölge. Seriniklim tahıllarının önemi: 2: Buğday, arpan, çavdar, yulaf ve tritikaleninin evrimi yönünden önemi: 3: Yabani buğdaylar ve yararlanılma olanakları: 4: Serin iklim tahıllarında çeşit seçiminin önemi: 5: Kurak koşullarda yetiştirilecek çeşitlerde bulunması gereken özellikler: 6: Toprak işleme ve önemi: 7 Karasaliklim, kıtaların orta kesimlerinde, deniz etkisinden uzak yerlerde ve Kuzey Yarımküre'de etkili olan iklim çeşidi. Kışları soğuk ve karlı geçer, yazlar ise genellikle sıcak ve kuraktır. Karasal iklimin görüldüğü yerlerde kış erken başlar ve ortalama olarak 90 gün karın yerde kalma süresi vardır. Site De Tchat Rencontre Gratuit Sans Inscription. DÜŞÜNSEL YAKLAŞIM "Eski bir kasabadaki herhangi bir anonim ev ya da hiç de gösterişli olmayan bir çiftlik evi bizde yakınlık ve memnuniyet hissi uyandırır da, neden çok az modern yapı hislerimize dokunur?" Juhani PALLASMAA, "The Geometry of Feeling" Kentlerin yıllar içerisinde geldiği seviyede yapılı çevre; bulunduğu yerin bağlamından kopuk, aidiyetsiz, kişiye sosyo-psikolojik açıdan herhangi bir bağlanma - içtenlik hissi veremeyen, salt barınma imkanı sunan mekanlara dönüşmektedir. Bu durum, insani bağların ve değerlerin de yok olmasına neden olmaktadır. Bu anlamda geçmişteki kuvvetli "insani bağlar"ın yeniden ortaya çıkmasını sağlayacak komşuluk bağları doğuran, etkileşime açık, birlik ve beraberliğe teşvik eden mekanlar tasarlamak gayesi ile bir mahalle kurgusu oluşturulmuştur. Pallasmaa, bir kasabadaki herhangi bir evin kişide yakınlık, aidiyet hissi uyandırdığından, kentleşme ürünü modern yapıların ise olumsuz durumundan bahseder. Buradaki anahtar kelime "kasaba" dır. Mimari bir yapının tek başına yeterli olamayacağını, asıl önemli olanın yaşantı olduğunu vurgular. Yaşantıyı ise kasaba örneği üzerinden aktarmaktadır. Bu bağlamda yaşantının temel taşını oluşturan mahalleleri, mahalle yaşantısını irdelemek gerekmektedir. 1. Mahalle Mahalleler, sosyal organizasyon biçimleridir; bir kent için sosyal davranışların belirleyicisi ya da sosya-kültürel bir yaşam modeli olarak nitelendirilebilirler. Bu anlamda mahalleler, bulundukları kenti besleyerek kentin çekirdek yaşantısını oluşturan yaşam örüntüleridir. Sunduğu sosyo-kültürel yaşam kesitleri ile kentin karakterinin belirlenmesinde önemli rol oynarlar ve kurgulanan örüntüler ile her anlamda yaşayan bir kent parçası oluştururlar. Sosyo-kültürel, toplumsal, ahlaki vb. değerler çerçevesinde örgütlenmiş iç yapıları ile kent organizasyonunun temel birimlerini oluştururlar. Mahalleler, toplum hayatına tesir ederek, bulunduğu kenti sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan canlandırma potansiyeline sahiptirler. 2. Mahalle Yaşantısında Deneyim, Farkındalık ve Bütünsellik Mahalle olgusu, barındırdığı anlamsal ve mekansal nitelikler itibariyle bütüncül bir özelliğe sahiptir. Mahallenin, mekansal bütünlüğü ise ona ait parçaların birbiriyle olan ahengi ile doğru orantılıdır. Bir mahallenin temel parçaları, kendi başlarına olduklarından fazlasını ortaya çıkarmak için bir araya getirilir. Bu parçalar aynı zamanda iç mekan, ara mekan, dış mekan ve kamusal açık - yarı açık mekanları ile bütüncül bir çevre kurgusunu da meydana getiren öğeleri barındırır. Gündelik yaşantı deneyimi içerisinde her bir mekansal örüntünün önemi ortaya çıkmaktadır. Bu bağlamda mahalle tasarımında kullanıcı mahalleli deneyimi ön planda tutulmalıdır. Proje özelinde bu veriler dikkate alınarak mahalle tasarım yaklaşımında, devamlılık arz eden birçok mekansal parça ile karşılaşma olasılığını arttıracak bütünsel bir kurguya gidilmiştir. Mahalleyi yaşanır kılmak ve anlamlı bir örüntü oluşturmak için, mahalle içerisinde ele alınan çok boyutlu bağlar, deneyimsel mekan ve farkındalık oluşturma fikri önemli bir tasarım aracı olarak ele alınmıştır. 3. Mahallede Ölçek - Yoğunluk "Kentler, insanlarla doldukça bu insanlar birbirleriyle işlevsel bağlarını yitirmeye başladılar. Bu yoğun insan akını ile kentsel yaşam gittikçe renksizleşmekte ve nihayet kamusal alan ortadan kaybolmaktadır." Richard Sennett,"Kamusal İnsanın Çöküşü" Sennett'in de belirttiği gibi yoğunluk arttıkça sosyal alanlar yaşanamaz hale gelecektir. Bu anlamda mahalle açısından da yoğunluk - ölçek önem teşkil etmektedir. Tasarımda, mahalle ölçeğinin belirlenmesinde sosyo-kültürel odaklar ve kamusal açık alanların oranı ile insan yoğunluğu doğrudan ilişkilendirilmiştir. Tasarımda mahalle sakinlerinin sosyolojik, psikolojik ve fiziksel gereksinimleri ile ilgili yeterli konforu sağlayacak düzeyde alan ve fonksiyon yoğunlukları belirlenmiştir. Bu yaklaşım ile nitelikli tasarımların üretilebilmesine ve canlı bir sosyal yaşantının kurulmasına da zemin hazırlanmaktadır. 4. Yer Seçimi Doğu Anadolu Bölgesi Muş Merkez Kepenek Anadolu'nun zengin kültürel yapısı ve gelenekleri, günümüz kentsel ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde değerlendirilerek mahalle tasarım kurgusu belirlenmiştir. Anadolu tarihi açısından önemli medeniyetlerin izlerini ve kadim değerleri barındıran, Doğu Anadolu Bölgesi - Muş Merkez Kepenek tasarım alanı olarak seçilmiştir. Doğu Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Murat - Van bölümünde yer alan Muş Kenti, coğrafi konumu ve tarihi bakımından önemli bir yerleşim birimidir. Coğrafi olarak tarihi çok eski zamanlara dayanan Diyarbakır, Elazığ, Erzurum ve Van gibi kadim şehirlerin ortasında yer alması Muş kentinin coğrafi önemini arttırmaktadır. İlk çağlardan itibaren önemli bir güzergah üzerinde olan Muş, tarih boyunca çok sayıda kavim ve medeniyetin egemenliğinde kalmıştır. Muş; tarihiyle, içinde barındırdıkları ve yaşayanlarıyla tam bir kültür mozaiğine dönüşmüştür. Diğer taraftan Muş'un sahip olduğu zengin su kaynakları, otlak, mera ve dağ çayırları ile geniş ve verimli arazisi, yörede tarım ve hayvancılığın önemli bir geçim kaynağı olmasını sağlamıştır. Muş'ta kent nüfusu göçlere bağlı olarak hızla artmaktadır. Yaşanan iç göçler ile kent, planlanmadan yapılanmaya başlamıştır. Plansız yapılaşma, niteliksiz yapı üretiminin de artmasına sebep olmaktadır. Bu anlamda Muş Kenti planlama çalışmaları, sosyal veriler ve göç yönelimleri gözetilerek ele alınmalıdır. Muş'ta Mahalle Yaşantısı Mahalle, hayatın kendisidir; herkes için farklı bir bakış açısıyla "evim" diyebileceği kentsel açık alanı/ bölgeyi belirler. Mahalle, kişiliğin en büyük etkileyicilerindendir. Sosyolojik ve psikolojik boyutta kişiyi etkileyerek, kişiliğine yön veren eylemlerin başlangıcını simgeleyen yine mahalledir. Muş eski mahallelerine baktığımızda hala çocukluğumuzun mahalle yaşantısını bulabileceğimiz yerler mevcuttur. Ancak gün geçtikçe yeni yapılaşmaların kimliksiz ve insanı odağa almayan durumlarından dolayı bu mahalle yaşantıları kaybolmaya yüz tutmuştur. Özellikle yeni yerleşim alanlarında hiç görülememektedir. Muş'un eski mahallelerinde, hemen her sokakta top oynayan çocuk kalabalığı bulabilirsiniz. Muş mahallelerinde sokakların birçok işlevi bulunmaktadır. Özellikle düğün, sünnet gibi etkinlikler ev önlerinde, sokak aralarında gerçekleştirilir. Çocuklar "mahlede düğün var!" diye çığırarak herkesi düğün başına toplarlar. Mahalle kadınlar içinde evlerinin önünde oturdukları, komşularıyla sohbetler gerçekleştirdikleri ve el işlerini birlikte ürettikleri alanlardır. "Mahalleli Olma" Olgusu Tasarlanan mahallede; fiziksel, duyusal, ruhsal, sosyolojik ve psikolojik birçok farklı katmanın birlikteliğine önem verilmiştir. Bu katmanlardan bazılarını; komşuluk ilişkileri, yakınlık, birlik kurma, aidiyet, dayanışma, müşterek üretim, öğrenme, paylaşma, bütüncüllük, güvenli hissetme fiziksel ve psikolojik sınırı, kamusal mekanlar - ortak yaşam alanları yaratma - etkileşim sahaları oluşturmaktadır. Bütünleşik bir mekan anlayışıyla tasarlanan mahalle; bulunduğu o anla çok boyutlu bağlar kurarak farkındalık yaratır. Farkındalık ise içinde; anlama, anlamlandırma, duyarlılık/içselleştirme, eleştirel bakış/sorgulama, yaşantı/deneyim, eylemek/eylemsellik, sezgisellik, özgüllük, iletişim, aidiyet, izlenim gibi çok yönlü derin anlamları barındırmaktadır. Aidiyet Birey ya da topluluk olarak insanın kimliğinin oluşması bir yere ait olmasıyla iniltilidir. Mahalleye bağlılık duygusu, bir yere ait olma hissi ve oranın geçmişten günümüze yaşam biçimini benimseme ve devam ettirmeye yönelik anıları barındırır. Tasarlanan mahallenin ölçeğinin belirlenmesinde, sakinlerinin kendilerini ait hissedebilecekleri ve neredeyse tüm yaşayanları bireysel olarak tanıyabilecekleri ve etkileşim sağlayabilecekleri kapasitelerde fiziksel bölgelemeler yapılmıştır. Komşuluk Bir mahalle de komşuluk ilişkileri; yardımlaşma, arkadaşlık, güvenlik duygularını geliştiren, pekiştiren ve belki de bir kentten öte ülkenin sosyo-kültürel ve psikolojik kalkınmasını etkileyen en önemli bağdır. Mahalleli olma pratiğini sağlayan temel koşul; insanların simayen dahi olsa birbirlerini tanıyor olmalarıdır. Selam verme / hatır sorma gibi etkileşimler ile sosyal bağların olduğu ortamlarda mahalleden söz edebiliriz. Günümüz kentleşmesinde mahalle kurgularında kültürel, sosyolojik ya da psikoloijk herhangi bir veri göz önünde bulundurulmadan, komşuluk ilişkilerinin sıfırlandığı, kamusal alanların yetersiz ve hatta hiç olmaması nedeniyle sosyal ilişki - etkileşim kurulabilecek yerlerin yoksunluğu sonucu tüm ilişkiler kopma noktasına gelmiş, bencil bireyler ile bencil kentli profili oluşmaya başlamıştır. Oluşturulan tasarım ile komşuluk ilişkilerini, insan psikolojisi ve kent sosyolojisini ön plana alan etkileşimi arttıran bir tasarım kurgusuna gidilmiştir. Tarihten referans almak, Eski Anadolu yerleşimlerinin fiziki mahalle anlayışını kopyalamak değildir. Aksine önemli olan insani değerler, kültür ve gelenektir. Yeni yapılacak tasarımda mahalle; Doğu Anadolu'nun kendine özgü yaşantısını ve değerlerini kapsayacak şekilde temellendirilmiştir. Yerleri, yaşantıya çeviren o yerin sakinleridir; insanlarıdır. Geleneksel değerleri devam ettirerek gelecek kuşaklara aktaracak olan yine insandır. Bu anlamda tasarımda bu değerler öne çıkarılarak mekansal çözümler geliştirilmiştir. Gerçek hayattan kesitler sunan mahalle tasarımı; kendi çocukluğumuzun mahallelerinde bulduğumuz o içten bağların yaşanmasına olanak tanıyacak biçimde, insanların birbirlerinin hayatlarına dokundukları ve etkileşimde olacakları şekilde kurgulanmıştır. İklim ve Geleneksel Muş Evleri Geleneksel Muş evlerinin oluşumunda örf ve adetlerden gelen yaşantı biçimi ve ihtiyaçlar etkendir. Yaşantının oluşumunu etkileyen en baskın faktörü ise iklim ve coğrafyanın zorlayıcı koşulları oluşturmaktadır. Güney Doğu Toros Dağlarının uzantısı olan Haçreş dağlarının önemli zirvelerinden Kurtik dağının kuzeye bakan yamaçlarında, Çar ve Karni derelerinin aktıkları vasiler arasında kurulu olan Muş Kentinin iklimi karasal olup, kışları soğuk ve kar yağışlı, yazları ise çoğunlukla kısa ve serin geçmektedir. Bu anlamda zorlu kış koşulları yapılaşmayı da etkilemektedir. Muş geleneksel evlerinde evlerin yazlık - kışlık tarafları mevcuttu ve işleri yarı açık "havuş" kısmında yapıyorlardı. Tüm hayat bu alanda akıyordu. Havuştan girildiğinde büyükçe mutfak kısımları da dikkat çekmektedir. "Tandırlık" denilen bu mekanlarda tandır fırın bulunurdu ve kadınlar komşularıyla birlikte tandırlıkta yemeklerini yaparlardı. Günümüzde mimari ve sosyal anlamda bu bağ kopmuştur. Bu anlamda komşuluk ilişkilerini ve sosyal bağları etkin kılacak, Muş'un geleneksel yapısını ve kültürünü devam ettirecek arayışlar ile bir tasarım örüntüsü oluşturulmuştur. TASARIM ANLAYIŞI 1. Tasarım Alanı Mahallenin kurgulanacağı tasarım alanı, Muş - Merkez Kepenek'te yer almaktadır. Muş kent merkezinden uzakta, daha kırsal bölgede bulunan tasarım alanı; eğimli topografyası, dağ eteklerine yakın bir konumda bulunması, akarsulara ve ekin tarlalarına komşu durumu ile yoğun kent dokusunun olmadığı sakin bir bölgedir. 2. Mahalle Planlaması - Kentsel Tasarım Projesi Kararları Mahalle tasarımı; disiplinler arası bir problematiktir. Bu bağlamda farklı disiplinlerin birlikteliği ile nitelikli mahalle örüntüleri oluşturulmalıdır. Günümüz mahalleleri geçmişteki zengin kültürel ve mimari niteliğinden tamamen kopmuştur. Bu anlamda, Anadolu kültüründe yer edinmiş mahalle örneklerinden yola çıkılarak yeni ve çağdaş mekansal tasarım anlayışıyla desteklenen, insanı odağa alan tasarım yaklaşımları ile bir mahalle örüntüsü oluşturulmuştur. Yarışma özelinde örneklem alan olarak özgün tarihsel ve kültürel değerlere sahip olan Muş kenti Merkez Kepenek İlçesi seçilmiştir. Tarihi, doğal ve sosyo-kültürel bağlam içerisinde Muş yerleşimine özgü geleneksel değerleri ile Muş'un jeolojik yapısı, iklimi gibi verilerinin ışığında bir mahalle kurgulanmıştır. Mahalle Tasarımı; Muş'un tarihi dokusu ve kültürel değerlerinden beslenerek günümüz teknolojik ve kültürel yaşantısı ile kentsel ihtiyaçlar bağlamında yeniden yorumlanmıştır. Zamanla kaybolmaya yüz tutan işlevler ve ilişkilerin günümüz yaşantısıyla ele alınarak geliştirilmesi amaçlanmış, kent imgesine, kimliğine ve yaşamına olumlu katkı sağlayacak özgün ve kimlikli bir mahalle tasarımına gidilmiştir. Mahalle, çok katmanlı bir yaşam alanı olarak tasarlanmıştır. Günümüzde salt yapıların sokaklar üzerinde bir araya gelmesiyle oluşan aidiyetsiz, yalnızca adına mahalle denilen alanlar yerine, insanıyla yaşayan ve mahalle sakinlerinin yaşamına göre şekillenen alanlar tasarlanmıştır. Bu anlamda Muş yerel halkının yaşam tarzına önem verilerek, aidiyeti ve mekansal - sosyal bağları yüksek alanlar tasarlanmıştır. 3. Ana Tasarım Yaklaşımı Mahalle tasarımında mekansal örüntülerin oluşumunda ana yaklaşım olarak; ortak yaşam alanı/ sosyal odak "havuş" oluşturularak bu havuşa takılan konut birimleri ve sosyal merkezler ile etrafında gelişen açık mekanlar ve rekreasyon alanlarının konumlandığı bir tasarım kurgulanmıştır. Ana araç yolu, yerleşim çeperinde konumlandırılarak, servis ve hizmet sağlayacak minimum ölçülerde ve yaya hakimiyetini bozmayacak şekilde tasarlanmıştır. Sosyal hayatın büyük çoğunluğunun yaşanacağı "havuş" araç yolundan koparılarak yaya hakim bir açık alan düzenlemesi öngörülmüştür. Havuş; bir sosyal odak olarak mahallenin merkezi niteliğindedir. Bu merkez içerisinde bütüncül bir anlayışla tasarı mahallenin ana karakterini oluşturan fonksiyonlar yer almaktadır. Tasarım; insanı odağa alarak, her bir konuta değer veren, tüm yaşayanlara yönelik ortak yeşil alanlar ve etkileşim alanları sunmaktadır. Burada hedeflenen geleneksel Anadolu yerleşimlerindeki insani bağları, komşuluk ilişkilerini canlandırmaktır. Öngörülen mahalle tasarımında genel yerleşim mantığını "havuş" oluşturmaktadır. Bir aks boyunca kurgulanan bu havuşa takılan konutlar, sosyal merkezler ve mahalle meydanı ve rekreasyon alanları ile aks boyunca devam eden ticaret birimleri tasarlanarak yaşayan bir mahalle hayatı oluşturulmuştur. Genel yaya dolaşımı ön plana alınmış, araç yolu çeperden verilmiştir. Alana kentten ulaşım için, tasarım alanının iki giriş aksında da otobüs duraklarına yakın kurgulanan üst örtüler ile ulaşım dikkate alınarak, dinlenme mekanları ile kentsel donatılar konumlandırılmıştır. Havuş Ortak Yaşam Alanı / Sosyal Odak Muş kültüründe geniş aileler, birlikte yaşam ve komşuluk ilişkileri ön plandadır. Bu geleneğe uygun olarak sosyal yaşantının ve etkileşimin gerçekleşeceği "havuş" kurgulanmıştır. Ortak yaşamın getirdiği güven duygusu ve bağlılık bu alanın gelecekte aidiyeti yüksek bir mahalle oluşmasındaki kilit noktayı oluşturmaktadır. Havuş; Doğu Anadolu Bölgesi'ne özgü "havuş" bahçe - avlu görevi gören Geleneksel Doğu Anadolu evi ortak mekanıdır. Havuş'un yanında tandırlık, erzak deposu ve çardak görevi gören ağaç altı oturmalıklar yer almaktadır. Ön görülen ortak havuş sosyal odak, ara mekan, aile yaşantısının kalbini oluşturarak sosyalleşmeyi ve komşuluk bağlarının güçlenmesini sağlayacaktır. Havuş'ta karşılaşma - buluşma - temas etme yani komşuluk ilişkileri oluşturulmaktadır. İnsanlar birbirleriyle evlerinin önünde karşılaşırlar. Burada ev önünü oluşturan ve yaşantıyı şekillendiren havuş'tur. Havuş, toplayıcı ve dağıtıcı görevini üstlenmektedir. Tasarlanan, bahçe, avlu, revaklar - üst örtüler , açıktan çıkan merdivenler, kapı önü oturma alanları gibi kurguların her biri bir etkileşim potansiyeli yaratmaktadır. Bu anlamda mahalle kurgusunda yaşayan ve etkileşim halinde olan mahalleliyi simgeleyen ve geleneksel yerleşimlere referans veren "havuş" yaşam odağı olarak kurgulanmıştır. Geleneksel dönem yerleşmelerinde görülen sokaktan avlulara, avlulardan evlerin odalarına ve odalardaki kullanım yüzeylerine kadar bir mekansal süreklilikle bütünü oluşturma durumu tasarım özelinde "havuş" mantığıyla geliştirilerek yansıtılmıştır. Ortak alanlar, dış mekanla ve konutların alt kotlarıyla bütüncül olarak tasarlanmıştır; Tandırlık - mutfak Muş geleneksel evlerinde, evin en önemli ve en geniş yerlerinden birisi olan mutfak içinde ya da havuşta tandır fırın bulunmaktadır. Tandır; yere ya da belli bir yükseltiye çukur kazılarak oluşturulan bir tür fırındır. Bu anlamda bu geleneği devam ettirerek sosyal yaşantıyı ve komşuluk bağlarını güçlendirecek ortak kullanıma açık tandırlıklar havuş kotunda, konut birimlerinin alt kotu olan ortak alanlarda tasarlanmıştır. Böylece aileler bu tandırlıkları ortak olarak kullanacak ve Muş geleneklerinde görülen birlikte yaşam ve birlikte üretim ağına katkı sağlanacaktır. Tandır - ısınma Muş geleneksel evlerinde mutfak olma özelliğinin yanı sıra ısınma aracı olarak da tandır kullanılmaktadır. Tandır mantığının kullanımı; kışın ayakları ısıtmak için alçak bir masanın tandır kürsüsü altına özel biçimli mangal konulup üstüne yorgan örtülerek yapılan düzendir. Geleneksel Muş evlerinde ısınma büyük oranda tandırlar sayesinde olmaktaydı. Bu anlamda bu geleneğin canlandırılarak havuşta ortak oturma alanlarında kullanımı öngörülmektedir. Böylece etkileşimi arttıran ve kışın konfor sağlayan açık alanlar da oluşturulmaktadır. - İklimsel Anlamda Havuşun Önemi Toprak, 2-3 metrelik derinlikte sabit olarak 12-15 derecelik ısısını korumaktadır. Kışın -20 derecelere ulaşan Muş için toprağın sahip olduğu sabit sıcaklık özelliği oldukça önem arz etmektedir. Bu anlamda, iklimsel koşullar göz önünde bulundurularak havuş toprak altı kotuna doğal ısısından faydalanılması amacıyla eksi kotta tüm konutların ortak alanı olarak tasarlanan havuş, kar ve rüzgardan korunma işlevini de sağlamaktadır. Ayrıca bir aks boyunca devam eden havuşta yer alan ortak kullanıma açık fonksiyonlar ile kamusal - ortak mekan sürekliliği sağlanmaktadır. - Enerji Verimliliği ve Sürdürülebilirlik Enerji verimliliği ve kullanımı açısından çevre ve ekosistemle uyumlu konutlar tasarlanmıştır. Rüzgarı kesen bloklar, dar sokaklar ve eksi kotta yer alan havuş ile doğal iklimlendirmeye katkı sağlanmaktadır. Kar Yükü Stratejisi Çatıdaki kar yükünün tek eğimli çatı sitemi ile tasarlanan hazneye ulaşması sağlanmaktadır. Hazneye ulaşan kar, havuş kotuna aktarılarak burada kar suyunun arıtılarak evlerde kullanımı sağlanacaktır. Ayrıca, soğuk iklim bölgelerinde karlar çatıda donma sonucu, buz kütlelerine dönüşerek yüksek yerlerden aşağı düşmekte ve yaralanmalara neden olmaktadır. Bu nedenle U konut tipolojisinde çatı eğimi avlu yönüne verilmeyerek bu buz sarkıklarının dış yönden hazneye atılımını sağlayan çözüm geliştirilmiştir. Yapı Yönlenimi U plan tipolojisiyle tasarlanan konutların yönleniminde en büyük etken soğuk iklim koşullarıdır. Bu anlamda kuzeyden gelen soğuk rüzgar yönüne kapalı yüzey tasarlanarak kuzeyde hava tamponu oluşturulmuştur. Yaşantı, güney ve güneybatı ışığından optimum düzeyde faydalanacak şekilde konumlandırılmıştır. Güneye açılan U konut tipolojisinde yaşantı mekanları oluşturulmuş, sosyal hayatın geçtiği bölgede; havuşa açılan açıklıklar oluşturulmuştur. Güneye açılan konumlandırma ile güneşten maksimum fayda sağlanmaktadır. Ayrıca güney aksında yer alan Güneydoğu Anadolu Torosları'nın uzantısı olan Kurtik Dağı manzarasına yönlenilmiştir. Konut Tipolojisi Doğu Anadolu Bölgesi'nde iklim ve coğrafya kentlerin ana kurucusudur. Bu anlamda tasarlanan mahallede özellikle rüzgar ve manzara yönü dikkate alınarak daha korunaklı bir yapı tipolojisi olan U plan tipolojisi tercih edilerek güneydoğu - güney batı aksına yapılar yönlendirilmiştir. Plan tipolojisinin tercihinde ana verilerden bir diğerini ise Geleneksel Anadolu evi tipolojilerinde görülen; U sofalı çözüm tercih edilmiştir. Bu tipolojiden yola çıkılarak çözüm makro ölçekte değerlendirilmiştir. U sofalı çözümde tek bir aileye ait olan yapıda, odalar sofanın üç kenarında sıralanmaktadır. Yapılan tasarımda bu veriler kullanılarak, her bir U plan içerisinde farklı metrekarelere sahip ayrı aile konutları yapı boyunca sıralanmaktadır. Konut iç çözümlerinde, dolaşım/ sirkülasyon kuzey doğu aksında konumlandırılırken, ana yaşama birimleri güney batı aksında konumlandırılmıştır. Böylece sirkülasyon hattında çift cidar etkisi ile hava tamponu oluşturularak yaşama mekanlarının ısısına katkı sağlanmaktadır. -Çift cidar oluşumu Muş kentinde, kışlar sekiz ay kadar sürerken, yaz ayları ise kısa sürmektedir. Bu anlamda pencere ve balkon açıklıkları, soğuk iklim bölgelerine uygun olarak çift cidarlı yapılmıştır. Böylece doğal havalandırmaya da olanak sağlanırken, soğuktan koruma işlevini de yerine getirecek açıklık çözümleri tasarlanmıştır. Konutların dış mekan geçişlerinde de çift cidar mantığı kullanılmıştır. -Cephe Doğu Anadolu evlerinin cephe dokusundan referans alınarak çağdaş bir yorumlama getirilmiştir. Kuzey Cephesinde güneşten maksimum verimi almak amacıyla koyu renkli malzeme tercih edilmiş ve az açıklıklı pencere sistemleri tasarlanarak, güneşin daha çok ısıtması amaçlanmıştır. Güney cephesinde ise daha çok açıklık yapılarak gün ışığının içeri alınması, havuş yaşantısının izletilmesi ve Kurtik dağı manzarasına yönlenim önemsenmiştir. Konut Ortak Alanları Konutların eksi kotunda tasarlanan ortak yaşam alanları havuşa katılarak zengin mekanlar ve etkinlik alanları oluşturmaktadır. Ortak alanlarda ekmek ve çeşitli yemeklerin pişirileceği ortak tandırlık mutfak, ısınma ve ortak etkileşim odaklı ısınma tandırı, kilimcilik atölyeleri, el işleri atölyeleri, reçel yapım atölyeleri, bağcılık atölyeleri, metal - ahşap işleri ve ayakkabıcılık atölyeleri gibi mahalle halkının geçimine katkı sağlayacak atölyeler yer almaktadır. 4. Kamusal - Sosyal Yapılar Tasarlanan ortak kullanıma yönelik sosyal ve kültürel işlevler ile yarı açık ve açık alanlar kentliyi de içine alması ile Muş kent ölçeğinde de büyük öneme sahiptir. Doğu Anadolu geleneksel yerleşmelerinde görülen, kamusal - sosyal yapılarda mekanları toparlayan, bir aradalığını öne çıkaran avlu etrafında eyvanlı yarı açık kullanımlar mevcuttur. Bu kullanımdan referansla, kamusal - sosyal yapıların iç çeperini sararak bir meydan - toplanma alanı oluşturan eyvan ve avlulu yapılar tasarlanmıştır. Eyvan kurgusuna takılan birimler içerisinde; muhtarlık, mahalleli etkileşim ve yardımlaşma merkezi, sağlık ocağı, büyükler okulu okuma yazma öğrenme yaşlı bakım birimi, kütüphane, mahalle tiyatro ve sineması, karakol, itfaiye birimi ve mahalle ilkokulu ile kreşi yer almaktadır. Bu birimlerin bütüncül kurgusu ile planlı bir yapılaşma ve gelişme göstermesi, mahallelinin karşılaşma, selamlaşma ve etkileşim alanlarının arttırılması hedeflenmektedir. Mahalle meydanı ve eyvan boyunca yer yer dinlenme mekanları tasarlanmış kentsel donatı elemanları ile zenginleştirilmiştir. 5. Kamusal Ticaret Aksı Havuşta konumlandırılan ticaret birimleri bir aks boyunca devam etmektedir. Bu aks üzerinde mahalle pazar yeri, mahalle kahvehanesi, kafeteryalar, pastane, dürümcü, bakkal, manav, çiçekçi, ayakkabı tamircisi, giysi dükkanları, terzi, eczane, elektronik eşya satış ve tamir birimleri, kuaför, berber, fırın, mandıra, spor malzemeleri satış gibi ticari birimleri ile kamusal WC tasarlanmış ticaret için tasarlanan arastalar da bu meydana takılmıştır. Havuş, içindeki ticari ve sosyal birimler ile birlikte etkileşimi yüksek, mahalle yaşantısını canlandıran ve ihtiyaçları karşılayan bir kamusal ticaret aksı oluşturulmuştur. 6. Açık Alan Tasarımı Kamusal mekanda, doluluklar kadar boşlukların da varlığı ve önemi yadsınamaz. Bu anlamda avlular, bahçeler ve diğer rekreatif alanlar kentsel mekanın bileşenleri olarak algılanır. Kamusal - Sosyal Merkezi bağlayan eyvan ortasında oluşturduğu meydan ve bu meydanın daha da taşarak su kenarına kadar uzaması ile geniş bir rekreatif alan oluşturmaktadır. Ayrıca bu meydana bağlanan amfi, mahalle parkı - su kenarı rekreasyon alanları ve çocuk parkı tasarlanmıştır. Havuş içerisinde mahalle pazar yeri, rekreasyon alanları tasarlanmış, ayrıca havuşu besleyecek ve mahallelinin ihtiyaçlarını karşılayacak ticaret birimleri konumlandırılmıştır. Yapılan açık alan bölgelemesinde, sosyal - kamusal merkeze yakın kısım daha meydan özelliği gösterirken, alanın güneydoğusunda konutların ön cephesine bakan tarafta yeşili bol, ağaçlandırılmış gösteri - seyir ve etkileşim alanları kurgulanmıştır. Yeşil alan içinde; spor sahaları, hobi bahçeleri ve tarlalar, yürüyüş parkurları, hayvan otlakları, çocuk parkı gibi çeşitli deneyim mekanları kurgulanmıştır. Ayrıca koşu-yürüyüş ve bisiklet parkurları, otoparklar ve akıllı bisiklet kiralama ve park alanları tasarlanmıştır. Ekolojik hassasiyet ile açık alan tasarımı oluşturulmuştur. Kentsel mobilyalar ile zenginleştirilen, gölgeli mekanlar sunan yarı açık mekanlar, Muş florasına uygun bitkilerce donatılarak rekreasyon sağlayan açık alanlar ile mahalle sakinlerine canlı bir kamusal yaşantı ortamı sunulması hedeflenmektedir. Açık alan kullanımları, belli bölgelere farklı hiyerarşiler ile dağıtılmıştır. Açık, yarı açık ve kapalı alanların sürekliliği önemsenmiş, kamusal yeşil alanlara yoğunluk verilerek, kentsel donatılar ile deneyim mekanları oluşturulmuştur. Taşıt yolları mümkün olduğunca mahalle yaşamının çeperinde tutulmuş, yaya odaklı bir tasarım anlayışı benimsenerek çevreye duyarlı bir kurgu geliştirilmiştir. 7. Yapı Sistematiği ve Statik Çözümleme Prensipleri Mahalle tasarımında; avlulu kamusal - sosyal yapı tipolojisi ve U konut tipolojisinden oluşan yapılar mevcuttur. Yapının taşıyıcı sisteminin; yerel inşaat endüstrisinde sıkça kullanılması, proje genelinde malzeme tedariki ve ulaşımı, inşa edilebilirlik, sürdürebilirlik, vb. faktörler dikkate alınarak ekonomik sonuçlar elde edebilmek adına betonarme perdelerce desteklenmiş betonarme çerçeve sistem olarak tasarlanması uygun görülmüştür. Sistem içerisinde, değişik strüktürel biçimli döşemelerin çift yönlü kirişli, kirişsiz plak yüksek açıklıklı bölümlerde çelik kullanımı gerekli görülebileceğinden kompozit döşeme yanı sıra, yanal dengeyi sağlayan betonarme çekirdek perdeleri/perde duvarları ve betonarme kolonlar yer alacaktır. Ayrıca bodrum kat gibi bazı bölgelerde kısmen yüksek sayılabilecek döşeme yüklerini düşey taşıyıcı elemanlara iletecek betonarme ve çelik kirişlerden yararlanılacaktır. Bu sayede yapıyı etkileyen yüklerin yapı içerisinde dolaşmadan sağlıklı bir şekilde betonarme temel sistemine ve oradan da zemine iletilmesi hedeflenmiştir. Strüktürel öğelerin tasarımında amaçlanan mümkün olduğunca çok tekrar ve yalınlık sağlayarak ekonomik ancak dayanıklı ve inşa edilebilirliği yüksek bir yapı elde etmektir. - Aks Sistemi Yapı 4 metre kat yüksekliğine sahip havuşa açılan eksi kotta ortak kullanıma yönelik bir kat ve 3 metre kat yüksekliğinde konutların bulunduğu dört kattan oluşmaktadır. Yapının en yüksek yeri 16 metre olarak tasarlanmıştır. Projeyi oluşturan yapıların x ve y yönünde tipik aks mesafeleri 8 metre olarak belirlenmiştir. Bazı bölgelerde bu mesafeler 6 metreye düşmektedir. Yapı strüktürel çözümlemeler gereği dilatasyon ve deprem derzleriyle ayrılarak farklı bloklar olarak tasarlanacaktır. Yapıyı oluşturan aks sistemleri mimari programa uyumlu tasarlanarak mimari hedefleri zayıflatmadan, tekrar ve inşa edilebilirlik özelliği taşıyan düzenli bir strüktürün oluşturulmasına olanak tanımaktadır. - Strüktürel Formlar Strüktürel formlar, yapının aks sistemine ve bu aks sistemlerinin geçtiği açıklıklara ve maruz kaldıkları yüklere bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Projeyi oluşturan yapılarda sıklıkla görünen metrelik açıklıklarda kalınlığı 30 santimetreyi bulan kirişsiz plak döşeme uygulaması uygun görülebilir. Bu tip döşemelerin inşa edilebilirlik ve mekanik donanım dağılımı gibi avantajları olmasına karşın muhtemel zımbalama kontrollerine dikkat edilmesi ve önlemlerin alınması gerekmektedir. Döşeme yükünün kısmen yüksek görüldüğü yerlerde otopark vb. kullanılacak kirişler yardımıyla çerçeveler oluşturularak bu yükler düşey taşıyıcı elemanlara aktarılacaktır. Bu bölgelerde oluşturulacak çift yönlü çalışan döşemelerin kalınlıkları 18 -20 santimetreleri bulacaktır. Bu tip döşemelerin deprem davranışının kirişsiz döşemelere oranla daha iyi olması sebebiyle tercih edilmesi önerilmektedir. Başka Bir Dünyamız Yok! İklim değişikliğinin bugüne kadar insanlığın karşılaştığı en büyük ortak sorun olduğu bugün Dünya’nın en prestijli kurumları ve bilim insanları tarafından kabul edilmiş durumdadır. Bugün gelinen nokta itibarıyla iklim değişikliği, değişiklikte yaşanan hız ve bu değişikliğe karşı alınması gereken önlemlerin ivediliği sebebiyle iklim krizi olarak tanımlanmaktadır. TEMA Vakfı, iklim değişikliğinin; geri dönülemez noktaya gelmeden ve dünyanın üzerine medeniyetlerimizi kurduğumuz koşullarını kaybetmeden durdurulması gerektiğini savunmaktadır. Bu amaçla TEMA Vakfı, iklim değişikliği konusunda politikalar geliştirmekte ve bunları karar vericiler ile paylaşmaktadır. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesine UNFCCC, Türkiye’den gözlemci olarak akredite olan ilk Sivil Toplum Kuruluşu olarak, uluslararası süreçleri yakından takip etmekte ve bu süreçleri etkileme konusunda diğer Sivil Toplum Kuruluşları ile birlikte çalışmaktadır. Ortak politikalar üreten ve iklim değişikliği konusunda çalışan EEB European Environmental Bureau ve CAN-E Climate Action Network Europe gibi sivil toplum ağlarında etkin rol almaktadır. Bu ağlar sayesinde, uluslararası politika yapma süreçlerini etkileyerek, iklim değişikliği konusundaki küresel sorumluluğunu da yerine getirmektedir. Uluslararası alandaki deneyimin yanı sıra TEMA Vakfı, Türkiye’de de iklim değişikliği konusunda kapasite arttırma ve farkındalık yaratma projeleri sürdürmektedir. Uluslararası alandaki deneyimini, Türkiye’deki diğer paydaşlarla paylaşan Vakıf, Türkiye’nin iklim değişikliği konusunda üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi için çalışmalar yürütmektedir. Bir yandan iklim değişikliği ile mücadele için farkındalık yaratmaya yönelik çalışmalar yaparken bir yandan da iklim değişikliğine sebep olan yatırımları ve hükümet politikalarını yakından izlemektedir. TEMA Vakfı, Türkiye’nin mutlak sera gazı azaltım hedefi belirlemesi ve iklim değişikliği ile mücadele ve uyum konularında doğru stratejilerin katılımcı yöntemle belirlenmesi için çalışmalarını sürdürmektedir. TEMA Vakfı, yalnızca ulusal ve uluslararası düzeyde değil yerel yönetimler düzeyinde de iklim değişikliği ile mücadelenin önemini vurgulamaktadır. Bu doğrultuda; TEMA Vakfı katılımcı ve bütüncül hazırlanacak İklim Eylem Planları çalışmalarını desteklemekte, temsilcilerinin iklim eylem planlarına ilişkin kapasitelerinin artırılmasına ve yerel yönetimlerden bu yönde talepte bulunmaya yönelik çalışmalar yapmaktadır. Vakfın bu kapsamda yaptığı çalışmalardan biri İklim Elçileri Projesi’dir. Proje kapsamında TEMA Vakfı gönüllülerinin iklim değişikliğiyle ilgili kapasitesinin artırılmasına, gönüllülerin “iklim elçileri” olarak kentlerinde savunuculuk yapmasına, karar alıcılarla diyalogun geliştirilmesine ve yerel-ulusal medyada iklim konusunda haberler yayınlanmasına ilişkin çalışmalar yapılmıştır. Yine iklim özelinde yapılan bir diğer proje de İklim için Kadın Liderler Projesi olup kadın gönüllülerimizin yerelde iklim savunuculuğu yapmasının desteklenmesi, düşük karbonlu ve iklim değişikliğine dayanıklı bir toplum için bilinçlendirme çalışmalarının gerçekleştirilmesine yönelik çalışmalar yürütülmüştür. TEMA Vakfı’nın da bileşeni olduğu Türkiye ve Batı Balkanlar için etkili bir çevre ağı kurarak çevre portföyünü etkinleştirme amacını taşıyan projesi kapsamında iklim değişikliği konusunda farkındalık yaratma ve halkın iklim değişikliğine ilişkin karar alma süreçlerine katılımı konusunda çalışmalarımız devam etmektedir. Bu kapsamda Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin iklim eylem planının hazırlanması için yapılan faaliyetler TEMA Vakfı’nın desteği ile yürütülmektedir. Tüm bunlara ek olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın iklim mevzuatı çalışmalarına, ulusal iklim değişikliği stratejisi hazırlıklarına katkı vermek amacıyla ziyaretler, toplantılara katılım ve yüz yüze görüşmeler düzenlenmektedir. İklim için Kadın Liderler Proje Videoları İklim Elçileri Proje Videoları TASARIM KARARLARI Bir kentin en küçük planlama ünitesini tanımlayan mahalle, yalnızca fiziksel bir mekânı değil aynı zamanda sosyo-ekonomik bir bütünü de tanımlamaktadır. Kentli arasındaki sosyal etkileşimin en yoğun yaşandığı mahalleler, binlerce yıldır, hem kentlerimizin hem de kültürümüzün önemli bir parçası olmuş; insanların mekâna ve topluma aidiyet duygusunu geliştiren bir nitelik kazanmıştır. Günümüzde, pek çok kentimizde gözlenen hızlı nüfus artışı, gelişen teknoloji, değişen ekonomik koşullar ve yaşam standartları karşısında, bir yandan özgün kentsel ve sosyo-ekonomik dokunun korunması, bir yandan da çağdaş gereksinimlere cevap verecek biçimde, mahalle kavramının, çağdaş kent planlama anlayışıyla devam ettirilmesine yönelik arayışlar devam etmektedir. Mahalle odaklı planlama ve tasarım çalışmalarında, etkin ve sürdürülebilir fiziki mekân tasarımı açısından, mahalle biriminin yaklaşık 10-15 dk. içerisinde yürünebilir bir büyüklükte olması, kamusal donatıların ve ticari birimlerin tanımlı bir merkezde konumlandırılması, konut çeşitliliğinin sağlanması, mahalle birimi içerisinde yalnızca yayaların kullanımına ayrılmış yaya yollarının da bulunması, mahalle birimine hizmet eden iç yollarda hız düşürücü düzenlemelerin yapılması, toplu taşıma ile entegre, tüm birimlerde dengeli dağılım gösteren parklar ve açık alanlara yer verilmesi, yörenin peyzaj karakterini öne çıkarması, mahalle birimi içerisinde yer alan fonksiyonların yaya ve bisiklet yolları ile birbirine bağlanması, mekan tasarımında insan ölçeğine dikkat edilmesi ve barınma ve çalışma imkanlarının bir arada bulunması gibi prensipler doğrultusunda hareket etmek gerekmektedir. İnsanlardaki aidiyet duygusunun gelişmesi, birbirleri ile çeşitli etkileşimlerde bulunabilmeleri ve bir mekanın mahalle niteliği kazanabilmesi için ise, diğer yerlerden ayrılan tarihi ve kültürel bir kimliğinin olması önemlidir. Hatay, Türkiye’nin en eski yerleşimlerinden biridir. Sosyo-ekonomik bir bütün olarak Hatay/Dörtyol geleneksel mahalle dokusunun kurgulanmasında, Antakya’nın antik kent ve yerleşim dokusundan esinlenilmiştir. Helenistik Çağ’ı yansıtan, birbirine dik ve paralel caddelerle oluşan yapı adalarından meydana gelen ve “Hippodamos tarzı plan” olarak adlandırılan ızgara plan dokusu ile gelişmiş olan Antakya kentine benzer şekilde Dörtyol’da da grid sisteme dayalı ulaşım dokusu vurgulanmaktadır. Eski çağlardan bu yana, ızgara biçiminde gelişmiş ulaşım dokusu, kentin en belirgin kimlik özelliklerinden biridir. Hatay kenti; geçirdiği tarihsel süreç içerisinde bulunduğu coğrafi konum itibariyle birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, bu medeniyetlerin çeşitli dini, etnik, kültürel zenginlikleriyle yoğrulmuştur. Kentin farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış olması, bu çeşitliliğin mekânsal izlerini barındırması açısından çok özgün bir kenttir. Antik Çağ evlerinin bir avlu etrafında gelişen plan şeması asırlar geçmesine rağmen eski Antakya evlerinde de görülmektedir. Genellikle iki katlı, taş, kerpiç ve ahşap, sokak ile ilişkileri kısıtlı, dar ve çıkmaz sokaklar etrafında iç dünyası hakkında bilgi vermeyen yüksek, sağır duvarlarla çevrelenmiş Antakya evlerinin inşaları iki asır öncesine dayanmakta ve evlerde Anadolu mimarisi tarzında ahşap süslemeciliği ve işçiliği görülmektedir Avlular, uzun süren yaz mevsiminde, günlük hayatın büyük bir kısmının geçtiği evin sokak ile ilişkisini kuran, hacimleri birbirine bağlayan, bir toplanma ve dağıtım mekânı olarak “sofa” görevi yapar. Bu üstü açık mekân, Anadolu’nun diğer bölgelerindeki daha çok dikdörtgen kesme taşlarla kaplı olan avlular, yaz günlerinde sık sık yıkanarak, konutun içinde serin bir ortamın yaratılmasına imkân veren, ağaçlarla gölgelenmiş, üstü açık, ferah mekânlardır. Bu bölgenin iklim koşullarına uygun ve oldukça akılcı çözüm oluşturan avlular, bazen mermer veya desenli karo mozaik ya da dökme mozaik ile kaplı olabilirler. Antakya’nın avlulu sisteme dayalı ve uzun, sağır, birbirine bakan cepheleri olan yapılaşma dokusu ise, kente ve mahallelere kimlik kazandıran bir başka öğedir. Eski dilde “havuş” da denilen uzun süren yaz mevsiminde, günlük hayatın büyük kısmının geçtiği evin sokak ile ilişkisini kuran, hacimleri bir birine bağlayan bir toplanma ve dağıtım mekanı olarak bir anlamda sofa görevi yapar. Dörtyol’da tasarlanan mahalle kurgusunda da, geleneksel kimliğin sürdürülmesi, aidiyet duygusu ile birlikte kentsel belleğin de canlandırılması için benzer bir yapılaşma dokusu geliştirilmiştir. Tasarım süreci başlangıcında referans alınan eski kent planı gridal kent sistemi, doğal dinamikler hakim rüzgar, yönler, topografik eğilim ile birleştirilerek mevcut tasarımın geliştirilmesine yardımcı olmuştur. Gelecek düşünülerek, geçmişin yorumlanması ile elde edilen proje alana ait olma durumu ile özelleşmektedir. Ekolojik duyarlılıklar göz önünde bulundurularak hazırlanan tasarım üst ölçek planlamasında, hakim rüzgar yönüne açılan sokaklar, avlu içinde konumlanan havuzlar ve yeşil çatıları ile bölgenin iklimine uygun yapılaşmayı amaçlar. Ekolojik duyarlılığının yanında avlulu sistemde planlanan proje, kullanıcı profili de düşünülerek hazırlamıştır. Geleneksel yaşam biçimi düşünülerek hazırlanan konut planları, aile bireylerinin kendi mahremiyet sınırları içerisinde bir arada yaşamasını bir avlu etrafında hedefler. Birbirinden farklı büyüklük ve tipolojide çözülen konutlar, kullanıcı istekleri düşünülerek avlu etrafında sıralanmıştır. Bu sayede özel konut, yarı özel avlu ve kamusal alan sokak geçişkenliği sağlanmıştır. Akdeniz ikliminin hakim olduğu kent, batıdan İskenderun Körfezi doğudan Bozdağ ile sınırlanmıştır. Kuzey ve güney yönlerinden geçen Deliçay ve Kocaçay ile de Dörtyol’un dört tarafından doğal sistemler ile çevrildiği görülmektedir. Kenti çevreleyen bu ekosistemin kent içine taşınarak mahalle kurgusuna dahil edilmesi, doğal yapının sürekliliği ve iklimsel geçirgenlik açısından önem arz etmektedir. Nitekim, kentin kuzey-güney ve doğu-batı doğrultusunda gelişen ızgara planlı sokak dokusu da kış aylarında güneşin, yaz aylarında ise rüzgarın geçirgenliğini arttırarak iklimsel konforu sağlamaya elverişlidir. Dörtyol 5 adet ticari merkeze sahip olmakla birlikte, merkezler kademelenmesine bakıldığında 1. Derece merkezi niteliği taşıyan alan, proje alanı ile kuzeybatı yönünde kesişim sağlamaktadır. Bu yönde proje alanının da merkezi bir nitelik kazanacağı ve kullanım yoğunluğunun artacağı öngörülmektedir. Bu sebeple mahalle kurgusu, Dörtyol Belediyesi ve 1. derece merkez de düşünülerek, bütüncül ve ziyaretçileri mahalle içerisine davet eden kapsayıcı bir meydan tasarımı ile birlikte ele alınmaktadır. DOĞAL YAPI DEĞERLERİ Dörtyol İlçesi, tarihi ve kültürel zenginliğinin yanı sıra doğal güzellikleriyle de ülke coğrafyasında önemli bir yer tutan Hatay kentinde, yeşilin mavi ile buluştuğu bir noktada yer almaktadır. İlçenin batısında yer alan kıyı bölgeleri düz olmakla birlikte arazi doğuya doğru yükselmekte ve Amanos Dağları ile çevrelenmektedir. Yaklaşık 1500 m yüksekliklere ulaşan Amanos Dağları Dörtyol’un en yüksek noktası olup, kent parçasına farklı bir mikro-klima ve ekosistem zenginliği kazandırmaktadır. Dörtyol, Hatay İl genelinde olduğu gibi Akdeniz ikliminin etkisi altındadır. Akdeniz iklim tipinde, Yaz ayları sıcak ve kurak, Bahar ve Kış ayları ise ılık ve yağışlı geçmektedir. Yağışlar özellikle yağmur şeklinde görülmektedir. Mevsimsel yağışlar; Kış, Sonbahar, İlkbahar, Yaz, mevsimsel sıcaklık ise; Yaz, Sonbahar, İlkbahar, Kış olarak sıralanmaktadır. Bununla birlikte Dörtyol İlçesinde Yaz mevsiminde batı ve güneybatıdan, deniz yönünden esen, yaz rüzgarı olarak da bilinen serin meltemin etkisi görülmektedir. Dörtyol, sahip olduğu iklimsel karakteristik ve özel coğrafyası nedeniyle zengin bir bitki örtüsüne sahiptir. İlçe, Türkiye’deki önemli narenciye üretim alanlarından biri olmakla birlikte birçok endemik türe de ev sahipliği yapmaktadır. Amanos Dağlarının denize bakan yamaçlarında 4–5 metre boyunda, sert ve tüylü yapraklı bitkilerden oluşan makilik alanlar görülürken, yukarıya metreye kadar çıkarken ibreli ve yapraklı ağaçlardan oluşan ormanlara rastlanmaktadır. Bunlar genellikle çam ve meşe ormanlarıdır. Amanos Dağları, Türkiye florası içerisinde yer alan bitki cinslerinin yaklaşık olarak yarısını içermektedir. Ayrıca alan önemli kuş göçü koridorlarından birini oluşturmaktadır. Bu kapsamda bölgenin florası, birçok hayvan türüne yaşama, barınma ve beslenme ortamı oluşturmaktadır. Şehrin önemli ovalarından olan ilçe merkezi, az engebelidir. İlçe merkezinden Deliçay proje alanının kuzeyinde ve Kocaçay proje alanının güneyinde geçmektedir. İlçe de bu derelerin meydana getirdiği birikinti konisi üzerinde yer almaktadır. Birikinti koni çökelleri doğusunda yer alan dağların etekleri boyunca izlenmektedir. Proje ölçeğinde bakıldığında, Dörtyol İlçe merkezinde kalan alanın Akdeniz kıyı şeridinden yaklaşık km, Amanos Dağı eteklerinden ise km uzaklıkta yer aldığı ve mavi ile yeşilin birleştirici rolünü üstlendiği görülmektedir. Batı-doğu yönünde yaklaşık 1 km’lik bir alana sahip proje alanında, doğuya doğru hafif artan bir eğim görülmektedir. Alanın yaklaşık 300 metre güneyinden geçen Koca Çay, proje alanına ekolojik bir değer katmaktadır. Dağlardan gelen bu nehir merkezden geçerek kıyıya ulaşmakta ve körfezden Akdeniz ile buluşmaktadır. Çay, günümüzde yılın büyük kısmında kuru bir yatakla geçirmektedir. Bunun en önemli nedeni, sanayi ve tarım faaliyetlerinin olumsuz etkisidir. Bunun yanı sıra proje alanı çevresindeki aktif yeşil alan varlığındaki azlık dikkat çekicidir. Proje alanı çevresinde az sayıda mahalle parkı, çocuk oyun parkı ve mesire alanına rastlanırken, yakın çevredeki en önemli yeşil dokuyu ise mezarlık alanları oluşturmaktadır. Bunun yanı sıra Amanos Dağlarının yukarlarına doğru tırmanan sık orman dokusu dikkat çekmektedir. Günümüzde Dörtyol İlçesi; kırsal alandan kentsel alana göçle yaşanan hızlı nüfus artışı, ilçenin sanayi ve tarım merkezi haline dönüşmesi, buna ek olarak turizm potansiyelinden dolayı özellikle artan ikinci konut yatırımlarının beraberinde düzensiz kentleşmeyi getirmesi sorunlarıyla karşı karşıyadır. Coğrafi konumu, flora özellikleri, su kaynakları ve mikro-klima özelliği ile kendine özgü bir doku oluşturan bölgenin yaşanan olumsuz gelişmelere karşı bozulmadan doğal kimliğini koruması ve sürdürülebilir peyzaj planlama yaklaşımlarıyla ele alınarak yaşam ve mekan kalitesi yüksek bir alan haline dönüşmesi önem taşımaktadır. PEYZAJ TASARIM KARARLARI Hatay Dörtyol Mahalle Ulusal Mimari ve Kentsel Tasarım Projesinde, alanın konumu, topoğrafyası, mikro-kliması, mevcut ve çevre yeşil doku özellikleri, su kaynakları ilişkisi gibi mevcut değerleri dikkate alınarak sürdürülebilir, mimari değerlerle bütünleşmiş, estetik, engelli dostu, çevre ve yaşam kalitesinin ön planda tutulduğu bir peyzaj tasarımı benimsenmiştir. Peyzaj yaklaşımında öncelikle koruma ve çevre ile bütünleştirme ilkeleri benimsenmiştir. Bu kapsamda proje sınırının kuzeydoğusunda ve kuzeybatısında yer alan mevcut bitki örtüsü ağaç kitleleri korunarak projedeki yeşil alan sistemine dahil edilmiştir. Projede, sınırın kuzeyinde yer alan Neşeli ve Stad Sokakları izlerini takip eden aksta yeşil koridorlar oluşturularak, güneyde bulunan pasif yeşil alan ile kuzeyde bulunan spor alanı arasında bütünleştirici bir düzenleme yapılmıştır. Bu iki yeşil koridor, projede doğu-batı doğrultusunda geçen, yaklaşık 1 km uzunluğundaki yeşil omurgaya bağlanmaktadır. Yeşil omurga yapraklı ağaçlardan oluşan alle yol ağacı aksıdır. Yeşil omurga ve yeşil koridorlar, peyzaj tasarımında benimsenen bir diğer ilke olan sürdürülebilirlik yaklaşımına hizmet etmektedir. Bu akslar yağmur sularının bitkisel alanlara kontrollü bir şekilde yönlendirildiği biyolojik kalan sistemi ile bioswale oluşturulmuştur. Alanı baştan başa kat eden biyolojik kanal, toplar damar niteliğinde bir peyzaj elemanıdır. Tüm peyzaj dokusunu saran sistemde, otoparklardan, yollara kadar kanallar peyzaj tasarımının içine sokulmuştur. Bioswale sisteminde; yağmurlu dönemde yüzey suları açılan kanallarda toplanarak, burada yer alan vejetasyonla suyu temizlerken, kuru dönemde ise vejetasyon yeşil alan sistemine doğal güzelliği ve estetik değeriyle katkı sağlamaktadır. Bu sistemde endemik ve az bakım gerektiren bitkiler tercih edilmişken, bir yandan da oluşan ekosistem fauna çeşitliliğine neden olmakta, doğal habitatı iyileştirmektedir. Ülkemizde son dönemlerde yaşanan iklimsel değişimler, ani hava değişimleri ve sonucunda oluşan sel, taşkın gibi afetlerin önlenmesi için alt yapı sistemine yardımcı bir sistem olarak düşülebilecek olan bioswale, özellikle alan çevresindeki nehirlerde oluşabilecek taşkın durumlarında ve geçirimsiz yüzeylerden akan suların biriktirilmesinde sadece ekolojik ve estetik değil, fonksiyonel olarak da fayda sağlamaktadır. Biyolojik kanal, proje alanı içerisinde yine insan yapımı olan bir göletle sonlanmaktadır. Bu gölette biriken yağmur ve yüzey suları ile su ihtiyacının bir kısmının karşılanabilecek, bu şekilde su tüketimi azaltılarak ekonomik bir katkı da sağlanacaktır. Bunu yanı sıra biriken suyun Koca Çay’a deşarjı ile yazları kurak olan derenin su varlığını korunması sağlanabilecektir. Böylelikle oluşturulan biyolojik kanallar ile kent ekosistemine katkı sağlanması ve mikro-klima üzerinde iyileştirici bir işlev oluşturulması da mümkündür. Projede yapısal ve mekânsal tasarımın tamamlayıcı öğesi olarak ele alınan yeşil alanların ayırıcı/bağlayıcı olarak kullanılması peyzaj tasarımında benimsenen bir diğer ilkedir. Bu kapsamda, proje alanında parselleştirilerek çözülen yeşil çatı-teraslı mimari kütleler, özel yeşil alanlar etrafında toplanmıştır. Her parselin etrafını da yeşil zeminler çevrelemiştir. Yaz mevsimde yaşanacak iklimsel olumsuzlukların bertaraf edilmesine yardımcı olacak teras ve çatı bahçeleri ile bir yandan kullanıcılara maksimum yeşil alan sağlama amacı güdülmüş, diğer bir yandan ise yapılaşmış çevrenin ekolojik kalitesinin yükselmesine de katkı sağlanmıştır. Birbirini tekrar eden bu yeşil alan sitemi içerisinde; çocuk oyun alanı, hobi bahçesi, su öğeleri, meydanlar, kafeler, gölgelik elemanlar, kent mobilyaları yer almaktadır. Yeşil alan bütünlüğünün göz önünde bulundurulduğu bu sistemin bitkisel dokusu için ise büyük tepe taçlı yapraklı ağaçlar ve geniş çim yüzeyler düşünülmüştür. Bu şekilde konut alanları arasında kurulan geleneksel yapı, özel yeşil alanlarda yaratılan toplanma-etkinlikkomşuluk ilişkilerinin yaşanacağı sosyal yapı ile bütünleşmiş olacaktır. Projede; kamusal, yarı kamusal ve özel yeşil alan hiyerarşisi kurulmaya çalışılmıştır. Alanının batısında yer alan ve çevresinde kafe, kültürel tesis, kütüphane ve çarşı biriminin yer aldığı kamusal yeşil alan sistemi, gösteri, toplantı ve etkinliklere ev sahibi yapabilecek ölçülerde tasarlanmıştır. Burada kütüphane birimine doğru yükselen kot çim amfi ile çözülerek, daha doğal ve estetik bir yaklaşım benimsenmiştir. Çim amfi ile, insanlar için estetik ve cazip bulunan, sosyal birlikteliklere zemin hazırlayan bir kenstel aktivite alanı yaratılmak istenmiştir. Üstüne basmaya uygun yer örtücü bitkiler düşünülen çim amfide, yer yer gölgesinden faydalanılacak büyük tepe taçlı ağaçlar da yer alacaktır. Bunun yanı sıra alanda gölgelikler, küçük toplanma alanları, oturma birimleri, su öğesi gibi donatılara da yer verilecektir. Proje alanında yer alan eğitim birimi çevresinde, serbest çim yüzeyler, yaş gruplarına göre ayrılan çocuk kulüpleri, engelli çocuk parkları ve eğitici bahçeler düşünülmüştür. Proje alanının kuzeybatısında kalan spor biriminin çevresinde ise mevcut bitkisel doku korunarak oluşturulan pasif yeşil alanlar ve açık hava fitnes alanına yer alanı içinde sirkülasyon ağı, yaya ve araç kullanımına göre ayrılmıştır. Alanda araç geçişini minimuma indirecek yaya öncelikli çözümlemelere gidilmiştir. Yaya yolları ana 6 m ve tali 3 m olarak ayrılmış ve bisiklet yolları 2 m ile desteklenmiştir. Ayrıca tüm proje genelinde engelli ulaşımı ve kullanımını göz önünde bulunduran yaklaşımlar benimsenmiştir. Yaya yolları kenarlarında yürümeyi cazip kılacak şekilde bitkisel öğeler ve düzenlemeler yapılması, bunun yanı sıra pergolalar, oturma birimleri, çöp kutuları gibi kent mobilyalarına yer verilmesi önerilmektedir. Proje genelinde kullanılan kentsel mobilyaların doğru yerleştirilmesi, sayıca yeterli olması, güvenli, sağlıklı ve konforlu malzeme ve teknik ekipmandan oluşması çok önemlidir. Bütün bunlara ek olarak proje genelinde peyzaj alanlarının her mevsim kullanıma uygun olabilecek şekilde iklimsel koşullar göz önünde bulundurularak planlamasına özen gösterilmiştir. Planlamanın bitkisel kısmında, yörenin ekolojik koşullarına ve fiziksel yapısına uyumlu bitkilendirme yapılması önerilmektedir. Bununla birlikte bitkilerin yöresel uyumu dışında işlevsel ve görsel yanları da dikkate alınmalıdır. Projenin peyzaj tasarımı ve planlamasında gözetilen yaklaşımlar şu şekilde özetlenebilir Haritadan dikim yapacağınız yerin hangi renge denk geldiğini bulun. Haritanın altında her rengin bir numarasını bulacaksınız. Bu numara sizin iklim kuşağı numaranızdır. Örneğin İzmir ili turuncu renge denk gelmekte ve iklim kuşağı numarası "9" olmaktadır. Buna göre bir bitkinin satış sayfasında iklim kuşağı kısmında 8-10 yazıyorsa; bu bitki İzmirde yetişir. Zira 9 numarada olan İzmir, 8. kuşak kadar soğuk olmayacaktır bu da bitkinin İzmir'de hiç koruma olmadan dış mekanda yaşayabileceğini gösterir. Yine 9. iklim kuşağında olan İzmir asla 11. kuşak kadar sıcak olmayacağından da bitki yazın sıcaktan koruma istemeyecektir. Ancak örnek olarak ele aldığımız ve iklim kuşağı 8-10 olan bir bitkiyi Ankara da yetiştirmek isterseniz durum farklılaşır. Ankara'nın iklim kuşağı 7 olup, 8-10 iklim kuşağındaki bitki kışın Ankara'da dışarıda bırakılırsa donarak ölecektir. Bunun için bu bitkiyi kışın Ankara'da donlardan korumak gerekir. Ancak baharda don tehlikesi geçtikten sonra dış mekanda rahatlıkla yetiştirilmeye devam edilebilir. Örnekler çoğaltılabilir. Örneğin iklim kuşağı 4-7 olan bir alpin bitkisi İzmir'de kışın rahatlıkla dış mekanda gelişim gösterebilecekken, İzmir 9. iklim kuşağında olduğundan yazın sıcaktan korunmaz ise tüm yaprakları İzmir'in sıcak havası nedeni ile kuruyarak dökülecek ve bitki ölecektir. Bunun en yaygın örneği Küpeli çiçekleridir. uzun bahar dönemi seven küpeli çiçekleri fuşyalar, sonbahar ve baharda İzmir'de çoşarlarken yaz aylarında bitkiler sıcak rüzgarlardan ve parlayan güneşten korunmazlarsa kısa sürede hastalanıp ölmektedirler. Oysa Karadeniz gibi daha serin ve nemli bölgelerde küpeli çiçekleri uzun baharın tüm enerjisini depolamakta tıpkı ortancalar gibi rahatlıkla yetiştirilebilmektedirler. Bitkiler için iklim kuşakları önemlidir. Çiçek sevenlerin unutmaması gereken, biraz uğraş ve tedbir ile pek çok bitkiyi bahçelerinde yetiştirebilecek olmalarını bilmeleridir. İklim kuşaklarını iyi okumak ve bitkinizin isteğine göre en uygun ortamı sağlamak bahçeciliğin püf noktalarından biridir. Eğer illeri kuşaklarla karşılaştırırsanız, görüleceği gibi bir ilin bir kısmı farklı bir diğer kısmı farklı bir kuşakta olabilir. Bitkilerin gelişimini sadece iklim kuşaklarının belirlemeyeceğini unutmayınız. İklim kuşakları bir bitkinin en ideal ve sorunsuz yetiştirilebileceği ve en yüksek verimi, gelişimi göstereceği alanları belirlerler. Ancak bu demek değildir ki bu kuşakların dışında yetişmezler. Aynı ilde hatta bir birine yakın bahçeler arasında dahi mikro iklim dediğimiz farklılıklar vardır. Hatta sizin kendi bahçeniz içinde dahi bir bitki ön bahçede gelişmezken arka bahçede çoşabilir. Bitkiler dikildikleri toprağa ve iklime zaman içinde uyum sağlayabilirler. Bu nedenle iklim kuşağı bilgileri size referans olarak verilmektedir ve olumlu ya da olumsuz yönde elde edeceğiniz sonuçları asla garantilemez. Kaynaklar 5. Sınıf – KESİRLER – Matematik – Ödevleri Morpa ve Alkolün Yol Açtığı Hastalıklar Proje Ödevi – 5. Sınıf ÖDEVLERİ PERFORMANS ÖDEVLERİ PROJE ÖDEVİ PROJE sınıf misafirliğin önemi proje ödevi – 5 sınıf misafirliğin önemi proje İNGİLİZCE PROJE ÖDEVİ NASIL HAZIRLANIR – Matematik Proje Ödevi Sınıf İngilizce Proje ve Performans Ödevi Konuları Sınıf Türkçe Proje Ödevi – Eğitim Kültüründe Misafirin Önemi – Konuşma – Türkçe proje ödevi konuları » İşlem 5. SINIF MATEMATİK PROJE ÖDEVLERİ – Ödevi Dosyaları – Türkçe Kültürü Proje Ödevleri Proje Konu Sınıf Din Kültürü Camiyi Tanıyalım Proje Ödevi dosya 2017 2018. 5. Sınıf – KESİRLER – Matematik – Ödevleri Morpa Kampüs. Ben beğendim çok katkısı oldu teşekkürler. 5 sınıf misafirliğin önemi proje ödevi 16 Mart 2011 Çarşamba. 5. Sınıf MÜZİK DERSİ PROJE ÖDEVİ. PROJE KONUSU Yörelerimiz ve Oyunlarımız. PROJE AÇIKLAMASI Sizden yörelerimize ait oyunların neler olduğunu gösteren, anlatan bir ödev yapmanız istenmektedir. Sigara ve Alkolün Yol Açtığı Hastalıklar Proje Ödevi – 5. Sınıf Fen. Sınavla Öğrenci Alacak Ortaöğretim Kurumlarına İlişkin Merkezî Sınava Yönelik Mayıs Ayı Örnek Soruları Yayımlandı. Mayıs&8230. 2021-2022 Yazılı Hazırlık Çalışması -Cevaplı Yeni. 5 sınıf misafirliğin önemi proje ödevi Geometrik Şekiller Proje Ödevi 2017 – 2018 Geometri Proje 228 Detaylar » Türkçe Proje Ödevi Yönergeli 2017 – 2018 Türkçe Proje 530 Detaylar » Türkçe Proje Ödevi 2017 – 2018 Türkçe Proje 235. PROJE ÖDEVLERİ PERFORMANS ÖDEVLERİ PROJE ÖDEVİ PROJE ÖDEV. 2021-2022 Mehmet Polat Örnek Yazılı – Cevaplı 20 Soru Test Yeni. Çok güzel yapmışlar senin küçük beynin anlamamış. 5 sınıf misafirliğin önemi proje ödevi – 5 sınıf misafirliğin önemi proje ödevi 5. SINIF MATEMATİK DERSİ PROJE ÖDEVİ. Duygu Doğan Published on April 30, 2016. Öğrencilerimizden Selin Gamze Avcı'nın 'Matematik Hayattır' adlı kitabı. İNGİLİZCE PROJE ÖDEVİ NASIL HAZIRLANIR – YouTube. BENCE GÜZEL AMA UĞRAŞTIRIYOR GÜZEL YAZMAMIZ LAZIM YANİ KULLANILA BİLİR GÜZELMİR METİN. Bence burda bir kişinin beyni yok oda sen. Proje Ödevi Dosyaları… 1. Dönem Örnekleri. 2021-2022 Yazılı Hazırlık Çalışması – Yeni. 2021-2022 Leyla Aydemir Örnek Yazıl. Matematik Proje Ödevi 5. Çok kötü olmş ben ce hoca 0 verdi kd. Kuvveti Tanıyalım konusuna ait bu test 3. sınıf müfredatına ve kazanımlarına uygun olarak hazırlanmıştır. Hızlanma, yavaşlama, dönme, sallanma, yön değiştirme, itme-çekme kuvvetleri gibi konuların gelişmesine yardımcı olmayı hedeflemektedir. Bu test toplam 10 sorudan oluşmaktadı. 5. Sınıf İngilizce Proje ve Performans Ödevi Konuları 4106. Enter the email address you signed up with and we'll email you a reset link. Misafirliğin sosyal hayatımızdaki yeri de büyüktür. Arkadaşlar, komşular, akrabalar sık sık birbirlerini ziyaret etmek, hal hatır sormak, sohbet etmek, iyi vakit geçirmek için birbirlerine misafir olurlar. Böylece birbirlerinden haberdar olurlar; var olan sıkıntılar çözülür, sevinçler paylaşılır, hoşça vakit geçirilerek mutluluk duygusu yaşanır. 5. Sınıf din kültürü proje konuları, 5. sınıf Kur’an-ı Kerim proje ödevi, din kültürü tübitak projeleri. Proje değerlendirme ölçeği, yönlendirmeli projeler. 5. sınıf din kültürü proje ödevi kapakları. 5. sınıf din kültürü 1. dönem ve 2. dönem proje ödevi örnekleri ve gerekli tüm evrak, dosyaları buradan. 5. Sınıf Türkçe Proje Ödevi – Eğitim Sitesi. Bir dahaki sefere yorum yaptığımda kullanılmak üzere adımı, e-posta adresimi ve web site adresimi bu tarayıcıya kaydet. 2021-2022 Türkçe Ailesi BEP Örnek Yazılı Yeni. Ben ödevim olarak yazcam da öğretmen anlar internetten aldığımı eksi >D. 31 Mart 2012 Cumartesi. 5. Sınıf Proje Ödevleri. TÜRKÇE PROJE ÖDEVİ KONULARI. Atatürk’ün eğitime verdiği önemi anlatan anılar bulunuz. Atatürk’ün eğitim alanında söylediği sözler ve yaptığı çalışmalarla birlikte raporlaştırınız. Türkiye’nin merak ettiğiniz bir ili ile ilgili kapsamlı bir araştırma. Türk Kültüründe Misafirin Önemi – Konuşma – Türkçe Ödevim. To browse A and the wider internet faster and more securely, please take a few seconds to upgrade your browser. Kendiniz çalışırsanız bence daha güzelini yazarsınız arkadaşlar. About Press Copyright Contact us Creators Advertise Developers Terms Privacy Policy & Safety How YouTube works Test new features Press Copyright Contact us Creators. proje ödevi konuları » İşlem Atölyesi. Bruh biraz mi kafana iyi bak bence. NoteChoose of the topics and do it until submission to the following evaluation sheet ,your project homework is evaluated. Sınıf İngilizce Full Tekrar – Sınavda Çıkacak Her Şey! 20 Mayıs 2020. 2020 LGS'de Karşınıza Kesin Çıkacak Kelimeler TAVSİYE 18 Mayıs 2020; 6. Sınıf İngilizce 3. Ünite Kelimeleri ve Konu Anlatımı TAVSİYE 17 Mayıs 2020; 7. Sınıf İngilizce 2. Ünite Sports Kelimeleri ve Konu Anlatımı. Denemedeneme41 5. SINIF MATEMATİK PROJE ÖDEVLERİ – Blogger. Çok uzun yapmışlar faydası yok bana. kısaca hiiiç beğenmedim. 5. 6. ve 7. Sınıf. BURSLULUK SINAVI TARİHİ 26-27 Şubat 2022 Cumartesi ve Pazar. BURSLULUK SINAVI SAATLERİ 1000, 1200, 1400, 1600. BURSLULUK SINAVI YERİ Gaziosmanpaşa ve Çayyolu Jale Tezer Koleji Kampüsleri. Jale Tezer Koleji detaylı adres ve okul iletişim bilgileri aşağıda verilmiştir. Proje Ödevi Dosyaları – Türkçe Ailesi. Hastalıklarla ilgili bir resimli hikaye kitabı hazırlayınız , hastayken neye ihtiyaç varsa hikayede onlardan bahsediniz ve sunum yapınız.. A no longer supports Internet Explorer. Çok makbule geçti. Harika olmuş elinize sağlık çok güzel olmuş. – 4 SKILLS 1; 6. sınıf Ingilizce 2. dnm 2. sınav 2; kelime bilgisi ve alıştırmalar 3; LGS İngilizce O & Magma Yayınları Ortak Türkiye Geneli Deneme Sınavı 4. Din Kültürü Proje Ödevleri Proje Konu Listesi. Türk kültüründe misafirperverlik, erdem dolu bir davranış ve ibadet olarak kabul edilir. Misafire seven, ona değer veren, fedakarlık yapıp ikramlarda bulunan kişi kültürümüzde şerefli bir davranış olarak kabul görür. Her millette olmayan insancıl ve sevecen bir yaklaşım ile hareket eden Türk Halkı eve gelen misafire kim olursa olsun kendi ailesinden biri gibi davranır en iyi ve en güzel ne varsa misafirine sunar. 2021-2022 Eğitim Öğretim yılı ait tüm sınıflar düzeyinde hazırlanan “Örnek Yazılı Çalışmaları” Çok uzun olmuş ve ögrermen anlar bunun internettwn oldugunuu. Aşağıda yazılı ödev konularından ya da kendi belirlediğin bir konudan proje ödevi hazırlayacaksın. Bir veya birkaç konu seçebilirsin. Seçtiğin ödevleri 2. dönem nisan mayıs aylarına kadar tamamlayıp teslim edeceksin. 5. Sınıf Din Kültürü Camiyi Tanıyalım Proje Ödevi dosya 2017 2018. Şahane bir ödev sitesi, çok beğendim. A-Vasıflı Müslümanlığın gereği; bilgi, aksiyon ve estetik anlayışına sahip olmalı.' İhsan B İnsanı ölçü olarak kabul etmeli. C- Bilgi, kültür, ilim, irfan boyutu yüksek olmalı. B Aksiyon, ahlak, fazilet, eylem boyutu da yüksek ve yeterli olacak. C-Müslüman Sanat, estetik, güzellik boyutuna sahip olmalı.

iklim kuşakları ve önemi proje ödevi